Memet Eser

Reforma sosyal güvenlikçi eli değiyor

15 Kasım 2010
ÜLKEMİZDE sosyal güvenlikte yapılan düzenlemeler hep “reform” diye sunuldu.

Tartışmalar bu ad altında yapıldı, kanunlar bu amaçla çıkarıldı. 1999’da da bu yol izlendi, 2006 ve 2008’de de... “Sosyal güvenlik reformlarında” IMF ve Dünya Bankası’nın taleplerinin olduğu hep yazıldı ve söylendi. Özellikle son “reform” çalışması o kadar “dışarıdan ki” anlayana aşkolsun. Bu yöndeki eleştiriler ve uygulayıcıların gördüğü eksikliklerden dolayı bir süredir “sosyal güvenlik reformuna” reform yapılacağını SGK yetkilileri dillendiriyorlardı. Sonunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, yapılacak yeni düzenlemeleri basına açıkladı. Bizim gördüğümüz emeklilik, aylık artış oranlar vb. temel parametreler çalışan ve emekliler lehine değişmiyor, ama yeni düzenlemelere SGK’de çalışan “sosyal güvenlikçilerin” elinin değdiği belli... Birçok eksik ve yanlış düzeltiliyor...

İşte  yapılacak  yeni  düzenlemeler

Borçlarını düzenli ödeyen işverenlere sağlanan 5 puanlık indirim devam ediyor. Ek olarak bu indirim ile birlikte, aynı anda genç işçi ve kadın işçi istihdamındaki indirimlerden de yararlanmaları sağlanacak...

Özürlü istihdamını artıracak düzenlemeler yapılıyor. İşverenlerin toplam işçi sayıları dikkate alınarak zorunlu özürlü çalıştırma kapasitesi artırılacak. Şüphesiz bunların primleri Hazinece karşılanmaya devam edecek.

Kısmi çalışan işçilerin eksik günlerinin GSS primlerini ödeme zorunlulukları bulunmakta. Bu zorunluluk gereği SGK şu ya da bu sebeple bu görevini yerine getirmiyor. GSS primlerini almıyor veya takip etmiyor... Anlaşılan o ki bu zorunluluk kalkıyor... Kısmi çalışanlar eksik günlerini, tamamen isteklerine bağlı olarak ya isteğe bağlı sigorta primi ödeyerek ya da sonradan borçlanarak her ay için 30 güne tamamlayabilecekler... Dahası bu şekilde ödenen primleri SSK statüsünde sayılacak... Kısmi çalışanlar eksik günlerinin işsizlik sigortası primlerini de isterler ise ödeyebilecekler ve işsiz kaldıklarında maaş alabilmeleri kolaylaşacak...


MEB bağlı kurslarda usta öğretici olarak çalışanların şu an için sigorta günleri 30 gün üzerinden. Önceki yıllarda böyle değildi; hiç 30 olmuyor, ücretli öğretmenler gibi 10 gün, 15 gün oluyordu... İşte bunlara geriye doğru borçlanma hakkı geliyor... Umarız bu süreçte “ücretli öğretmenlerin” benzer sorunları da giderilir.

 İlk defa memur olanların

Yazının Devamını Oku

Mahpusun kendisine de eşi ve çocuklarına da sağlık hakkı yok

8 Kasım 2010
YEŞİL kartlılar ile bir kısım vatandaşlarımız hariç yurttaşlarımızın sağlık giderleri büyük ölçüde SGK’ca karşılanmaktadır. Kamu ya da özel sağlık kurumlarına başvuran hastaların tedavi giderlerini SGK ödemektedir.

