Deniz Sipahi

Konutta İzmir Viyana gibi model yaratır mı?

5 Mart 2025
“KONUT bir lüks, yatırım aracı veya rant kapısı değildir. Konut temel bir insan hakkıdır.”

 

Bu yorumu İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay yapıyor.

Ve iddialı bir çıkış yaparak ekliyor.

“Burada sadece bina yapmayacağız. Aynı zamanda devletle halkın tekrar birbirine kavuştuğu, halkın devlete güveninin tekrar tesis edildiği bir sistem kuracağız.”

Peki, bu sözler sadece kulağa hoş gelen bir seçim vaadi mi, yoksa gerçekten bir dönüşümün ilk adımları mı?

Cevap, geçtiğimiz günlerde tanıtımı yapılan Egeşehir Menemen Konutları projesinde saklı.

İzmir’in bu yeni sosyal konut hamlesi, Türkiye için Viyana modeli gibi bir çıkış noktası olabilir mi?

İşte size detaylar...

Yazının Devamını Oku

Potansiyeli var ancak değerlendirilmiyor klişesi

4 Mart 2025
BİR şehir düşünün…

  

Dünyanın en güzel coğrafyalarından birinde…
Tarihiyle, kültürüyle, mutfağıyla kendini ‘turizm şehri’ olarak tanımlayan…
Ama turizm vizyonu konusunda her kritik dönemeçte tereddüt eden bir şehir…
O şehir İzmir…
Ve bugün İzmir’in en önemli otellerinden biri olan Hilton’un yerine hastane yapılmasını konuşuyoruz.
Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkan Yardımcısı Bülent Tercan, bu kararın sadece bir bina değişikliği olmadığını söylüyor.

Yazının Devamını Oku

“Manisa kendini değiştirmeye hazır mı?” diye soralım

28 Şubat 2025
2026 yılı… Manisa’nın sanayi bölgesinde, dev bir tesiste 150 bin elektrikli araç üretilecek. 5 bin kişi doğrudan, 20 bin kişi dolaylı olarak iş bulacak. Şehir, otomotiv sektöründe küresel devlerin radarına girecek. Herkes, “Manisa artık bir otomotiv üssü” diyecek.

 

Peki ya şehir?

Aynı Manisa mı kalacak?

İşte kritik soru bu...

Manisa Organize Sanayi Bölgesi, Türkiye’nin en iyilerinden biri. 600’den fazla fabrika var. Ama yıllardır konuşulan bir gerçek var. Manisa bu sanayi gücünden yeterince faydalanamıyor.

Çünkü beyaz yakalı çalışanlar İzmir’de yaşıyor. Sabah gelip akşam gidiyorlar. Kazandıkları parayı Manisa’da değil, İzmir’de harcıyorlar. Şehirde kalıcı bir sosyal yaşam oluşmuyor. Kültür, sanat, eğlence, iyi restoranlar, kaliteli konutlar... Bunlar yeteri kadar olmadığı için nitelikli iş gücü Manisa’da durmuyor.

Şimdi BYD geliyor. Ve beraberinde 3 bin Çinli çalışanı getiriyor. Hatta, “Çin Mahallesi mi kurulacak?” diye tartışmalar bile başladı.

Manisa bu defa gerçekten bir şeyleri değiştirebilecek mi?

Yazının Devamını Oku

Rotary’den özel ödül

26 Şubat 2025
ROTARY ile tanıştığımda 14 yaşındaydım. O günlerden beri hayatımın bir parçası oldu. Öyle kenardan izleyen biri gibi değil... İçinde, tam ortasında oldum. Projeler, toplantılar, insan hikâyeleri...

 

Ve işte, bir hikâye daha...

Ayda Özeren.

İzmir Gündoğdu Rotary Kulübü üyesi. Yazar, arabulucu, konuşmacı... Ama aslında en çok, kadınların sesini duyurmayı kendine dert edinmiş bir lider.

Geçen gün Rotary International’dan önemli bir haber geldi.

