Yalçın Bayer

Türkiye 6 milyon turist bekliyor: 2019’da karşılıklı Türk-Rus yılı ilan edilecek

16 Mart 2018
ANTALYALI turizimci Muzaffer Eken Moskova’dan yazıyor:

ITB Berlin Turizm Fuarı’ndan sonra, Türkiye için önemli pazarlardan biri olan Rusya’nın başkenti Moskova’da düzenlenen MITT Moskova Turizm Fuarı 13 Mart Salı günü kapılarını açtı. Türkiye 3 büyük salon ile fuarın en büyük katılımcı ülkesi oldu. Fuar açılışını bakanlar Mevlüt Çavuşoğlu ve Numan Kurtulmuş yaptılar. Fuarda özellikle Türkiye’nin bulunduğu salonlar çok yoğun ilgi gördü. Öyle ki adeta Rus turistler tatile hemen çıkacakmış gibi ellerinde bavullar ile stantları dolaşıp otellerin broşürlerini toplamaya çalışıyorlardı.

Kurtulmuş, ‘bu yıl Rusya’dan 6 milyon Rus turist beklediklerini, sayının artabileceğini de işaret ederek, 2019 yılında Türkiye’de ‘Rus yılı’ ilan edeceklerini, Rusya’da da ‘Türk Kültür Yılı’ ilan edilerek iki ülke halkları arasındaki yakınlaşmayı daha da arttırmayı kararlaştırdıklarını’ söyledi.

İki bakan birlikte Türk salonlarını gezerek fuara katılan turizmcilerle sohbetler ettiler. Gerçekten de bu yıl Moskova’da Türkiye için çok yoğun talep vardı. Diyebiliriz ki bu yıl hem Antalya’da, hem de Türkiye’ye gelen turist sayısında rekorlara ulaşılacak.

 

KÜRT SEÇMENİ NE İSTER?

KÜRTLER her zaman milli birlik ve bütünlükten yana olmuşlardır. Bilindiği gibi Kürtler, yokluk ve savaş zamanında da Mustafa Kemal’in yanında yer almışlardır: Mustafa Kemal’in 24.6.1919’daki şu ifadeleri, yazdıklarımızı doğrulamaktadır: “... Kürtler kayıtsız, koşulsuz devletten ve Türk kardeşlerinden ayrılmayacaklarını ve bu uğurda son nefeslerine kadar mücadeleye ve yaşamlarını feda etmeye hazır olduklarını söylemişlerdir.”

Kürt seçmenlerinin oyları, şartlara göre de değişkenlik göstermektedir. Siyasilerin kullandıkları üslupların da seçmenin tercihini değiştirdiği görülmüştür. Kürt seçmenin etnik reflekslerinin daha güçlü olduğu bilinmektedir. Şiddetten uzak, uzlaşmacı ve proje üreten partiler Kürt seçmeni için tercih nedenidir. Örneğin Adnan Menderes, 1950’de Kürtlerden hiç destek alamadı. CHP, bu dönemde kazandığı 69 vekilin 56’sını Kürt oyları ile almıştır. 1965 nüfus sayımında 8 milyon Kürt ve bir 1.5 milyon Zaza bulunmaktaydı. Bu sayı günümüzde 15 milyonu bulmaktadır.

Ekonomik ve sosyal yönden güçlenen batı bölgelerimizdeki Kürt seçmeni, doğudaki hemşerilerinin oy rengini de etkilemektedir. Dolaysıyla 2019 seçimlerini kazanmak isteyen partiler, Kürtlerin sosyal, tarihsel hassasiyetlerini dikkate alarak, programlarını yapmalıdırlar.

Yazının Devamını Oku

Seçim güvenliği korkutuyor

15 Mart 2018
GEÇEN pazartesi günü gece yarısı, Meclis’ten geçen seçim kanunu değişikliklerinin seçim güvenliğini ortadan kaldırdığı konusunda büyük endişeler getirmesi özellikle muhalefet kanadında tartışılmaya başlandı.

Siyasi partiler ve seçim hukuku uzmanı, eski İzmir milletvekili Sabri Ergül, “Önümüzdeki iki seçimde güvenlikli seçim olmayacaktır” dedi.