SGK’nın ilaç ve hastane masraflarını karşılarken birinci kural, sağlık tesislerine başvuran kişilerin “Genel Sağlık Sigortalısı” (GSS) sayılmasıdır. SGK, sadece bunların sağlık giderlerini öder. Genel sağlık sigortalısı sayılmayanların ilaç ve tedavi giderlerini ise karşılamaz.
Tutuklu ve hükümlüler GSS’li değildir
Kimlerin genel sağlık sigortalısı sayılacağı veya sayılmayacağı 5510 sayılı Kanunun 60. maddesinde düzenlenmiştir.
Kanun hükmünde, ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde bulunan hükümlü ve tutukluların genel sağlık sigortalısı sayılmayacakları açıkça belirtilmiştir.
Yani, tutuklu ve hükümlü olarak ceza ve tutukevlerinde bulunanların ve doğal olarak bunların bakmakla yükümlü olduğu eş ve çocuklarının sağlık giderleri SGK tarafından karşılanmayacaktır.
Mahpusa çifte ceza
Diyelim, memur ya da emekli bir yurttaş şu ya da bu sebeple hüküm giydi ve cezaevinde yatıyor. Dışarıda, bakmakla yükümlü eş ve çocukları var. Dışarıdakilerin genel sağlık sigortalısı kabul edilmesini sağlayacak çalışmaları da yok... Bu durumda dışarıdaki eş ve çocuklar “mahpusun” üzerinden sağlık yardımı alamayacaklar. SGK bunların sağlık giderlerini ödemeyecek..

Yazının Devamını Oku

Emekli hekimlerin kamuda çalışmaları mümkün

1 Kasım 2010
GENEL olarak emekli aylığı alan kişilerin, bir taraftan emekli aylığını alıp diğer taraftan da çalışıp ücret geliri elde etmeleri mümkün.

Ancak, bunun için sosyal güvenlik destek primi ödenmesi gerekiyor. Bazı emekliler ise, destek primi ödemek isteseler bile ödeyemiyorlar ve çalıştıklarında da emekli aylıkları kesiliyor.
Emekli hekimlerin durumu
Emekli olan hekimler için de benzer koşullar geçerli... Emekli hekimlerde özel sektörde çalıştıklarında, hem emekli aylıklarını alıp hem de ücret geliri elde edebiliyorlar. Ama kamuda çalıştıklarında böyle bir şansları yok..
Öte yandan, emekli hekimler için yeni bir olanak geldiğini de söyleyelim; Sağlık Bakanlığı’nın tabip ve uzman tabip kadrolarına açıktan atanmaları artık mümkün.
Hekimlerin emekli olduktan sonra Sağlık Bakanlığı kadrolarına açıktan atanmalarının mümkün olması ise emekli aylıklarının kesilmeyeceği anlamına gelmiyor. Şüphesiz istenseydi/istenirse kesilmemesi sağlanabilirdi.
Anlatalım...
Tam gün yasası ile düzenleme

Yazının Devamını Oku

Herkese işsizlik ödeneği verilmez

25 Ekim 2010
ÇALIŞANLAR işten ayrıldıklarında/çıkarıldıklarında bazı koşulların varlığı halinde işsizlik ödeneği alabilirler.

Ancak, işsizlik ödeneğinden her çalışan yararlanamaz. Konu yoruma da açık değildir. 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununda düzenlenmiştir.

Kapsama giren çalışanlar

İşsizlik sigortası kapsamına girenler, 4447 sayılı Kanunun 46. maddesi birinci fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre;
? 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında hizmet sözleşmesi ile çalışanlar,
? 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrası kapsamında olanlardan bir hizmet akdine dayalı olarak çalışan sigortalılar, yani yabancı uyruklu kişilerden hizmet akdi ile çalışanlar,
? 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20’nci maddesinde açıklanan sandıklara tabi sigortalılar, yani banka sandıkları çalışanları, işsizlik sigortası kapsamındadırlar.
Şu halde; Türk vatandaşı veya yabancı uyruklu olsun hizmet akdi ile çalışanlar ile banka sandıklarına tabi olarak çalışanlar işsizlik sigortası kapsamındadırlar. Bunlar için, sosyal sigorta ve GSS primlerinin yanı sıra işsizlik sigortası primlerinin de yatırılması gerekmektedir.

