Trash metal denince akla ilk gelen Megadeth, “Crush the World Tour” turnesi kapsamında KüçükÇiftlik Park’a geliyor. 12 Haziran’da konser verecek olan grubun 8 Ocak’ta satışa çıkan biletleri bir saatte tükendi. Hem de 2 bin 750-792 TL fiyat aralığına sahip olmasına rağmen. Davulda Dirk Verbeuren, basta James LoMenzo, gitarda Teemu Mäntysaari, gitar ve vokalde Dave Mustaine’li kadroyla sahnede olacak grubun Türkiye’ye gelmesi nasıl bir heyecan yarattıysa bize bilet sırası gelemedi.
Geçtiğimiz aylarda Dave Mustaine, artan bilet fiyatları için açıklama yapmış ve fiyatların konser masraflarına anca yettiğini ileterek “Işıkçı, sesçi gibi pek çok insanla çalışıyoruz. Arka planda bir davul teknisyeni, bir gitar teknisyeni, bas teknisyeni gibi çok sayıda insan var. Ayrıca sahne arkasında çalışan şoförler, yemek servisi yapanlar ve bunların otel odası ayarlama masrafı... Ve tabii onları beslememiz de gerek. Yani baktığınız zaman rakamlar bizim için de git gide artıyor. İnsanlar biletlere bakıp ‘Dostum, sırf bu adamları görmeye gitmek için 75 dolar ödeyemem’ diye düşünüyorlar fakat bu pek de adil değil. Bugünlerde gidip bir grubu canlı izlemek istiyorsanız bu durum böyle. En basit haliyle bugün A noktasından B noktasına para harcamadan ulaşmak mümkün değil” dedi.
Gerçekten de dünya ekonomisi zayıflarken sanata ayrılan para gittikçe azalmaya başladı. İstanbul’da 1 saat içinde konser bileti tükenmesi ise heyecan verici. Yeri gelmişken 23 Mayıs’ta gerçekleşecek Scorpions konserinin de biletlerinin tükendiğini, 25 Mayıs biletlerinin satışa çıkacağını belirteyim. KüçükÇiftlik Park’taki bir başka etkinlik olan Bruce Dickinson ve Zorlu PSM’deki Katatonia konserine hâlâ bilet bulabilirsiniz. Konser aşkı sorgulanamaz müzikseverler için Soen ve Therion konserlerini de hatırlatmakta fayda var.
Heyecanlandırıyor
Goss, ilk albümünden ikinci şarkı “Yok Olsun Ardından”ı bu hafta yayınlıyor. İlişkiler ve hüzün paydasındaki sözleriyle dikkat çekecek şarkı, hem karanlık hem de eğlenceli ritimleriyle mutlak bir acıdan sizi uzak tutuyor. Söz ve müziği Goss imzalı şarkı sonbaharda gelecek albüm için de heyecanlandırıyor.
Öne çıkıyor
Mentra, son şarkısı “Kendimi Ararken”i yayınladı. Şarkı, bireyin kendi içine dönüşüyle alakalı sözleriyle ve elektronik müzik öğeleriyle öne çıkıyor. Söz ve bestesi Mert Erol’a ait şarkı, gruba yeni ve farklı bir kitleyi de getireceği kesin.
Çok farklı
Ertem Eğilmez’in yönettiği son film olan, başrollerinde Şener Şen, Müjde Ar ile Uğur Yücel gibi usta isimlerin yer aldığı “Arabesk”in müzikal olabileceğini yazmıştı gazeteci Mehmet Çalışkan. Yıl 2017’ydi.
Arkadaşımla müzikaller üzerine bir sohbetin içerisindeyken aklına birden “Arabesk” filminin müzikal olması yönündeki haber geldi. O dönem söz yazarı Zeynep Talu bu iş için harekete geçmiş, konu Ferdi Eğilmez’in “Babama, Şener Abi’ye, Müjde Hanım’a ve Uğur Bey’e yakışır bir kadro olmalı” sözleriyle haber olmuştu.
1988’de Almanya’da çıkan film müzikleri albümünde Müjde Ar ve Şener Şen’in yorumladığı, sözleri Aysel Gürel’e ait olan, müzikleri ise Attila Özdemiroğlu imzalı 13 şarkı yer almıştı.
