Klasik bir Alsancaklı

Daima genç kız ruhunda bir hanımefendi..

Haberin Devamı

Sosyal yaşamın simgelerinden, daima ilkeli, ahlaklı ve modern.. Herkesin işine, derdine koşan bir gönüllü.. Ailesi için çırpınan bir kadın.. Ve artık o, bir yazar.. Üstelik torununa aşık bir babaanne..

GÜLENGÜL USLU, bir İzmir klasiğidir.. Şehrini, ailesini, semtini ve çevresini ölesiye seven bir hanımefendidir. Sosyal yaşam ve dayanışmanın öncülerinden, modern, ilkeli, ahlaklı bir kadındır. Benim idealizmine hayran olduğum bir arkadaşımdır.
Ama bitmedi.. O, artık okunan, sevilen ve giderek ünlenen bir yazardır. Onunla söyleşi yapmanın vakti çoktan gelip geçmişti.. Bugün bu sevimli ve çalışkan kadını tanıtmaya çalışacağım. Bakın şuraya bir nokta koyuyorum. Eğer canı isterse ve cesaretlenirse, bir Ayşe Kulin, bir İpek Çalışlar, bir Canan Tan gibi ünlü bir romancı da olabilir.. Ne dersin Gülengül?.. Roman yazmayı denemelisin.. Haydi söyleşimize geçelim:
Yazarlık duygusu
?Yazarlık nasıl bir duygu?
?Bir çeşit tiryakilik..Bazen gecenin bir saati yatağımdan fırlayıp aklıma gelenleri yazmaya başlıyorum.. Okul yıllarımda edebiyat dersini çok severdim. Özel Türk Koleji’nde okudum. Şanslı bir kuşaktık. Harika öğretmenlerimiz vardı. Edebiyat öğretmenlerim Çamay Hanım ve Alev Hocamın üzerimde büyük etkisi ve emeği var. 12 yıl önce sevgili Hamdi Türkmen’in bana açtığı yolda Egeli Sabah Gazetesi’nde röportajlara başladım. Marika Corsini ile yaptığım ilk röportajımda, siz bana çok destek vermiştiniz. Ardından İzmir Life dergisinde birkaç yıl köşe yazarlığı yaptım. Sonra, Diva Dergisi yayın hayatına başladı. Orada genel yayın yönetmenliği, köşe yazarlığı ve röportajlar gerçekleştirdim. Halen Yeni Asır’da haftanın iki günü köşe yazarlığı ve pazar röportajları gerçekleştiriyorum. Genel yayın yönetmenimiz Şebnem Bursalı’ya ve yazmam konusunda beni destekleyen dostum Şenay Düdek’e teşekkür etmek isterim. Diva’da Reyhan Pastanesi Sohbetleri’nde konuklarımı ağırlıyorum. Her röportajda yeni insanlar tanıyor, her bir konuğumdan ilginç bilgiler ediniyorum. Her seferinde zenginleşerek yoluma devam ediyorum.
İzmir sevgisi
?Şehirle bütünleştin?
?Sevilen bir kişiysem ne mutlu bana..İnsanları ayırt etmeden severim..Bakkalım da, manavım da benim için değerlidir. İnsanları etiketleriyle benimsemem..Alsancaklı bir ailenin kızı olarak hayata merhaba demişim..Allah nasip ederse yine burada hayata veda edeceğiz! Ne yalan söyleyeyim bazen Alsancak Camisi’nin önünden geçerken tırsıyorum.. “Son yolculuk nasıl olacak” falan diye kuruyorum..
Alsancak Gazi İlkokulu’-nda annemi okutan öğretmen, benim de öğretmenim olmuştu. Büyük oğlum Fırat da bu okulda okudu. Alsancak’ta Musevi, Levanten ve Amerikalı arkadaşlarımla sokaklarda paten kayarak büyüdüm. Alsancak benim evim. Biz has Alsancaklılar, birbirimizi iyi tanırız. Hepimiz, her birimizin her şeyini biliriz. Neredeyse akraba gibiyiz yani. Ben sokakta gördüğüm hiç tanışmadığım ama göz aşinası olduğum insanlara bile selam veririm. Yazılarımda ve röportajlarımda elimden geldiğince İzmir’in ve Alsancak’ın sorunlarına değiniyorum. Çorbada bir nebze tuzum oluyorsa seviniyorum. Bana göre İzmir Türkiye’nin butik bir kenti. İnsanlar buraya yerleşmek için can atıyor.
?Kimleri, nasıl yazıyorsun?