Kapsama girmeyenler

Yazının Devamını Oku

TSK personeli GSS kapsamına alında

18 Ekim 2010
TÜRK Silahlı Kuvvetler (TSK) mensubu asker ve sivil personel ile bunların bakmakla yükümlü olduğu kimseler artık Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamındalar. 9 Ekim 2010 günlü Resmi Gazetede yayımlanan tebliğ ile 15 Ekim 2010 tarihinden itibaren sağlık hizmetleri SGK tarafından karşılanacak.

Böyle olunca TSK personeli de artık özel sağlık kurum ve kuruluşlarına başvurabilecekler.
Ancak, 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununa tabi olarak görev yapan askeri ve sivil personelin kendilerinin, mesai saatleri içerisindeki müracaatlarının var ise, öncelikle Türk Silahlı Kuvvetlerinin birinci basamak sağlık ünitelerine yapılması zorunluluğu bulunmaktadır.
Bakmakla yükümlü oldukları eş ve çocukları için ise, böyle bir zorunluluk yok. Onlar doğrudan kamu ya da özel sağlık tesislerine gidebilecek. Kaldı ki, TSK personeli de mesai saatleri dışında diledikleri sağlık tesisine gidebilecek.

Evet, destek primi ödeyen esnaf iş kazası maaşı alamaz

Geçen haftaki yazımızda bu hususu açıklamıştık. Birkaç “uzman” e-posta atmış, yok öyle demiş! Sanırım “reform sever” uzman bunlar... Toz kondurmamaya çalışıyorlar...
Ama nafile. Herşey ortada... Yazımızı bir kez daha okumalarını salık veriyoruz...
Olmadı, “Sosyal Güvenlik Reformunun” muhatabı SGK’nın 2010/99 sayılı Genelgesinin “9-Diğer Hususlar” bölümü, “9.2.2” maddesini bir zahmet okusunlar... Kesmedi, SGK’ya yazılı soru sorsunlar, gelen cevabı da bana iletsinler... Söz; yayınlayacağım!...

Kıdem tazminatı yazısı

Yazının Devamını Oku

Emekli esnaf iş kazası maaşı alamaz

11 Ekim 2010
“Sosyal Güvenlik Reformu” öncesinde ve sonrasında en çok işlenen konuların başında, iş kazası ve meslek hastalığı sigortasının artık Bağ-Kur sigortalıları için de geçerli olacağı geliyordu. Bir yönüyle de doğruydu.

Gerçekten de eski dönemde Bağ-Kur Kanununda iş kazası sigorta kolu yoktu. Böyle olunca dükkanında veya işyerinde kazaya uğrayan bir Bağ-Kurlu, iş kazası sigorta kolundan herhangi bir yardım alamıyordu. Ama artık alabiliyor...
Ancak, emekli olmaması kaydı ile!
Daha açık söylersek; emekli aylığı alıp da ticari veya serbes meslek kazancı sebebiyle vergi mükellefi olarak faaliyetini sürdüren birisi, işyerinde kazaya uğrasa hakkında “iş kazası ve meslek hastalığı sigortası” hükümleri uygulanmayacaktır. Yani emekli esnaf için eski hamam eski tas!

Emekliler çalışmak zorunda mı?

Ülkemiz özelinde bu sorunun cevabı tabii ki evet... Zira emekli aylıklarının düzeyi ortada. Çoğu için değil fakirlik düzeyinin, asgari geçim düzeyinin de altında.
Böyle olunca, kim nereden emekli olursa olsun çalışma gereği duyuyor. Birçok kimse de “genç emekli” olarak sistem içerisinde.
Emekliler, tercihlerine, becerilerine veya kazanç düzeylerine göre farklı statülerde çalışabiliyorlar. Buna göre; kamuda ancak emekli aylığının kesilmesi suretiyle çalışmak mümkün iken, özel sektörde hem emekli aylığının alınması hem de destek primi ödenerek çalışılması mümkündür.