Müjde Ar; “Bana Yazık Değil mi”, “Hadi Canım”, “Terk Edildim” ile Şener Şen’le “Kara Değil Pembe Sevda” ve “Senin Gibisi Yok”u seslendirmişti. Şener Şen ise filmde yıllar sonra bile melodisiyle akla gelecek “Allah’ım Kör Et Beni”nin yanı sıra “Aşk Olsun”, “Bilemem”, “Bırakmam”, “İsyankarım”, “Kanser”, “Salla” ve “Ümidim Var”ı yorumlamıştı.
Sohbet konusunda hızımızı alamayınca biraz soruşturdum ve hiçbir yapımcının bu prodüksiyonun altına elini koymadığını öğrendim. Bu haber başlı başına üzücü.
Merak edenler için bir not; Aysel Gürel’in hakları için Ossi Müzik’e Hakan Eren’e sordum, o zamandan bu yana irtibata geçen kimsenin olmadığını iletti.
Film müziği albümünün Almanya’da Destan Müzik tarafından yayınlandığını, ancak burada bir yayını olmadığını, dijital dinleme platformlarında bile yer almadığını gördüm.
Bugün hâlâ “Allah’ım Kör Et Beni” şarkısını duyunca yüzümde bir gülümseme oluşur. Keşke bu yıl “Arabesk”i hem sahnede görme hem de kolayca dinleme imkânımız olsa...
Yılın çıkışları
Bu kategori benim takip etmeyi en sevdiğim bölüm olabilir. Selin, Paptircem, BLOK3, Cem Yenel, INJI, M Lisa, Koyu, Böyleyken Böyle, Ege Can Sal, Sena Şahin, Aleyna Kalaycıoğlu ve Semicenk bu yıl en çok ismini duyduğum sanatçılar oldu. Kardelen’in çıkış yılı olarak da bu yılı sayabiliriz. Çünkü şüphesiz görünürlüğünün en belirgin olduğu yıllardan biri oldu.
Şarkılar, şarkılarımız...
Bu yıl en çok dinlenen şarkılar sosyal medyadan yükselip radyolara, evlere girmeyi başardı. Neler dinlediğimizi elden geçirince şarkıları sıralamak pek de zor olmadı. Can Ozan’ın “Ağlama Ben Ağlarım”ı, Çağan Şengül’ün “Çok Yazık”ı, Emir Can İğrek’in “Ali Cabbar”ı, Hande Yener’in “Benden Bir Tane Daha Yok”u, INJI’nin “BELLYDANCING”i, İrem Derici’nin “Yazgülü” şarkısı, Köfn’ün “Al Aramızdan”ı, Mert Demir ve Mabel Matiz’in “Antidepresan”ı, Sefo’nun “Araba”sı, Semicenk’in “Pişman Değilim”i, Summer Cem ve Ezhel’in “Kontak”ı, Uzi ve Mavi’nin “Senin Uğruna”sı, Zerrin Özer’in “Basit Numaralar”ı ve Zeynep Bastık’ın “Eyvah”ı yılın en çok dinlenen şarkıları oldular.
Ve yılın albümlerİ
Bu yıl o kadar çok albüm dinleme fırsatı oldu ki... Hepsini ayırmadan paylaşmak isterim. Anıl Şallıel’in “Excited”ı, Barış Demirel’in “Bi’ Aralar İyiydim”i, Buray’ın “Al Senin Olsun Dünya”sı, Büşra Kayıkçı’nın “Places”i, Büyük Ev Ablukada’nın “Defansif Dizayn”ı, Cenk Erdoğan’ın “ARA”sı, Çağan Şengül’ün “Yangın”ı, Çağrı Sertel’in “Places”i, Dilhan Şeşen’in “Kumdan İnşa Putlara”yı, Derya Uluğ’un “Nefes”i, Deniz Tekin’in “Yüzyıllardır Aynı Dert”i, Dolu Kadehi Ters Tut’un “Ölüm Dansı” albümü, Emir Can İğrek’in “Parti İptal”i, Evdeki Saat’in “Huzursuzluğun Meyvesi” albümü, Güneş’in “Pop”u, Hakan Kurşun’un “Regeneration”ı, Köfn’ün “Popstar”ı, Kum ve Bedeviler’in “Apartmanlar”ı, Lalalar’ın “En Kötü İyi Olur”u, Lara di Lara’nın “ESKİSİ GİBİ DEĞİL”i, Mabel Matiz’in “Fatih”i, Motive’nin “Romantik”i, Onurr’un “Methiyeler”i, Ozan Musluoğlu’nun “Nine I-II”su, Selen Gülün’ün “Kapı”sı, Tüm şarkılarıyla fazlasıyla konuşulan “Serdar Ortaç Şarkıları 2” albümü, Soft Analog’un “Dans İlüzyon”u, The Ringo Jets’in “Radio Ringo”su, Uzi’nin “Youngsta”sı, Volkan Öktem’in “#7”si, Yangın’ın “Plastik”i ve Yürüyen Merdiven’in “Yürümek”i uzun uzun dinlenilecek albümler arasında yer aldı.
