Yalçın Bayer

Ne berbat şeyler yiyoruz

6 Temmuz 2018
HEKİM değilim.

Sağlık konusunda da çok engin bilgim yok. Ana hammaddesi mısır olan; sahte, GDO’lu, ilaçlı, hormonlu, kanser yapıcı, güçten düşürücü arızalı karışımlarla beslenmiş hayvanların ve bitkilerin ürünlerini (yumurta, tavuk, balık, süt, yoğurt, peynir, et, sebze, meyve) tüketmeyi reddetmeliyiz.

Tohum, gübre, ilaç, yem sektörlerini ele geçirmiş olan 10 kadar çete (küresel) holding 50-60 yıldır bizleri göstere göstere zehirliyor.

Genetiği değiştirilmiş (GDO’lu) mısırdan üretilen nişasta bazlı şeker (NBŞ), yedikçe yediren monosodyum glutamat (MSG-Çin tuzu), bünyenin kabul etmediği sahte yağlar, tadı-tuzu olmayan hormonlu meyve-sebzeler bizleri hastalıklı, ilaçlara bağımlı, düşünme/üretme yetileri azalmış, tembel varlıklara dönüştürüyor.

Saatlerce magazin, spor, laklak programlarını izleyen insanlarımız Canan Karatay, Ümit Aktaş, Ahmet Rasim Küçükusta, Yavuz Dizdar, Osman Müftüoğlu, Ahmet Aydın, Kenan Demirkol gibi sağlık uzmanlarının ilettiklerini pek kaale almıyor.

Yazının Devamını Oku

Cumhuriyet'te yeni seçim

5 Temmuz 2018
CUMHURİYET Vakfı Yönetim Kurulu’nun seçimleriyle ilgili açılan davada İstanbul Asliye Mahkemesi bu seçimi iptal etmişti.

Buna karşı Yargıtay’a yapılan itiraz sonunda önceki gün Asliye Mahkemesi kararını onayladı. Bu durumda Cumhuriyet gazetesinde yeniden seçim yapılacak.

Alev Coşkun’un açtığı davada, 18 Şubat 2014 tarihli Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu toplantısını iptal eden yerel mahkemenin kararını onamıştı. Şu anki vakıf yönetimi bu karara da itiraz ederek davayı Yargıtay’a taşımıştı. 

Yargıtay 8. Dairesi önceki gün verdiği kararla 5 yıldan beri süren hukuk mücadelesini sonuçlandırdı. Ve Asliye Mahkemesi kararını onayladı. Alev Coşkun’un hukuk mücadelesinden sonra şimdi ne olacak?

Bu durumda herkes Yargıtay’ın kararına uymak zorunda. Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu dün gazetede yaptığı açıklamada özetle şöyle dedi: “Hukuka aykırı, siyasi ve taraflı bulsak bile kesinleşen kararlara uyma yükümlülüğünü elbette yerine getireceğiz; meşruiyet ve hukuk dışına kesinlikle düşmeyeceğiz... Ama öte yandan Cumhuriyet gazetesinin tarihinde, geleneklerinde, genlerinde olduğu gibi kolayca pes etmeyecek, teslimiyetçi olmayacak, son ana kadar gazeteciliğin temel ilkelerini ve gereklerine uygun şekilde gazeteciliğe devam edeceğiz.” 

Açıklamanın sonunda, “Ödün vermeden güvenilir habercilik çizgisini yine kendi yağımızla kavrularak sürdüreceğimizi umuyoruz” deniliyor. Anlaşmazlığın kaynağı olan 2.4.2013 tarihli yönetim kurulu seçimi tekrarlanacak. O tarihteki yönetim kurulundan 10 kişi hayatta. Bunlar Orhan Erinç, İnan Kıraç, Alev Coşkun, Akın Atalay, Şükran Soner, Hikmet Çetinkaya, Mustafa Balbay, Nevzat Tüfekçioğlu, İbrahim Yıldız, Şevket Tokuş.


Yazının Devamını Oku

Çocuklarını koruyamayan devlet

4 Temmuz 2018
SON zamanlarda, küçük çocuklarla ilgili istismar, kaçırılma, öldürülme haberleri, gündemi işgal etmeye başladı.

Yeni bir durum değil zaman zaman bu içerikli haberler ortaya çıkıyor. Kısa sürede gündemden çıkıyor ama artık saklanamayacak bir gerçek olarak toplumsal vicdanı örseliyor.

Devlet yetkilileri, her çocuk istismarında ‘kimyasal hadım’dan, ‘idam cezası’nı geri getirmeye kadar çareleri dillendiriyorlar da ortada sadra şifa bir çare yok!

