Sahrap Soysal

EDİRNE - Badem ezmesi evde de yapılır

23 Ekim 2021
Edirne’nin papaz yahnisi, mamzanası, ve ekşi köftesine de bayılırım ama asıl favorim, soğan yahnili börek... Bu böreği ve kente özgü ezmeyi evde kolaylıkla hazırlayabilirsiniz.

SOĞANLI KENAR BÖREĞİ

(6-8 kişilik)

NE LAZIM?

Soğan yahnisi için;

* 6-7 orta boy kuru soğan
* 1 çay bardağı sıvıyağ veya zeytinyağı

Yazının Devamını Oku

Konya'da yıldızların seyrettiği yemek

17 Ekim 2021
Türk mutfağının en romantik yemeğini Konya’da yedim. Bu yüzden ülkemizin yemek kültürüne yepyeni bir kategori eklemenin gururu ve mutluluğu içindeyim.

Evet, yanlış okumadınız. Yıldızların gece boyunca seyrettiği bu romantik yemeğin adı “Ekşili Kabak”. Konyalılar armut şeklindeki uzun et kabağını pişirdikten sonra gece boyunca toprak damda, yıldızların altında demlenmeye bırakıyorlar. Çünkü bu yemek dinlendikçe lezzetine lezzet katıyor. Ertesi gün üzeri, kadife çiçeklerin yapraklarıyla süslenip, servise sunuluyor.
Anadolu’nun pek çok yöresinde su kabağı, uzun kabak olarak da bilinen bu lezzetli kabak, et, nohut ve koruk ekşisiyle pişirilir. Yiyenler, “bu muhteşem yemeğin lezzetini anlatmaya gökteki yıldızlar bile yetmez” diyorlar. Ancak bu yemeği layıkıyla hazırlamak için en iyi malzemeleri bulup, mutlaka kalaylı bir bakır kapta pişirmek gerekiyor. Bu şahane bilgileri, Konya şehrinin yemek kültür elçisi olarak gördüğüm Harun Reşit Dönmez Bey anlattı. Sahibi olduğu Lokmahane Restoran, tarih ve kültür kokan geleneksel yemekleri yiyebileceğiniz en doğru adres.

Lokmahane restoranının sahibi Harun Reşit Dönmez ile hatıra fotoğrafı çektirdik.

Özellikle Anadolu Selçuklularının yemek kültüründen kalan, yerli kayısıyla yapılan etli kayısı yahnisi ve Konya ev mutfağının vazgeçilmezi olan terhun çorbasının lezzeti mükemmeldi. Benim tatlı tercihim ise ballı, cevizli höşmerim oldu.

GEÇMİŞİ 8 BİN YIL ÖNCESİNE DAYANIYOR

Türkiye’nin en büyük yüzölçümüne sahip, tahıl ambarımız olarak da bilinen Konya’nın geçmişi 8 bin yıl öncesine kadar uzanıyor.

Yazının Devamını Oku

İç Ege’ye farklı bir yolculuk

16 Ekim 2021
Arabayla giderken gözün alabildiğine uzanan bağlar karşısında insan şaşkınlığını ve hayranlığını gizleyemiyor. Manisa’ya çok gittiğim halde bir üzüm cenneti olan Alaşehir’e hiç yolum düşmemişti.



Bölgede Sultaniye başta olmak üzere yetişen üzümlerin büyük bir bölümü en çok yenilerek tüketiliyor, sirke, pekmez ve suma yapılıyormuş. Ancak İç Ege ya da Batı Anadolu aynı zamanda anasonun da yetiştiği yer. Bu ikili bir araya gelince tabii ki ilk akla gelenlerden biri de rakı oluyor.
Kısacası Alaşehir, rakı üretimi için de hammadde açısından çok önemli bir coğrafyada konumlanıyor. Tekel’in özelleşmesinden sonra Mey, 1995’te Alaşehir fabrikasını kurmuş.
Fabrika içinde, İnhisarlar İdaresi’nden günümüze uzanan 150 yıllık köklü bir geçmişin, deneyimlerin sonucunda ortaya çıkan ‘Yenilikhane’ adını verdikleri inovasyon merkezi de bulunuyor.
Üniversitelerle ortak projeler yürütüyorlar.

Yazının Devamını Oku

Kütahya - Denemeniz gereken iki tat

16 Ekim 2021
“Hayatta karnımı kandırmam, her gün ne yiyeyim diye plan yaparım” diyen insanların memleketi Kütahya’dan iki tarif paylaşıyorum. İnce bulgur ve tarhanayla hazırlanan sıkıcık çorbası ve kuru köfte... Bu köftenin alameti farikasıysa kurutulmuş yufka...

SIKICIK ÇORBASI

(4-6 kişilik)

NE LAZIM?

* 2 su bardağı ince bulgur * 1 su bardağı toz tarhana * 2 su bardağı sıcak su

* 1 adet büyük boy kuru soğan

* 1/2 su bardağı un * 1 yemek kaşığı kuru nane * 1 çay kaşığı tuz, karabiber

Çorba sosu için;

Yazının Devamını Oku

Hava, su ve toprak kirlendi

10 Ekim 2021
Annem, “Niye yemeklerimiz çocukluğumuzdaki gibi lezzetli değil, sebzeler artık çok tatsız” deyince hemen sözünü yapıştırırdı: “Evladım artık toprak, su, hava çok kirlendi. Hiçbir şey bizim zamanımızın tadında değil. Yine sizi doğal besledik ama Allah torunlarımın yardımcısı olsun...”