Yabancılarda ne var ne yok
Bu yıl gözünüzden kaçmaması gereken ve yayınlanan yabancı albümlerden bir tadımlık hazırladım...
Geçmiş tarihli şarkılarla dolu bir müzik kutusu açıldı ve bu kez anahtar TikTok’un elinde. 80’lerin synth-pop hitleri, 90’ların grunge parçaları ve 2000’lerin pop ikonları; bu şarkılar, genç neslin kulaklarında canlanıyor. Kısa videolar, danslar, komik içerikler veya duygusal paylaşımlarla birleşen bu şarkılar, TikTok’un dinamik platformunda yeni bir hayat buluyor.
TikTok, sadece bir sosyal medya platformu değil, aynı zamanda müzik endüstrisine yön veren bir güç haline geldi. Kullanıcıların paylaştığı içerikler, şarkıları yeniden popüler hale getiriyor ve hatta çoğu zaman Billboard listelerinde zirveye tırmanmalarını sağlıyor. Eskiyi yeniden keşfetme isteği, modern içeriklerle birleştiğinde ortaya çıkan etki ise şaşırtıcı olabiliyor.
Viral olan bir şarkı, sadece birkaç saniyelik bir melodinin tekrarıyla, sanatçıların yeniden tanınmasını ve hatta bazen yeniden kariyer yapmalarını sağlıyor. Örneğin, uzun yılların ardından eski bir şarkı TikTok kullanıcısının paylaştığı dans videosuyla yeniden gündeme gelebiliyor ve yeni hayranlar kazanabiliyor.
Aynı zamanda müzik dinleme alışkanlıklarını da değiştiriyor, listelere giriyor. Örneğin platformdan örnekler vereyim, ilk 50’de Müslüm Gürses’in “Seni Yazdım”ı, Sibel Can’ın “Çakmak Çakmak”ı, Mahsun Kırmızıgül’ün “Dinle”si, Azer Bülbül’ün “İlle De Sen”i, Gülşen’in “Dillere Düşeceğiz Seninle”si yer alıyor. Gençler, yeniden keşfettikleri bu şarkıları, kendi tarzları ve içerikleriyle birleştirerek kişisel bir bağ kuruyor. Bu da eski şarkıların yeniden canlanmasını ve günümüzdeki popülerliklerini artırmasını sağlıyor.
İşin enteresan yanı büyük şirketlerin de buradaki performanslara göre yeni sanatçıları radarlarına almaları. Kataloglarında bulunan sanatçılarının öne geçmesi, her zaman bir artı haline geliyor.
Özetle platformun müzik dünyasına etkisi büyük ve bu etki giderek artmaya devam ediyor. Platform, geçmiş tarihli şarkıları ve sanatçıları günümüz dinleyicileriyle buluşturarak, müzikal bir zaman yolculuğu deneyimi sunuyor. Burada gördüğümüz sonuç ise müziğin bir son kullanım tarihi olmadığı. Her an birileri sizi keşfedebilir ve hayatınız değişebilir, bitti dediğiniz noktada ünlenebilirsiniz.
Arabesk esintiler
Edis, durdu durdu yılın son iki haftasına yeni şarkıyı yetiştirdi. Baran Mengüç ile düet yaptıkları “Ayyaş” etnik melodiler, yer yer arabesk esintiler taşıyor. Sözlerinde Baran Mengüç ile Kaan Hacısüleymanoğlu, müziğinde Baran Mengüç ve düzenlemesinde Zeki Arkun, Onur Sevigen imzasını taşıyan şarkı, eminim ki Edis’in kariyerinde farklı bir yere oturacak.