Çocukların sapıklardan korunması için hangi tedbirlerin alındığı/alınacağı konusunda kamuoyuna tatmin edici bir açıklamada bulunulmuyor.

Kripto bir cemaatin devlete sızmış elemanları amansız takipler sonucunda başarıyla yakalanıyor, içeri atılıyor, sokaklarda küçücük sabiler,

Yazının Devamını Oku

Başkanlık modeli üzerine sorular

29 Haziran 2018
CHP Ankara Milletvekili Nihat Yeşil “Nevi şahsına münhasır başkanlık modeli, başkana ‘özerklik’ mi getiriyor” diye sordu.

Yeşil’in, yeni Başkanlık yönetim modeli hakkında bazı soruları ve endişeleri var.

Yeni modelde Başkan: Tek Adam... Danıştay idari işlemler hakkında artık “yerindelik” denetimi yapamayacak. Meclise paralel ‘Mini Kurullar Modeli’ getirilmiş. Bakanlıklar ve bakanlar ise adeta bir moderatör rolünde, izleyici-denetleyici ve danışma konumuna indirgenmiş. Başkanlık Ofisleri ise il yönetimlerinin ve/veya büyükşehirlerin merkezi uzantısı halinde mi örgütlenecektir?

Nihat Yeşil, “Sunulan yönetim modelinde bazı konular net değil” dedikten sonra devamında diyor ki:
“Ekonomi ve finans merkezli geliştirilen bu Başkanlık modelinde, kalkınmanın mekânsal ölçeği ve yönetim ayağı il ve bölge düzeyinde mi gerçekleşecek? Bir diğer deyişle bölgesel kalkınma alt ofisleri/konseyleri veya ajansları mı kurulacak? Kurulacaksa bunlar ne kadar yerel, özerk ve kime bağlı olacak ki ulus devlet modelinden ve TBMM’den azade olası kontrolsüz bir evrilmeye karşı fiili hangi fren mekanizmaları geliştirilmiştir?”

 

‘BEN KOLTUK  SEVDALISI DEĞİLİM’

MALATYA Pötürge’de iki dönem belediye başkanlığı yapan Dr. Necdet Ayaydın, CHP’de İBB Meclis üyesi Hüseyin Sağ gibi tepkili: “Ben koltuk sevdalısı olmadım, hizmet etmek istedim, İstanbul İl’de görev yaptım, iki kez aday adayı oldum, herkes benden uzaklaştı. Sağlık konusunda o kadar çalıştım anlamadılar; 200 doktorla çalıştay düzenledim, kitaplar yazdım, kimse ilgilenmedi. CHP böyle olmamalı...” dedi.

CHP’nin oy kaybının hiçbir zaman genel merkezde sorgulanmadığına dikkat çeken

Yazının Devamını Oku

Antalya’da duayen siyasetçi Subaşı listeleri altüst etti

28 Haziran 2018
ANTALYA’da İYİ Parti’nin başarısının mimarının sağ siyasetin önemli ismi Hasan Subaşı olduğu anlaşıldı. Milletvekili sayısı 14’ten 16’ya yükselen Antalya’da İYİ Parti nedeniyle partilerin oyları düşüş kaydetti.

DYP’den 1990-99 yılları arasında iki dönem belediye başkanlığı yapan, DP Genel Başkanlığı için Mehmet Ağar’la yarışan 2. sıradaki Hasan Subaşı’nın (68) isminin önüne Feridun Bahşi (MHP kökenli, Meral Akşener’in avukatı, İYİ Parti kurucusu), arkasına da Tuba Çokal (Manavgatlı diş tabibi) konuldu. İYİ Parti 17.02 oy aldı. Bu nedenle geçen dönem iki milletvekili olan MHP bir milletvekilliğine düştü, Bahçeli’nin danışmanı Abdurrahman Başkan yine Meclis’e girmeyi başardı.

CHP yine 5 üyelikte kaldı, AKP de aynı şekilde bir kayıpla 6 milletvekili çıkardı.

Meral Akşener’in İçişleri Bakanlığı sırasında gece yarısı operasyonu ile Emniyet Genel Müdürlüğü’ne atadığı Kemal Çelik AKP listesinden 6. sırada seçildi. Çelik, DYP’den bir dönem milletvekili olmuş, MHP’den büyükşehir belediye başkan adaylığında yarışmıştı.

HDP, 7 Haziran’da çıkardığı (Saruhan Oluç), 1 Kasım’da kaybettiği milletvekilliğine (Kemal Bülbül) yeniden sahip oldu.

 

CHP’DEKİ SP’LİLER KİM?