Annem, büyük bir felaket olarak depremi çok iyi bildirdi de gitgide artan sel felaketlerine, kasırgalara, büyük yangınlara bir türlü akıl erdiremezdi. Hele biz “Annecim küresel ısınma, iklim değişiklikleri, kuraklık” dedikçe şaşkınlıkla yüzümüze bakardı. “Yoksa kızım kıyamet mi yaklaşıyor” derdi.

2019 yılı insanlık tarihinde yaşanmış olan en sıcak ikinci seneymiş. Şimdi ise daha da sıcak günler bizi bekliyor.
Dünya gitgide ısınıyor. Felaket habercisi gibi oldum ama bir diğer sorunumuz da her geçen gün artan dünya nüfusu.
Eh nüfus arttıkça gıdaya olan talep de yoğun bir biçimde artıyor.
Buna bir de, tarım alanlarının azalması, verimsizleşen toprak, her geçen gün artan su ihtiyacımızı katarsak, çözüm bekleyen problemlerimiz çoğalarak karşımıza çıkıyor.

Anadolu kadını atalık tohum yetiştiriyor

Peki, çözüm var mı ve geç kalmadan neler yapabiliriz?

Yazının Devamını Oku

Kuzu etine çok yakışır!

9 Ekim 2021
Anadolu coğrafyasına en uyumlu meyvelerden biri armut! Türkiye’nin çoğu bölgesinde rahatça yetişir. Bugün genellikle tatlılarda kullanılsa da Osmanlı döneminde, yemeklerde de çokça yer aldığı bilinir...

ARMUTLU KUZU ETİ

(2-4 kişilik)

NE LAZIM?

* 500 gr kuşbaşı kuzu eti * 4 orta boy kuru soğan * 6 küçük ya da 3 büyük boy sert armut

* 2 yemek kaşığı tereyağı * 6 su bardağı ılık su

* 1 yemek kaşığı bal * 2 yemek kaşığı nar ekşisi * 2 çay kaşığı tuz, karabiber

NASIL YAPARIM?

Yazının Devamını Oku

Gıdanı koru, sofrana sahip çık

3 Ekim 2021
“Gıdanı koru, sofrana sahip çık”, “İsraf etme”, “Atıksız mutfak” gibi birçok kampanya tüketicide farkındalık yaratmaya çalışılıyor. Uzmanların ifadesine göre tarladan toplanıp satış ve tüketim aşamasına gelen gıdalarımızın üçte biri israf olup çöpe atılıyor...

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) desteği ile hayata geçirilen “Gıdanı koru sofrana sahip çık” projesi kapsamında İzmir’e gittik. Gıdada kayıp ve israfla mücadele yapılmasını, toplumsal bilinç ve farkındalığın attırılmasını amaçlayan bu sosyal sorumluluk projesini Türkiye’de Tarım ve Orman Bakanlığı yürütüyor.
Bu arada çok beğendiğim bir sloganları da var: “İhtiyacın kadar al, geleceğe çöp atma.” Uzmanların ifadesine göre tarladan toplanıp satış ve tüketim aşamasına gelen gıdalarımızın üçte biri israf olup çöpe atılıyor.
Sonuçta bu hem ekonomik bir kayba yol açmakta hem de çevre üzerinden olumsuz etkilere sebep olmakta. Neyse ki ülkemizde gıda israfı dünya ile kıyasladığımızda daha alt seviyelerde.
Ne mutlu ki Türk mutfağı atıksız kategorisinde çok iyi bir noktada. Çünkü bizim kültürümüzde arta kalan her yiyecek başka bir ürüne dönüşebiliyor. Kurutulur, konserve yapılıp kışa saklanır ya da her şey bir tencere yemeğinde buluşabilir.
Bu etkinlik kapsamında Gümüldür mandalinasıyla lokum, kolonya, reçel, komposto, tatlı ve mandalinalı erişte yapan kadın üreticilerle tanıştım. GÜMÖZ Kadın Kooperatifi’nin kadınlarının emeği, gücü ve motivasyonu beni çok duygulandırdı.

Her şeyi sapına kadar değerlendirmeliyiz

Hafif ezik, büzük, buruşmuş diye bir tek domatesi çöpe attığınızda, onu yetiştirmek için harcanan emek, su, gübre ve toprağı da çöpe atmış oluyorsunuz. Bir de üstüne ekonomik kayıp. Halbuki onu robotta çekip sos yapabilir, çorbaya katabilirsiniz.

Yazının Devamını Oku

Denizli: Yemekleriyle büyüleyen bir şehir...

2 Ekim 2021
Ekşi tatları sevenler için limon çorbası... Karamelize soğan sosuyla servis edilen taze fasulye yoğurtlaması... Denizli’ye özgü bu iki yemeği mutlaka denemelisiniz.

ŞEHRİYELİ LİMON ÇORBASI (4-6 kişilik)

NE LAZIM?

- 2 iri boy limon (Bodrum veya Çeşme limonunu öneririm)
- 2 su bardağı arpa şehriye
- 2 litre su (10 su bardağı kadar)
- 2 çay kaşığı tuz

Kestirme için;

- 2 yumurtanın sarısı

Yazının Devamını Oku