Ayda Özeren’e Sylvia Whitlock Liderlik Ödülü verilmişti.

Bu ödül, Rotary içinde toplumsal cinsiyet eşitliği için mücadele eden kadın liderlere veriliyor. Yani öyle sıradan bir teşekkür plaketi falan değil... Bir nevi, “Sen gerçekten fark yarattın” ödülü.

Ve Ayda Özeren, bu ödülü almayı gerçekten hak eden biri.

Yazının Devamını Oku

Ne zaman vicdanlarımızı bu kadar yitirdik?

23 Şubat 2025
HEPİMİZİ üzen bir olay yaşandı. İtalyan şef Andrea Minguzzi ile çellist Yasemin Akıncılar'ın oğlu Mattia Ahmet Minguzzi bit pazarında alışveriş yaparken bıçaklandı. Onu öldürenler de Ahmet yaşlarındaydı. Olay anını gösteren kayıtları birçok kez izledim. Sonra da Ahmet’in babasıyla mutfakta yemek yaparken görüntülerini, annesiyle konserde beraber şarkı söylediği anları da gözüm yaşlı izledim. Anne, baba için ne kadar zor tahmin ediyorum. Gencecik, hayatı seven bir gencin bu dünyadan koparılmasını kabullenemiyorum.

 

Biliyorum bu olaylar sadece Türkiye’de olmuyor, bütün dünyada benzer olaylar da yaşanabilir.

Türkiye’de bu olayların sayısında o kadar çok artış var ki...

Ama en çok içimi acıtan, bu cinayeti işleyenlerin arkasında duranlar. “Aslan gibi delikanlılar” diye övgüler dizenler.

Ne zaman bu noktaya geldik? Ne zaman vicdanlarımızı bu kadar yitirdik? Dünyanın her yerinde suç işleniyor ama burada farklı bir şey var. Cezasızlık kültürü, şiddetin normalleşmesi, adaletin artık kanıksanmış bir kavram haline gelmesi...

Bu hikâyeyi unutursak, sıradaki kurbanın adı bir başkası olacak. O yüzden bir kez daha soruyorum. Şiddetin böylesine kutsandığı bir toplumda biz ne yapıyoruz?

 

Yazının Devamını Oku

Bu iki modelin tam ortasında duruyoruz

20 Şubat 2025
SON yıllarda Avrupa şehirlerinde ortak bir sorun var; konut krizi… Artan emlak fiyatları, turistlerin yoğun ilgisi ve arz talep dengesizliği, özellikle büyük şehirlerde barınmayı zorlaştırıyor.

 

Türkiye’deki tartışmaların bir benzeri İspanya’da yaşanıyor.

O yüzden Madrid ve Barselona’yı yakından takip ediyorum.

Madrid, yeni konut inşaatına ağırlık vererek arzı artırmayı öneriyor. Belediye Başkanı José Luis Martínez-Almeida, “Sorun, daha fazla konut inşa ederek çözülebilir” diyor. Yani arsa üretmek, sosyal konut projeleri geliştirmek ve yatırımcıyı teşvik etmek gerekiyor.

Barselona Belediye Başkanı Jaume Collboni, tam tersine turistik konaklamayı kısıtlayarak ve kiralara tavan koyarak mevcut konutları korumayı savunuyor. Barselona’nın durumu elbette farklı, çok turist çeken bir şehir...

Kısa süreli kiralamaların ev fiyatlarını yükselttiğini ve şehirdeki yerel halkın barınma hakkını tehdit ettiğini düşünüyorlar.

Aslında biz de bu iki modelin tam ortasında duruyoruz. Bir yanda yeni konut üretmek ve kentsel dönüşümü hızlandırmak isteyenler var. Diğer yanda kira düzenlemeleriyle mevcut konutları daha erişilebilir kılmayı savunanlar.