SAADET Partisi, ana muhalefetin kontenjanından 3 vekili Meclis’e gönderdi. CHP’nin, uzun zamandır milletvekili çıkaramadığı Adıyaman, Karabük, Karaman, Kars, Kastamonu, Kırıkkale, Kırşehir, Kütahya, Nevşehir, Şanlıurfa ve Yozgat’ta SP ve İYİ Parti’nin oylarıyla birer milletvekili çıkardı. Sputnik’in haberine göre Elazığ’da SP’nin aldığı %3.4’lük oy ittifak gereği %10.6 oy alan CHP’ye eklendi. Bu sayede CHP, 40 yıldan fazla bir süredir milletvekili çıkaramadığı Elazığ’dan bir milletvekili çıkarmış oldu. Bu isim Tunceli’den, Elazığ’da kendi isteğiyle aday olan Gürsel Erol oldu.

CHP kontenjanından TBMM’ye giren üç SP’li; Prof. Dr.

Yazının Devamını Oku

CHP 7 milletvekilliğini korurken bir önceki seçime göre % 24.89 oranında oy kaybetti: Trakya’da AKP bastırıyor

27 Haziran 2018
MİLLETVEKİLİ sayısı 7’ye yükselen Tekirdağ’da AKP’den 3 (Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, Mustafa Yel ve Çiğdem Koncagül), CHP’den 3 (Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, İlhami Özcan Aygün ile Candan Yüceer) milletvekili seçildi.

İYİ Parti’den Enes Kaplan 7. milletvekili oldu. Kaplan’ın seçilmesi CHP ve MHP oylarıyla gerçekleşti.

Edirne’de ve Kırklareli’nde sayı yine ikişer vekilde kaldı.

CHP Tekirdağ listesinde seçim sıralamasında yapılan tercihler CHP’yi 4’üncü milletvekilliğinden etti. Geçen dönem 3. sıradaki Av. Emre Köprülü, bu kez 4. sıraya konuldu ancak başarılı olamadı. Muharrem İnce, geçen perşembe günü Köprülü için Çorlu’da miting yaptı. Köprülü, Çorlu’dan beklenen oyu alırken Süleymanpaşa, Çerkezköy ve Kapaklı’daki göçmenlerinden ‘darbe’ yedi.

- Trakya’da CHP oylarındaki düşüş yerel seçimler öncesinde örgütleri endişelendirdi.

1 Kasım 2015 seçimlerinde %45 ile 267 bin 409 oy alan CHP, bu seçimlerde 17 bin 276 oy kaybetti. MHP de 60 bin olan oyunu %12 oranında kaybederek 48 bin 661’e geriledi. Tekirdağ’da AKP oylarını 3 bin arttırdı. HDP’nin oyu da 25.4 bine yükseldi.

- İYİ Parti, Tekirdağ’dan başka Edirne’de de bir milletvekilliği (Orhan Çakırlar) kazandı. - Edirne’nin vekil sayısı 3’ten 4’e çıkarken, CHP aynı milletvekillerini (Okan Gaytancıoğlu ve Erdin Bircan) yeniden Meclis’e gönderdi. AKP, oyunu 4 bin arttırdı ve Fatma Aksal milletvekilliğini kazandı. CHP’nin oylarında yüzde 10 düşüş oldu.

- Kırklareli’nde CHP’den Vecdi Gündoğdu ile Turabi Kayan ile AKP’den Selahattin Minsolmaz ikinci kez Meclis’e seçildiler.

-

Yazının Devamını Oku

Danıştay’dan ‘gölet’ için örnek karar

22 Haziran 2018
BAHÇEŞEHİR-Ispartakule ve Boğazköy halkının ellerinden alınan spor ve park kamu alanları için sürdürdükleri mücadelede haklılıkları bir kez daha Danıştay 13. Daire Mahkemesi’nce onandı.

2015’te Bahçeşehir Gölet’te Türkiye’de en üst karar mercii olan Danıştay’ın verdiği “Şehircilik ilkelerine aykırı ve kamu yararı gözetmediği” özetiyle belirtilen karara; Başakşehir Belediyesi ve ihaleyi alan inşaat şirketi itiraz etmişti.

Sonrasında da itiraza yanıt bile gelmeden inşaatların yapımına ve dükkan satışına devam edilmiş, Danıştay’ın inşaatların yürütmesinin durdurulması kararını yerine getirilmemişti.

Hatta o dönem Başakşehir Belediye Başkanı bugün İBB Başkanı olan Mevlüt Uysal hakkında Küçükçekmece Savcılığı’na, görevini yerine getirmediği ve görevini kötüye kullandığı yönünde Bahçeşehirliler Derneği Başkanı Uğur Barış Karabulut ve Başakşehir CHP Meclis Üyesi Mimar Hilal Erbakan’a vekaleten Av. Fuat Ekin tarafından suç duyurusunda bulunulmuş, savcılık dosyası verilmişti.