Her yaz Harbiye Açıkhava’da kimlerin çıktığı haber konusu olur ama kışın kapalı mekanlar birbiriyle yarışmaz. Ben bu yarışmayı başlatmak istiyorum. Özellikle Mabel Matiz, Hadise, Ece Seçkin, Motive, Çakal gibi isimlerin kapalı mekanlarda yaptığı sahne şovları dikkat çekmeye başladı.
Teknik yeterlilik ve imkanlar ile sahne büyüklüğünün bu şovların gerçekleşmesinde payı büyük. Ama en büyük pay, amfi tiyatro olan Harbiye’dense basketbol maçlarına da ev sahipliği yapan mekanlarda sesin dağılmamasını sağlayan sahnelerin kurulması. Sanatçılar, bu sahneleri doldurmak için özel dansçı ve ışık şovlarına yer verirken, o ana dair düetler de gerçekleştiriyor.
Benim dikkatimi en çok pop mevzu bahis olunca Ülker Sports Arena, rap mevzu olunca ise Volkswagen Arena’da konser vermeyi tercih etmeleri çekti.
Özellikle rap konusunda çok konser haberi görüyor, bunların da aynı mekân özelinde biriktiğini anlıyorum.
Örneğin Volkswagen Arena’da Motive ile başlayan konser serisini Çakal devam ettirdi. Bir sonraki şanslı ismin kim olacağını merakla bekliyorum.
Ülker Sports Arena’da ise Ece Seçkin’le başlayan şov serisi Hadise ile devam etti. Aralarındaki polemik herkesin dilindeyken konuşulması gereken esas konu, ikisinin de bu sahneleri doldurmak adına nasıl da özenle çalıştıkları olmalı.
Harbiye Açıkhava şovlarının büyüklüğü, süregelen devamlılığı derken kapalı mekanların da ön plana çıkacağını birlikte deneyimleyeceğiz gibi duruyor.
Gecenin açılış şovuyla başlayalım söze... İrem Derici, Harbiye Açıkhava Sahnesi’nde yaptığı şovun kısa ama etkili bir bölümünü hazırlamıştı tören için. Kesenin ağzını açan, dansçılarıyla haftalarca çalışan Derici, şov öncesinde dosta güven düşmana korku da salarak anlatmıştı geceye nasıl hazırlandığını. Açılış şovunda söylediği ‘Bitter’, ‘Ara Sıra’ ve ‘Yaz Gülü’ ile sanatçı iddiasının boş olmadığını ortaya koymuş oldu.
14 metre yükseklikten inişi, 20 kişilik şovuna bir aydır hazırlanması çok önemliydi.
Norm Ender ise 100. yıl marşları arasında en çok ses getiren eser olan “Parla” ve 30 kişilik korosuyla sahnedeydi. Norm Ender, gecede Cumhuriyet’imizin 100. yılını da izleyenlerle birlikte kutlamış oldu.
Gözyaşları, coşku ne ararsanız vardı salonda...
Yılın en iyi çıkış yapan isimlerinden biri olan Semicenk ise Doğu Swag ile söylediği “Pişman Değilim”i, orkestrası eşliğinde ise söz ve müziği kendine ait “Yana Yana”yı seslendirdi.
Semicenk’in şarkılarını tüm salon ezbere biliyormuş, bunu da görmüş olduk.
Gecede “yaşam boyu başarı ödülü”nün sahibi olan Nükhet Duru’nun sahnesi çok konuşulacak cinstendi. 50. sanat yılını kutlayan, Türkiye’de popüler müziğin en güçlü seslerinden Nükhet Duru, ‘Biz Göçmüşüz Buralardan’ adlı şarkıyı perküsyon ve dansçı ekibiyle seslendirdi.
Teoman, gençliğime damga vuran isimlerden. Müziği zaman içinde başkalaşım geçirdi gibi görünse de aslında daha da ‘Teoman’laştı, kendi kişiliğini ortaya koydu ve “Ben buyum ve bunu dinlemeyi seviyorum” dedi.