Geçen hafta sonu yapılan CHP Tüzük Kurultayı’nda genel merkezin yetkilerini arttıran tüzük değişikliklerine karşı çıkarak parti içi demokrasiyi savunan Ergül, seçim kanunu üzerinde yapılan değişiklikler konusunda ‘büyük endişe taşıdığını’ anlattı ve ‘bu değişikliklerin seçim güvenliğini ortadan kaldırdığını’ belirtti.

Kamu hukuku, özellikle seçim hukuku objektif kurallara bağlanmıştır. Demokratik hukuk devletinde bu memur ‘Allah’tan korkar’, bu memur da ‘dürüsttür, çalmaz, hile yapmaz’ anlayışının hukuki normların düzenlenmesinde etkileyici olamayacağının altını çizdi.

Seçim güvenliği, ‘hür ve adil seçim’ yalnızca kişilerin, kamu görevlilerinin, hâkimlerin Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyelerinin, siyasi parti liderlerinin, bakanların, Cumhurbaşkanı’nın sübjektif değerlerine, namuslarına bırakılamaz. Anayasamız her insanın, hele kamu yetkisini kullanan her görevlinin hata, hile, yolsuzluk yapabileceğini öngören ve bunlara denetimle yaptırımlar getiren düzenlemelere yer vermiştir. Bütün çağdaş anayasalar böyledir.

Ergül’ün vurgulamaları şöyle:

“298 sayılı temel yasada AKP ve MHP ittifakı ile önerilen ve muhalefetin sert eleştirilerine rağmen 12 Mart 2018’de kabul edilen ve ‘seçim barajı, ittifak oylarının tek zarfa konması ve sayımı, sandık kurullarının oluşumu, sandıkların birleştirilmesi, kolluk güçlerini çağırma, mühürsüz zarf ve oyların geçerliliği gibi konularda yeni hükümler getiren düzenlemeler halkımızca 70 yıldır genel kabul gören ‘hür ve adil seçim’ anlayışını derinden sarsmıştır.

Direkt hükümetin atadığı memurların, kolluk güçlerinin seçimlerde etkili olmaması temel prensibini ortadan kaldırmıştır.

Önemlisi, mühürsüz zarf ve oy pusulalarını geçerli sayarak

Yazının Devamını Oku

14 Mart'ı anlamak

14 Mart 2018
İLK Tıp Bayramı 1919’da işgal altındaki İstanbul’da, okuldan çıkmaları yasaklanmış ve elbiseleri, üniformaları ellerinden alınmış tıp öğrencileri tarafından kutlanmıştır.

Tepkilerini tıp bayramı kutlamak şeklinde dile getirmeye çalışan öğrencilerin bu töreni için işgal komutanlığından izin istenmiş; Dr. Fevzi Paşa, Dr. Besim Paşa, Dr. Akil Muhtar gibi dönemin hocaları bu etkinliğin yapılmasına katkıda bulunmuştur.

Yer, bugünkü Haydarpaşa’da eski lisenin olduğu mahaldir.

Tıp fakültesinden 1961 yılında mezun oldum. Bu yıl sınıf arkadaşlarımla birlikte 51. yılımızı kutlayacağız. Bu arada tabii ki mesleğimiz ile ilgili çeşitli tarihlerde toplantılar yapıyoruz. Bu sene biz Beyin Cerrahları Akademi toplantısını Konya’da yaptık. Meslektaşım ve arkadaşım eski Hacettepe Rektörü Prof. Dr. Tunçalp Özgen bir konuşma yaptı. Konuşmanın konusu: Bilim ve İlim idi. Atatürk, “En hakiki mürşit bilimdir” demiştir. Fakat bu ‘b’ harfi metnin başından sanki cımbızla çekilmiş gibi bilim, ilim olmuştur.

Her yerde, “En hakiki mürşit ilimdir” diye yazar. Bu iki sözcüğün farkını siz sayın okuyucuların kendi anlayışlarına bırakıyorum. Biri müsbettir, diğeri dogmatik. Fakat tarifler çok eskilere dayanır ve uzundur.