Aradan geçen 2 yılın ardından Danıştay 13. Daire Mahkemesi tüm üyelerinin oybirliği ile yapılan itirazları reddetti. Böylece bir kez daha inşaatların yürütmesinin durdurulması yönündeki karar onanmış oldu. Esas numarası 2016/2657 olan kararda “Yürütmenin durdurulması kararının kaldırılması istemli dilekçede ileri sürülen nedenler, Dairemizce verilen 09.04.2015 tarih ve 29321 sayılı Resmi Gazete’de ilan edilen dava konusu ihale işleminin yürütmesinin durdurulmasına ilişkin kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden ‘İstemin reddine’, 22.05.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi” demektedir.

Karabulut dün yaptığı açıklamada, “İnşaatlar sürerse Danıştay kararı bu kez de uygulanmaz ise kanunları uygulamayan görevliler hakkında görevi kötüye kullanma ve bölge halkının kaybettiği haklarından dolayı tazminat davaları açılacaktır” dedi.

Bahçeşehir’deki gölet rant savaşları karşısında, İBB Başkanı, Av. Mevlüt Uysal ne diyecektir?

 

GÜNÜN SÖZÜ

Yazının Devamını Oku

Adalarda faytonlar yasaklanmamalı... Bu öneriye ne dersiniz!

21 Haziran 2018
İSTANBUL sevdalısı mimar A. Asaf Erem, ciddi bir öneride bulunuyor:

Adalardaki faytonların kaldırılacağına dair haberlere, İBB’nin de hemen Sayın Tayyip Erdoğan’ın söylemini irdelemeden Adalar’da uygulanamayacak bir karar ile faytonları yasaklama niyetini açıklamasına şaşırdım kaldım. Faytonlar, Adalar’ın senelerden bu yana gelen, kaldırılması yerine bana göre güzelleştirilmesi, korunması ve geliştirilmesi gereken ulaşım araçları ve nostaljik güzellikleridir. Sayın Cumhurbaşkanı’na ve Adalar Belediye Başkanı’na bir tweet attım, henüz bir cevap alamadım.

Belçikadaki Brugge’de katanalar ile çekilen çok güzel faytonlar ve pırıl-pırıl bay ve bayan fayton kullanıcılarını bir görseniz siz de bu faytonlara ve şehirlerine kattıkları güzelliklere imrenirsiniz.

İstanbul’u idare eden maalesef İstanbullu olmayanlar, daha evvel buraları hissederek yaşamadıkları için tarihi ve kültürel kentin hatıralarını ve nostaljilerini maalesef bilemiyorlar. Mesela Haliç, Sütlüce, Sahilbent gibi eski vapurlarımızı jilet yaptırmışlar ancak bir tek yetkilinin aklına o güzelim vapurları yenileyip nostaljik Boğaz turlarında kullanmak akıllarına gelmemiştir. Oysa Amerika’da Mississippi Nehri’ndeki tarihi yandan çarklı vapurların halen kullanıldığını anımsatırsam ne demek istediğimi gayet iyi anlayacağınızı ümit ederim.

Evlerimizde otomatik garaj kapılarımızda ve panjurlarımızda kullanılan yatay şarj edilebilir aküler ile donanmış ve güçlü motorlardan (rotor) faytonların arkadaki iki tekerleği de birleştirecek şekilde bir aks yapılsa ve içine de bu akülü yatay motor kullanılsa, sorun çözülmüş olur. Atlar, yokuşlarda devreye alınacak aküler sayesinde zorlanmayacak ve düşmeyecek, dolayısıyla da kendilerine eziyet edilmiş olunmayacaktır.

Adalar’da faytonların yerine konulmak istenen elektrikli minibüsler tam bir ucubedir. Eskiden Kadıköy-Bostancı-Fenerbahçe arasında çalışan açık, yazlık tramvaylardan ilham alınsaydı, şirin görselli minik minibüsleri koymayı düşünebilirlerdi belediyecilerimiz... Bu çirkinlik Adalar’a taşınamaz; sunduğum öneri dikkate alınmalıdır. Faytonları nostaljik güzelliklerine, pırıl-pırıl görselliklerine kavuşturmak ve faytoncuların da kılık-kıyafetleri kadar onlara yeni bir ruh vererek Adalar’da faytonlu ulaşımı daha konforlu, rengârenk hale getirerek yaşatmanın, İstanbul’un nostaljisini bilen biz İstanbullular için bir zevk ve görev olduğunu düşünüyorum.

GÜNÜN SÖZÜ

“Yüreği yılmadan düşen, dizleri üstünde de savaşmayı sürdürür.” Seneca

ESKİ TAS, ESKİ HAMAM...

Yazının Devamını Oku