Basın bültenleri yerine mektuplarla işlerini anlattı. Kendini anlatmaktan hiç sıkılmadı. Yer yer “sizin beğenmenize gerek yok” dedi, yer yer “ben beğendim, sizin zamana ihtiyacınız var” dedi. Özetle biz Teoman’ı her haliyle sevdik.
Yeni albümü “Ben, Zargana, Deus Ex Machina” aşırı kişisel bir iş. Hande Mehan, Çakal, Kalben, Sufle gibi genç isimlerle yaptığı düetler ise bambaşka... Saygı albümlerinde yer alıyor, sıklıkla genç isim ve gruplara el veriyor, görünürlüğünü paylaşmaya çalışıyor.
Çakal’la yaptığı “Beni Her Yerden Engellemiş”te bir abi edasıyla tavsiyelerini dinliyoruz. Hande Mehan’la yaptığı “Soluklan Dudaklarımda”da ‘ilişkide Teoman nasıl oluyor’u görüyoruz...
Geçenlerde Teoman’ı aradım.
Artık sahne adamı olarak
tanımlıyorum kendimi
Ebru Gündeş- “Aşığım Hâlâ”
Ebru Gündeş, yeni albümü ‘Aşığım Hâlâ’yı nihayet yayınladı. 16 şarkıdan oluşan albümün çıkış şarkısı Şebnem Sungur ve Gökhan Tepe’nin imza attığı “Vakitsiz Geldin” olarak seçilmiş. Albümde ise yok yok. Ayla Çelik, Birkan Şener, Ceyhun Çelikten, Çağrı Telkıvıran, Emirkan Sitane, Gökçe Turan, Gökhan Tepe, Gökhan Türkmen, Hakkı Yalçın, Mansur Ark, Meral Turan, Mert Carim, Murat Yeter, Mustafa Ceceli, Nezih Üçler, Oğuzhan Koç, Serdar Arslan, Serhat Karan, Sıla Gençoğlu, Sinan Akçıl ve Şebnem Sungur’un şarkıları var. Albümdeki şarkıların düzenlemeleri ise Alper Atakan, Ceyhun Çelikten, Çağrı Telkıvıran, Gürsel Çelik, Mustafa Ceceli, Ozan Doğulu ve Serkan Ölçer imzalı. 58 dakikanızı ayırıp dinlediğiniz bu albümde hit kumaşına sahip şarkılar da göze çarpıyor. “İki Nefes”, “Bembeyaz” ve “Aşığım Hâlâ” gibi... Gökhan Türkmen’den dinlediğimiz “Mahşer”i de bir başka söylemiş, hakkını vermek lazım.
Buray- “Al Senin Olsun Dünya”
Buray, 14 şarkıdan oluşan albümünü yayınladı. Bilirsiniz ki sanatçılar albüm öncesinde single çıkarır. Ama Buray, 14 şarkıyı hiç bekletmeden sevenlerine armağan etti. Buray ve Gözde Ançel şarkılarının yanı sıra albümde Emrah Karakuyu, Fikri Karayel ve Cem Belevi gibi isimlerin de besteleri yer alıyor. Bir türe bağlı kalmayarak her telden çalan Buray’ın albümü günümüz radyo playlist’i gibi hit adayı birçok şarkıyı barındırıyor. “Düştüm Durdum”, “Kibrit” ve “Gözlerimi Kuruttum” ilk gözüme çarpan şarkılar ama her zaman olduğu gibi Gözde Ançel ile yaptığı iş birliğinden uzun vadede çok verim alacak Buray.
Deniz Tekin- “Yüzyıllardır Aynı Dert”
Deniz Tekin’den beş yıl sonra yeni bir albüm geldi. “Yüzyıllardır Aynı Dert” adlı albüm; 13 şarkıya sahip. Ayrıca geçtiğimiz beş yıl içerisinde Tekin’in müzikal olarak nereden nereye geldiğinin en bariz kanıtı. Tüm söz ve müziklerin Deniz Tekin imzası taşıdığı uzun çalarda düzenlemelerde Tekin’e, Efe Demiral, Kunter Kınacı ve Berkan Tilavel eşlik etti.
Tüm ilhamını sokaktan ve deneyimlerden alan sanatçı, baştan sona bir hikaye anlatıyor albümünde.