Yazının Devamını Oku

'Avrupalı Türkiye'ye geri dönüyor'

9 Mart 2018
KÜLTÜR ve Turizm Bakanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş özellikle vurgulayarak, bu sezondan itibaren turizmde çeşitliği öne çıkarmayı amaçladıklarını söyledi.

Deniz, kum, güneş anlayışının yanında ‘kültür turizmi’ni, Karadeniz’in ‘yayla turizmi’ ve ‘antik değerlerimiz’i ön plana çıkararak, turist sayısında ve gelirlerinde önemli artış beklediklerini vurguladı.

Berlin’e kalabalık bir milletvekili ve gazeteci grubu ile gelen Kurtulmuş’un fuardaki basın toplantısını Alman ve Türk gazeteciler izledi. Alman gazetecilerin ne soracakları merak konusu olurken, klasik sorularla Türkiye turizmine katkı anlamında Türkiye’den çalınan tarihi eserlerin Türkiye’ye geri getirilmesi için neler yaptıklarını gündeme taşıdılar. Bakan bu soruya teşekkür ederken, Irak’ta teröristlerin çaldığı ve Türkiye’de yakalanan 80 eserin, mahkeme kararını beklemeden Irak’a iadesine başladıklarını söyledi. Türkiye’den çalınan 54 eserin de Türkiye’ye getirilmesi için yargı dahil her türlü gayretin gösterildiğini söyledi.

1. Dünya Savaşı’nda Türkiye’de ölen, aslında Rus general zannedilen subayın Polonyalı bir albay olduğunun ortaya çıktığını ve mezarının ülkesine iadesi için çalıştıklarını söyledi...

HER ŞEY ONLINE SİSTEM

Yazının Devamını Oku

ITB Berlin’den izlenimler (2) Ölçülmeyen şey yönetilemez

8 Mart 2018
ITB Berlin Fuarı’nda, dört dilde hazırlanmış (Türkçe-Almanca-Rusça-İngilizce) bir rapor gördük. Incoming 2018 raporunu 33 yıldan beri turizm yayıncılığı yapan Ekin Grubu’nun başında olan Fehmi Köfteoğlu hazırlamış. Rapor bir kaç nedenle önemli.

Şöyle ki; Türkiye, turizmde incoming’çi, yani turist karşılayıp ağırlayan bir ülkedir. Turist karşılayan her ülke için olduğu gibi Türkiye için de incoming önemlidir. Köfteoğlu bu anlayışından hareketle incoming pazarının röntgenini çekip nabzını tutan bu çalışmayı 2004’ten beri düzenli rapor olarak yayınladıklarını söyledi.

Bu raporda neler var, bir göz atalım.

Türkiye Almanya’da eski güçlü yerine dönüyor.

Türkiye’nin turizmde iki ana pazarından biri olan Rusya’dan 2017 yılında gelen ziyaretçi sayısındaki artış yüzde oranı ile değil katlamalı olarak arttı.

Rusya’dan gelenler 2018’de katlamalı olmasa da 2017’deki gibi artmaya devam edecek.

Avrupa pazarında ise Türkiye’nin 2016’da uğradığı kayıplar 2017’de de sürdü, 2018’de ise toparlanıyor.

 

TÜRKİYE TURİZMDE 2018’E İYİ BAŞLADI

Yazının Devamını Oku

ITB Turizm Fuarı bugün açılıyor: ‘Berlin’den umutluyuz’

7 Mart 2018
52. TURİZM (ITB) Fuarı için Berlin’deyiz.

Berlin’e hiç kar yağmamış bu yıl, sıcaklık -15’lere kadar düşmüş. Kanallardaki don dünden beri çözülmeye başlamış. Havaalanındaki taksici Türkler işlerden ötürü hallerinden memnun. Neden memnun olmasınlar? Çevre etkinliği ‘yeşil hafta’, sinema, moda etkinliklerinden sonra bugünkü turizm fuarına en büyük çıkartmayı Türkler yapıyor. Dün Türkiye’den fuara katılmak için, çoğunluğu Antalya’dan olmak üzere İstanbul ve İzmir’den toplam 11 uçak indi Berlin’e.