Yazının Devamını Oku

Kimler GSS’li olmak zorunda

4 Ekim 2010
BİRKAÇ gündür çok yazılıp çizildi... “Genel Sağlık Sigortası yürürlüğe girecek”, “Tescil edilmeyenlere ceza geliyor”, “Yok yok ertelenecek” vs. vs. Okurlarımız, tanıyanlar çok soruyor... Ne yapacağız diyen vatandaş şaşkın...

Genel Sağlık Sigortası (GSS) başlayalı 2 yıl oldu
Yurttaşlarımız ve ülkemizde yerleşik olan kimi yabancılar için GSS uygulaması başlayalı 2 yıldan da fazla oldu. Bir grup vatandaşımız Temmuz 2008’de, büyük bir bölümü de Ekim 2008’de GSS kapsamında sağlık hizmeti almaya başladılar.
En son devlet memurları da 15 Ocak 2010 itibariyle sisteme dahil edildiler. Bu tarihten itibaren sağlık giderleri çalıştıkları kamu kurumlarınca değil de SGK tarafından karşılanmakta.
Bazıları ise, 1 Ekim 2010 tarihi itibariyle sisteme girmek zorundalar...
GSS’li olmak zorunlu mu?
Evet zorunlu. Nasıl işçi, esnaf ve memur olarak çalışanlar sosyal sigortalı olmak zorundalarsa, kanunda sayılan istisnalar dışında ülkemizde yaşayan “neredeyse herkes” genel sağlık sigortalısı olmak zorunda.
Kimsenin tercihine bırakılmış değil...

Yazının Devamını Oku

İşçiler ücretsiz izin almasınlar

27 Eylül 2010
HAYATIN türlü halleri var. İçinde bulunduğumuz ekonomik ve sosyal hayatın karmaşıklığı, insanı yasal dinlenme haklarının ötesinde “boş zaman” arayışına itmektedir.

Ücretli izin haklarından başka bu boş zaman ise, çalışanlar için çoğunlukla “ücretsiz izin” kullanma suretiyle sağlanabilmektedir. Çalışan insanlar gerektiğinde ücretsiz izin kullanabilir. Hatta toplu iş sözleşmesinin geçerli olduğu işyerinde kanunlarda öngörülen sürelerden daha çok ücretsiz izin kullanımı önemli bir kazanım olarak da sayılmaktadır. Taraflar anlaştıktan sonra sorun olmasa gerek... En azından şu ana kadar böyle idi! Ama artık sorun?

Sigortalılık sona eriyor

SGK, İş Kanunundaki iki durum dışındaki ücretsiz izin hallerinde sigortalılığın sona erdiğini kabul ediyor. Böyle olunca sizin işvereninizle yaptığınız anlaşma suretiyle kullandığınız ücretsiz izin süresinde sigortalılığınız sona ermiş kabul ediliyor. Dahası ay içinde ücretsiz izin süreniz 30 gün olur ise, sağlık yardımı da alamıyorsunuz... Tam da bu noktada sormak gerekiyor: Sosyal güvenlik sitemi insanların “sosyal güvenlik sorunlarını” gidermek için mi vardır, yoksa onlara engel çıkarmak, işi yokuşa sürmek için mi? Son yıllarda sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmak için yapılan düzenlemelere tezat uygulamalara gidildiği ortada...

SGK sadece 2 günü tanıyor

SGK, İş Kanununun 56. maddesindeki 4 günlük ücretsiz yol izni ile 74. maddesindeki 6 aylık ücretsiz izin dışındaki ücretsiz izinleri tanımıyor, dahası bu haller dışındaki ücretsiz izin durumlarını hizmet sözleşmesinin sona ermesi olarak değerlendiriyor...
Öyle ki, yayınladığı 2009/155 sayılı Genelgesinde de diyor ki, bu haller dışında ücretsiz izin olmaz!
Sorun da buradan çıkıyor...

Yazının Devamını Oku