?Röportajlarımda daha çok İzmirli konuklarıma ve başarı hikayelerine yer vermeye çalışıyorum. Yazı konusunda pek sıkıntı çekmiyorum. Türkiye’nin gündemi her an bizleri şaşırtan sürpriz haberle dolu..İzmir’de yaşadığımız olumlu ve olumsuz konuları da dile getiriyorum. Daha çok soft yazılar benimkisi..Hayat zaten yeterince zor..Bir de ben ağır konulara girmeyeyim diyorum!
Favori mekanlarım
?İzmir, Çeşme, Ege favorilerin?
?İzmir’de sevdiğim o kadar çok mekan ve semt var ki.. Özellikle Alsancak mekanları ağır basar. Reyhan Pastanesi favorimdir. Oradaki tatları gittiğim hiçbir ülkede bulamıyorum. Winston Tea House’de otururum..Sevinç Pastanesi’nin de ayrı bir yeri vardır. Satrbucks Cafe’de sabahları bir bardak Latte içerim. Oğlum Murat ve ortağı Ümit’in mekanı Rouge var..Cafe Rouge, Alsancak’ta yeni mekanını açtı. Suşi konusunda İzmir’de bir numara. Suşi tiryakisi olarak sık sık orada yemek yerim.
Torpil gibi olacak ama doğal olarak oğlumun mekanlarında geçiyor Çeşme yaz gecelerim.. Yıldızburnu Rouge ve Çeşme Marina Rouge’da oluyorum genellikle..Maria’nın Bahçesi, Tuval, Wine House, Winston Tea, hep sevdiğim, takdir ettiğim mekanlar..
Kuşadası, Foça, Bodrum, Ayvalık..Özellikle Foça’da balık yemeği severim. Bodrum’un sonbahar ve kışını yaza tercih ederim.
Hayran olduklarım
?Hayran olduğun İzmirliler?
?Başta babam Muammer Uslu elbette..Dünya yakışıklısı ve efendisi bir insandı..Annem Bülent Hanıma çok şey borçluyum, ona taparım. Amcam Haşmet Uslu, İzmir’in simge isimlerinden biriydi..Marica Corsini’yi unutamam.. Sevgili arkadaşım Ahmet Piriştina’nın, Leyla Figen’in, Zeynep Tatari’nin vefatlarına, ancak kardeşimi kaybetsem bu kadar üzülürdüm. Yine erken giden dostum Mehmet Köstepen var. Başta Kemal Çolakoğlu ve ailesi olmak üzere bir çok yakın dostum vardır. Bu yıl kaybettiğimiz Tekin Çullu, Hayri Şen de önemli simge isimlerdi.
Unutamadığım hatıram
?Unutamadıkların?
?Gazeteciliğe yeni başladığım günlerde sevgili Ahmet Piriştina ile röportaj yapmak üzere buluştuk. Ben sıkı hazırlanmışım, sorular soruyorum.. Piriştina cevaplıyor. Teybi bir kontrol edeyim dedim ki, basıyorum düğmeye hiç ses yok! Bende bir panik, dokunsalar ağlayacağım. Piriştina, meşhur kahkahasını atarak beni yatıştırmaya çalışıyor..”Dur heyecan yapma” diyor. Meğer heyecandan yanlış tuşa basmışım! Neyse ki bütün konuşmalar sağlıklı bir şekilde kaydedilmiş.
Bir de; İstanbul’dan bir anım var. Sevgili arkadaşım Yılmaz Özdil, bana Ali Kırca ile röportaj ayarlamıştı..Gerçekten de dört dörtlük bir söyleşi oldu. İstanbul dönüşü çantamdan kaset çıkmadı. Kahrolmuştum. Sanırım kaseti şeytan aldı götürdü!

Haberin Devamı

Babaanne olmak harika bir duygu
Torunu Defne’ye sarılan Gülengül Uslu, “Babaanne olmak harika bir duygu. Ben daha önce sanki hiç aşık olmamışım. Defne benim en büyük aşkım oldu.. Boynuma sarılıp ‘Babaanneciğim’ dediği an benim için dünya duruyor” dedi.

Haberin Devamı

Ailem en büyük hazinem.. Büyük oğlu Fırat Alpiskender, gelini Gamze, torunu Defne, küçük oğlu Murat Alpiskender ile gördüğümüz Gülengül Uslu, annesi Bülent Hanımefendi’yi de katarak, en büyük hazinesinin ailesi olduğunu söyledi.


Gülengül ile sohbet, daima keyifli geçer
Gülengül Uslu ile yine bir pastanede buluştuk. Pastanede, kafede, ev toplantılarında veya sosyal buluşmalarda Gülengül ile sohbetten büyük keyif alırım. İzmir’den dünyaya açılan bir ilkeli, dürüst ve modern bakışı vardır.

 

Yazarın Tüm Yazıları