Bir zamanlar, Avrupa’nın en büyük şehri Londra’dan sonra ikincilikte Paris’le yarışırmış. II. Dünya Savaşı’nda Almanya’da en çok zarar gören şehirlerden birisidir Berlin... Sıcak savaş biter ama bu kez soğuk savaş başlar. Soğuk savaşın da sembol şehridir Berlin... Doğu-Batı Berlin, Casus Köprüsü, Duvar vs. pek çok roman ve filme konu olmuştur... Yıllarca gelişemez. Ama iki Almanya’nın birleşmesinden sonra hızla kendine gelip toparlanır. Berlin’in adı bugün dünya metropolleri arasında geçiyor.

Almanya Şansölyesi Angela Merkel tarafından açılan fuar, dünyada bir nevi turizmin barometresi sayılıyor. 180’i aşkın ülkeden 10 bini aşkın bölge, kurum turist çekmek için adeta görücüye çıkıyor fuarda... Türkiye de iddialı bir şekilde yer alıyor. 2010 yılında konuk ülkeydik. Bu yıl Türkiye’nin UNESCO Dünya Miras Listesi’ndeki kültürel değerleri ile ‘2018 Troya Yılı’ tanıtımları yapılacak. Ayrıca ‘Türk Dünyası Kültür Başkenti’ ilan edilen ‘Kastamonu’ etkinliğe damgasını vuracak fuar boyunca... Türkiye standında öne çıkanlar Antalya, İstanbul, Ege bölgeleri... THY’nin yanısıra seyahat acenteleri, elliyi aşkın otel, 20 kadar valilik ile kırkı aşkın birlik, dernek, belediye katılıyor. Biz de 400’e yakın Antalyalı otelci, acente ve operatör arasındayız.

Türk turizmciler umutla geldiler fuara... Alman tarafından açıklamalar da umut yüklü. Almanya Turizm Endüstrisi Federal Birliği (BTW) Başkanı Michael Frenzel geçen yıl verdiği bir demeçte, “Şu andaki rezervasyonlar Almanya’dan Türkiye’ye gelecek turist sayısında güçlü bir büyümeye işaret ediyor. Siyaset çok hızlı değişiyor ve siyasi gelişmelerin insanların kararında etkili olduğunu düşünmüyorum. İnsanların kafasında belli bir süre için belli bir resim oluşuyor. Ve bunun düzelmesi zaman alıyor” diyordu.

 

‘2018 EN İYİ YILIMIZ OLACAK’

Fuara gelenler arasında olan TÜRSAB’ın yeni başkanı Firuz B. Bağlıkaya “Turizmde 2015’ten sonra en iyi yılımız olacak gibi gözüküyor” dedi. Genel kurulda faaliyet raporu ve birlik hesaplarını devralmadıklarını ancak göreve başladıklarını belirten Bağlıkaya, “Uluslararası bir denetim firmasına TÜRSAB’ın hesaplarını incelettiriyoruz ayrıca TÜRSAB’a bağlı 6 şirketin de hesaplarını denetimden geçireceğiz” diye ekledi.

 

Yazının Devamını Oku

‘Sakin insanlar’ CHP’yi zorlayacak

5 Mart 2018
ETİLER Akatlar Spor Kompleksi’nde geçmişte CHP İl Kongreleri dahil bir çok etkinlik izledik; İYİ Parti’nin bu ilk kongresindeki kadar insan ve araç kalabalığı görmemiştik.

İçeriye zor girdiğimizi söyleyebiliriz. Salon 5 bin kişilik; daha büyük olsa onu da doldurabilirdi, siyasetin yeni ‘sakin’ isimleri. Türk kökenli bir yabancı ajansın çalışanı “Abi bir lider yetişiyor” dedi, o sırada Meral Akşener daha konuşuyordu.

Akşener daha da cesaretlenmiş, iktidar ve yandaşlarına bindiriyor konuşmalarında, şöyle diyebiliyor: “İktidar olacağız ve ‘bizi affedin’ diyenlere imkan vermeyeceğiz. Bu ülkeyi bu hale getirenlerin hesabını soracağız. Bizi küçük ortaklarınızla karıştırmayın. Hani ‘bunun hesabını soracağım’ deyip de Saray’ın kapısından ayrılmayanlar… Biz söylediğimiz sözün arkasında durağız.”