Emlak Konut’un açıkladığı yeni Kazançlı Yatırım Kampanyası bu açıdan önemli bir adım. Peşinatsız, azalan taksitli ve orta gelir grubuna hitap eden bir model sunuluyor. Ancak Madrid’in önerdiği gibi yeni konut inşa etmek tek başına yetmez.

Yazının Devamını Oku

Yerel olanı öne çıkaralım turizmde fark yaratalım

19 Şubat 2025
BİR şehir, mutfağıyla hatırlanır. Bir ülke, yemekleriyle anlatılır. Bugün, gastronomide yükselen yeni bir akım var. Yerel olanı öne çıkarmak. Artık Michelin Yıldızlı şefler dahi kendi coğrafyalarının malzemelerini yeniden keşfediyor. Anadolu’da, Ege’de, Akdeniz’in tüm kıyılarında... Ve şimdi Kıbrıs’ta...

 

Bu yıl dördüncüsü düzenlenen “Şeflerin Düeti” etkinliği, tam da bu anlayışın bir yansımasıydı. Elexus Hotel’in mutfağı, artık gelenekselleşen bu etkinlikle bir lezzet laboratuvarına dönüştü.

Akdeniz mutfağı, sadece yemeklerden ibaret değil. Bu bir kültür mirası. Her tarifin arkasında yüzyılların getirdiği bir hikâye var.

Elexus Hotel’in şefi Veli Bayraktar, tam da bu noktaya dikkat çekiyor.

“Akdeniz mutfağı, tarih boyunca farklı kültürlerin bir araya gelmesiyle büyüyen ve gelişen bir sentezdir. Mutfağın tarihsel köklerini modern gastronomiyle birleştirerek bir deneyim sunmayı seviyoruz. Akdeniz’in en önemli adalarından olan Kıbrıs, tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış ve bu medeniyetlerin mutfak mirasını barındıran özel bir coğrafyadır. Aynı zamanda kültürel çeşitliliğin birer temsilcisidir. Yemeğin kökenini ve gastronomik evrimini aktararak, mutfağın birleştirici gücünü göstermek istiyoruz. Modern pişirme teknikleriyle geleneksel tatları harmanlayarak, gastronominin sadece bir beslenme biçimi olmadığını, aynı zamanda bir sanat olduğunu vurgulamayı amaçlıyoruz."

Gastronomide artık yerel ve geleneksel olanın yeniden yorumlanması çok kıymetli. Ege’nin otları, Kıbrıs’ın hellimi, Akdeniz’in deniz mahsulleri... İşte bu bileşenler, tabaklara modern tekniklerle taşınıyor.

Kıbrıs’ta şeflerin düeti vardı.

Yazının Devamını Oku

İstanbul bu yükü tek başına kaldıramaz

18 Şubat 2025
GEÇEN gün uçaktan İzmir’e bakarken düşündüm. Herkes İstanbul depremini konuşuyor ama İzmir de aynı riskle karşı karşıya.

 

Ve ne yazık ki kentsel dönüşüm konusunda zamanı çoktan kaybettik.

İzmir’in yapı stokunun yarısından fazlası depreme dayanıklı değil. Üstelik bu sadece bir deprem meselesi değil; aynı zamanda bir şehirleşme ve gelecek vizyonu meselesi.

Yıllardır, “Güzel İzmir” diyoruz ama gerçekten güzel mi? Plansız kentleşmenin, çarpık yapılaşmanın, trafik ve altyapı sorunlarının gölgesinde kaldı bu güzel şehir.

Ama elimizde büyük bir fırsat var. İzmir’i 21’inci yüzyılın örnek şehirlerinden biri haline getirebiliriz.

Kentsel dönüşüm denince akla hep aynı şey geliyor. Eskiyi yık, yenisini yap. Ama bu model hem maliyetli, hem de sürdürülebilir değil.

Daha büyük bir vizyon gerekiyor. İzmir, Türkiye’nin ilk akıllı şehir modeli olabilir.

Depreme dayanıklı, enerji verimli ve çevreci binalarla yeni bir kent düzeni oluşturulmalı.

Yazının Devamını Oku