
Koltuk seçiminiz karakterinizi ortaya koyuyor
Uçağa binerken cam kenarına mı koridora mı oturuyorsunuz? Hemen “Ben dışarıyı seyretmeyi seviyorum” veya “Boyum uzun, koridorda oturup rahat ediyorum” demeyin. Hangi koltuğu tercih ettiğiniz kişilik yapınızı ele veriyor. Nasıl mı?
Eskiden uçağa binmeden kontuara gider, görevlinin verdiği koltuğa oturmak zorundaydınız. Artık işler değişti. Bazı havayolları daha bileti satın alırken size koltuk seçme görevini de yüklüyor. Çoğu yolcu da saatini kuruyor ve uçuşa 24 saat kala en iyi yeri seçmek üzere bilgisayarın veya cep telefonuna yüklediği uygulamanın başına geçiyor. Araştırıp en iyi koltuğu seçmek isteyenlerin sayısıysa hızla artıyor. Farklı araştırmalar birbirine yakın sonuçları ortaya koyuyor. Örneğin, yolcuların yüzde 55’i pencere kenarını, yüzde 45’i koridoru istiyor. ‘Fark etmez’ veya ‘Orta koltuğa da otururum’ diyenler de kalanı oluşturuyor.
KORİDORCULAR: En önemli özelliğiniz ‘özgürlüğünüz’. İstediğiniz zaman kimseyi yerinden kaldırmadan rahatça hareket etmek istiyorsunuz. Otururken ayaklarınızı koridora doğru uzatmak en büyük keyfiniz. Koridorcular aslında biraz da içedönükler. İletişim kurmakta zorlandıkları yani ‘Müsaade eder misiniz’ demekten çekindikleri için o koltukları istiyorlar. İçedönük olsalar da etraflarına karşı hassaslar. Etraftaki hareketleri dikkatle takip ediyorlar. Yan koltuktakiler kalkmak istediğinde hemen yer veriyorlar.
PENCERECİLER: Öncelikle ‘özel hayatınız’ sizin için çok önemli. Rahatsız edilmek istemiyorsunuz. Bu nedenle etrafınıza biraz da duvar örüyorsunuz. Pencereden dışarıya bakarken hayal kuruyorsunuz. Kendi kendinize olmayı da seviyorsunuz. Her ne kadar pencere kenarında kendinize özel bir alan oluşturup ev konforuna yaklaşmak isteseniz de tuvaletiniz geldiğinde orta ve koridor tarafındakini kaldıracak kadar da iletişime hazırsınız.
ORTA KOLTUKÇULAR: Öncelikle sabırlısınız. Koltuk koyma yerine sağdan-soldan gelen hareketlere karşı sabır gösteriyorsunuz. Bir anda uyuyan yolcuyu omzunuzda da bulabileceğinizi biliyorsunuz. İsteseniz de istemeseniz de dışadönük bir karaktersiniz çünkü her an yanınızdaki yolcularla iletişime giriyorsunuz. Orta koltukçular aynı zamanda kalabalık seyahat ediyor. Muhtemel arkadaşına veya ailesiyle uçuyorsa diğer fertlere pencere veya koridoru sunuyor. Kendisi orta koltukta kalıyor. Ne yazık ki orta koltukta oturanlar aynı zamanda organizasyon özürlü. İnternet check-in’ini kullanmıyor, havalimanına geç kalıp orta koltuğa oturmak zorunda kalıyor.
BUSINESS CLASS’TAN VAZGEÇMEYENLER: Konfordan öte ayrıcalığı yaşamak onlar için çok daha önemli. Zaman konusunda çok daha hassaslar. Havalimanına daha geç gelip uçağa binmek, gittiği yerde önce inmek ve bavulunu almak çok önemli. İşin psikolojik etkisine bakıldığında ise aslında daha fazla ödeme yaparak kendilerini korumaya almak istiyorlar.
1A FANATİKLERİ: Özellikle Türk yolcularda uçak tek sınıflı bile olsa 1A’da oturma tutkusu var. Ayaklarını öne uzatamasa bile ilk koltuk çok önemli. Bu yolcular topluluk içinde ilgi çekmeyi, izlenmeyi seviyorlar.
ARKA TARAFI TERCİH EDENLER: Gençlik yıllarında otobüsün-minibüsün arka koltuğuna oturmaktan keyif alırken bu tutkularını uçağa da taşırlar. Aslında kontrolcü tarafları öne çıkar. Tüm uçağa hâkim olmak, etrafı kontrol etmek isterler.