CHP’nin seçim işlerinin pek kolay olmayacağı anlaşılıyor. Çünkü bu gelişmelerin ya farkında değil, ya uzak durmak istiyor. İşte asıl tehlike burada!.. Erzurumlu, ‘has ülkücülerden’ bir kişi, yeni partisi için “Bizler çilekeş insanlarız. Burada sahtekarlık, yalancılık yok, kimseye gaz verme yok, para da yok” dedi. Önceki günkü Adana kongresindeki kalabalık ve heyecan anlatılıyordu. “Muhteşemdi” diyorlar. Adana’dan başka İzmir’i alacaklarını -bir çok ilçenin de kendilerine geçeceği konusunda hayli iddialı olanlar- dinleyenleri şaşırtmıyor değil. “Siz Genç Parti misiniz?” derseniz çok kızıyorlar.

DSP’nin iki dönem ilçe başkanlığını yapan son seçimde CHP’den milletvekili adayı olan Nail Balkan, Eyüp İlçe Başkanı gösterilmiş… MHP’den gelen Bakırköy İlçe Başkanı Ertuğrul Şen, 66 yönetim kurulu üyesinden 24’nün CHP’li olduğunu söyledi. Her yerde olduğu gibi Bakırköy’de de siyasete bulaşmamış kişilerin ağırlıkta olduğunu vurguluyor. 21 bin Ermeni vatandaşın oylarını alacaklarını savunuyorlar.

NASIL BİR PARTİ

İYİ Parti için ilk değerlendirmemiz şöyle: Yeni üyelerin yaş ortalaması 40’tan başlayarak 50-60 arasında gözüküyor. MHP’nin devamı oldukları konusunda bir izlenim almıyorsunuz. Eğitim oranınız dendiğinde “Yüzde 80’imiz öyle..” diyorlar. Pek çoğunun hiç siyasetle ilgisi olmamış; ; ‘ülkesever’… Salonda ‘her türlü’ insan vardı; kadınları yüzde 20’nin üzerinde diyebiliriz. Türbanlı pek azdı… Tabanda müteahhit ve tekstilci gibi ‘zengin’ olan da var; orta sınıf esnaf ve emekli olan da… En önemlisi çoğunun da “analitik” düşünenler olması; çünkü Türkeş ve Bahçeli döneminden beri siyasette çok pişmişler… Ancak aralarında ‘star’ bir üye görmedik. Atama başkan Ersin Beyaz İstanbul’un yeni il başkanı oldu. Çok seviliyor…

Divan Başkanlığına getirilen Koray Aydın’a kızanlar vardı; “Devleti partinin başına getiren oydu, ancak bugünkü ‘sakin yapıyı ’oluşturan da o; bunu da tecrübesi sağladı…” dedi. Divanda Özcan Pehlivanoğlu’nu gördük, morali yerindeydi; “tahmin edemeyeceğiniz kadar umutluyuz” dedi.

Yazının Devamını Oku

Pekşen 'kadro' ile çıkışta

2 Mart 2018
CHP Kurultayı’nda Trabzon milletvekili Haluk Pekşen’le karşılaştığımızda, “Aday değil misiniz, listelerde adınızı görmedik” demiştik.

“Bensiz CHP olmaz. Gücümü akşam görürsün” dedi.

Hukukçu olan Pekşen hiçbir listede yer almadı ve 380 oyla 60 kişilik PM’ye 38. sıradan girdi.

Önceki gün kendisiyle görüştük. Genel Başkanlık ve Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda ilginç sözler dinledik. “İçinde bulunduğumuz durum çok kötü; parti ve genel başkan toplumun isteklerini karşılayamıyor. Bu durumda iktidara alternatif olarak bir değişim gerektiği gibi yeni yüzlerle taze kana ihtiyaç var” dedi.
Peki bu nasıl olacak? Mayısta olağanüstü kurultaya gidilebileceğini söylüyor.

Yazının Devamını Oku