Meslektaşlarımız birçok ad taktı; ‘Erdoğan’ın Kongresi’, ‘Biat Kongresi’, ‘Bağlılık Kongresi’ gibi...
Zaten Cumhurbaşkanı Erdoğan kongreye her türlü hâkimdi.
Gölgesi delege ve partililerin üzerinde geziyordu adeta.
‘Erdoğan’ın adı geçtiğinde alkış kopuyordu.Böyle bir lider dünyada var mıdır? Yok denirse yanlış olur.
Aziz Sancar’ın, Nobel’i kazanmakla tüm dünyaya şöyle seslenmiş olduğunu yazıyor:
“ - Atatürk Cumhuriyet’inde, kimseye etnik kökeninden, inancından dolayı ayrım yapılmamıştır. Herkese fırsat eşitliği tanınmıştır.
- Kürtçü bölücülerin ve şeriatçıların propagandaları külliyen yalandır. Cumhuriyet, ayrımcılığa karşı çıktığı gibi, Laiklik ilkesiyle de herkesin inancına saygılı olmuştur.
- Cumhuriyet; fikri özgür, inancı özgür, barışçı insanlar yetiştirmiştir.
Antalya’da 1 milyon yatak kapasitesi olduğunu söyleyen Gürdal, “Ama şunu açık söylüyorum, yüzde 20’si zor dolacak. Bu, şu demek; bu yaz turizm dip yapacak. Bunu çok açık beyan ediyorum. Ben soruyorum çünkü... Bu şuradan tespit edilir. Bakınız havalimanında uçaklar fır hattı kiralar normalde ama bu sezon kiralanmadı. Uçaklar da fır hattını kiralamadılarsa gelmiyor demektir” dedi.
Turizmcilerle her gün görüştüğünü kaydeden eski Bakan Gürdal, “Antalya suyu çekilmiş bir ırmağa döndü, çok üzülüyorum. Bunun her yere tesiri olur çünkü turizm 360 sektörle çalışıyor, 360 sektör. Bu durum yumurtacıdan tavukçuya, dereotundan maydanoza varıncaya kadar her şeye tesir eder. Yalnız bu sezon değil biz bunu 3-4 senede zor atlatırız. Bu bakımdan farklılık yaratmamız lazım” diye konuştu. Antalyalılara sabır dilemek gerekiyor.
19 MAYIS UNUTTURULAMAZ...
ANKARA’da yasak masak tanımadan CHP öncülüğünde Anıtkabir’e yürüyen Atatürkçü Cumhuriyet gençliğinin heyecanı, Şişli’den Dolmabahçe’ye gürül gürül akan Türkiye Gençlik Birliği’nin seliyle birlikte değerlendirilirse... Silinmek istenen 19 Mayıs ruhunun bu topraklardaki geleceğine dair umutlarımız yeniden yeşerdi.
Bu aziz millet, her daim zorluklardan çıkış yolu bulma konusundaki kudretini herkese göstermeye muktedirdir. Samsun’da da böyleydi, bundan sonra da böyle olacak.
Doğum günün kutlu olsun Atam...
Tahsin ÖZDEN
Kemer’de durum vahim
TURİZM VE TİCARET BİTTİ
Kurtuluş yıllarında bile Fransız kuvvetlerine direnmesini bilmiş, yabancı güçleri savaşarak kovmuştur. Bunun yanında komşusu ve kardeşi Suriye halkının her zaman huzurunu istemiş, bu konuda çaba harcamıştır.
Bir Kilisli olarak 1950 yıllarında yaşadığımız bir anım var. Rusya-Suriye ile siyasi bir yakınlık kurmuştu. Yapılan anlaşmaya göre Rusya, ‘Suriye sınırına herhangi bir müdahale benim sınırlarıma yapılmış bir tecavüzdür’ demişti. İnsanlarımız bu anlaşmaya çok üzülmüştü. Zira, halk Suriye’nin komünist rejimi altına girdiği kaygısını taşıyordu. Hatta sınır ötesi kent ve köylerde yaşayan akraba ve yakınlarının komünist olma olasılığı düşündürücüydü.
Kilis halkı yer yer toplandı, Suriye’ye girerek onları bu sıkıntıdan kurtarmak istedi. Zira, komünistliğin inançları yok ettiğini, kötü bir yönetim tarzı olduğu düşüncesi hâkimdi. Gerekirse savaşacaklarını belirten Kilis halkının eylemine devlet idaremiz izin vermedi, böylece topluluk yatıştırıldı.
Biz de gezdik; daha muhteşem olacağını beklerdik ama olmadı... Her şey son anda tamamlanmış, daha birçok şey eksik...
Almanya’nın standı açılıştan 10 gün sonra bitirilememişti.
Giriş çok pahalı; 60 lira. Dört kişilik bir ailenin geliş-gidiş masraflarını, etkinlik alanında bir şeyler yediğini de sayarsanız hayli pahalıya çıkıyor.
Bir gün TBMM’nin Florya’daki misafirhanesine davet edildi. Tanıdık siyasetçiler ve birkaç doktor arkadaşımız vardı. O görüşmede bir dostumuz “Özdemir Bey’i tanımanızı istedik” dedi. İnsansız uçak üretiyormuş. Türkiye’de bir ilk olacakmış... Üç oğlu varmış; ortanca oğlu Amerika’da insansız uçak üzerine master yapmış...
Akıllı candan, sıcakkanlı samimi ve dürüst bir mühendis olduğunu söylediler. Nitekim daha sonra dost olduk; o bizi, biz de onu sevdik.
Bir gazeteci için bulunmaz bir haber olabilirdi... Ancak bir vekil “Özdemir Bey’in Çan Grubu ile yürüttüğü bu projesinin basında duyurulmasının zamanı geldi” dedi. Ancak doktor dostumuz “Olmaz, İsrail kendi açısından tehlikeli sayacağı için ailenin can güvenliği söz konusu olur... Yani casusluk tehlikesi var” diye karşı çıktı.
Neyse, Bayraktar’ı bir şekilde ikna ettik. Abartmadan Türkiye’ye ve kendilerine bir zararı olmayacak şekilde ‘kapalı’ şekilde kaleme aldık.
Nitekim bu yazı ile gazeteciler peşine takıldı. Bizim ‘Kokpit’çi Uğur Cebeci ile tesislerine gittik; “Amerika’da bile böyle bir proje daha henüz yeni gelişiyor” dediğini unutmayız.
“Kentin kalbi için çalışıyoruz” diyerek çalışmalarını sürdüren en büyük ilçe belediyesi Muratpaşa Belediyesi, tarihi Kaleiçi’nin UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alması için büyük adımlar atıyor.
Bu konuda bir alan yönetimi planı gerektiğini belirten belediye başkanı Ümit Uysal “Plan için herkesin katkısını bekliyoruz.
İlla da biz önde olalım diye bir iddiamız yok.
Yeter ki, ortak amaç çercevesinde bu plan ilerlesin” diyor. Eylül veya ekimde Kaleiçi Çalıştayı toplanacağını söyledi.