Sıtkı Şükürer

Canımız sağolsun hayat EXPO’dan ibaret değil

1 Aralık 2013

BİR film vardı. “Hayallerim Aşkım ve Sen...” EXPO güzel bir hayaldi. İkinci defa kaybettik. Sanki “acıların çocuğuyuz”.
Olsun biz yine işe olumlu yönden bakalım.
Neticede İzmirimizi tanıttık. Bazen “galip sayılır bu yolda mağlup”. Az değil 183 ülkenin gündemine kentimizin adını soktuk. Böylesi organizasyonlar için “boyumuzun nasıl yeteceğine” dair giderek tecrübeleniyoruz. Kahpe dünya, bize bu işlerin “bütçe” meselesi olduğunu öğretiyor.
Bir gün mutlaka. Ama farklı organizasyonlarla. Lütfen, artık EXPO defterini kapatalım.

Pragmatizm bir yere kadar

BAŞBAKAN’ın dershaneler konusundaki tavrı en çok “laik kesim” insanlarını mutlu etti.

Yazının Devamını Oku

Uzun ince yoldayız

24 Kasım 2013

KÜRT politikası öyle kolay bir şey değil. PKK var, PYD var, Barzani var, Talabani, Pejak ve diğerleri var.
Üstüne üstlük, altı petrol denizi olan topraklar var, cari açığımız var. Hepsinden önemlisi bu ülke vatandaşı 15 milyon Kürt var, milyonlarca ortak aile var...
Yani, siyaset, sosyoloji, ekonomi, kültür, evrensel demokrasi... Akla gelebilecek ne kadar konu varsa Kürt meselesi ile ilintili.
Dolayısıyla, kestirmeden çözümler, köşeli tutumlar, sihirli formüller yok.
Uzun ince bir yoldayız. Anladığımız, tarihin yeniden şekillendiğidir. Sancılı bir süreç kaçınılmazdır.
Şu aşamada en önemli şey şiddetin durmuş olmasıdır.
Amaç Türk-Kürt kardeşliği ve dayanışmasını temin etmektir.

Yazının Devamını Oku

İzmir medeniyeti yükselirken

17 Kasım 2013

SİYASETİN zaptedilmekte zorluk çekilen bir “öfke” üzerinden yapılmaması gerekiyor.
Açık söyleyelim, bu yaklaşımlardan “rasyonalite” çıkmaz, demokrasi hiç çıkmaz, buram buram ötekileşme yeşertilir, daha ileri aşamaları “kaos”tur.
Bir tıp doktoru olduğunu bildiğimiz CHP İzmir Milletvekili sayın Aytun Çıray’ın yeni yayınlanan “İzmir Medeniyeti Yükselirken” isimli kitabını okurken bu düşünceleri içinizden geçiriyorsunuz.
Sayın Çıray, belki de muhalefetin başka türlü yapılamayacağını düşündüğünden, siyasi iktidarı hemen her icraatı üzerinden eleştirdikçe eleştirmiş.
Sayın milletvekilinin kendi bakış açısı yönünden fikirlerini açıklaması son derece olağan bir şey.
Ancak, kendince önemli düşüncelerini “İzmirlilik” paydasına oturtmaya çalışarak, bir “biz” kampı oluşturmaya gayret göstermesi, bana “kutuplaştırmaya” hizmet etmek gibi geliyor.
Hep söylüyoruz. Ne CHP, ne AK Parti, ne de diğer partilerin mensupları ve onlara oy veren kitleler çok farklı insanlar değil.

Yazının Devamını Oku

Fenerbahçe vah vah

10 Kasım 2013
SPORDA, siyasette ve benzer konularda, tarafı olduğunuz kesimin “her koşulda” başarılı olmasını ister misiniz?


Sağlıklı bakış açınız dumura uğramamışsa “her koşulda” lafının sınırlarını tespit etmeye çalışırsınız.
Örneğin tuttuğunuz takımın sportmence mücadele etmesi gerektiğini düşünür, şikeyle gelebilecek başarılara itirazınızı baştan koyarsınız.
Siz böyle düşünmekte beraber, bazen üzerine toz kondurmadığımız “değer”inizi yönetenler, size rağmen, belki sizi de mutlu etmek için “altına bakır karıştırmayı” tercih edebilir.
Bu tutumları bir biçimde ortaya çıkınca, size düşen büyük bir “şok” yaşamaktır.
İlk anda, kabullenemezsiniz, isyan edersiniz, başka ihtimallerden medet ummak, rahatlamak istersiniz.
Esasında derinlerinizde ciddi bir şekilde “incinmişsinizdir”.

Yazının Devamını Oku

Galiba demokratikleşiyoruz

3 Kasım 2013
HDP’nin eş başkanı Sebahat Tuncel, “Sarıgül’ü desteklemek zorunda değiliz” diye bir demeç verdi.

Bu cümleden, “Esasında doğal olanı desteklememiz ama...” gibi bir anlam çıkıyor.
HDP, askeri vesayet dönemi sonrası Türkiye’sinin beklenen bir oluşumuydu.
Bilindiği gibi, eski Türkiye’nin mağdurları arasında iki kesim ön plana çıkmıştı.
Muhafazakarlar, kuyudan ilk çıkan oldu ve 2002 yılından beri iktidarlar.
Kürtler, biraz da şiddeti yöntem olarak seçmişliğin dezavantajı nedeniyle ülkenin yeni yönetim profilinde içlere sindirilmekte zorluk yaşıyorlar.
PKK ve onun lideri Abdullah Öcalan bu gerçeğin farkında.
Doğru bir proje

Yazının Devamını Oku

Siyaset konsolide olur mu?

27 Ekim 2013
TÜRKİYE’deki siyasi dengelerin nasıl teşekkül edeceğini kim çözebilir? İnanın, çok zor bir denklem bu.


Örneğin CHP’liler İstanbul için Sırrı Süreyya Önder’e BDP ve türevi bir partiden aday olmasın diye baskı yapıyor.
CHP denilince akla, ulusalcı mirasa sahiplenme, Kürtlerin taleplerine karşı duruş geliyor. Aynı CHP, seçimlerde AK Parti’ye karşı Kürt seçmenin kendilerine yöneleceğini düşünüyor ve bu pek çoğumuza garip gelmiyor.
Böyle bir şey nasıl olabilir? Bu ‘dilemma’yı tartışmak gerekiyor.
Akıl karıştıranlar
Gelecekte Türkiye’de siyasi pozisyonlar, giderek yumuşayacak olsa da, “muhafazakar” ve “laik” eksenler üzerinden şekillenecek.
Kürtleri siyasi tavır yönünden homojen bir yapı olarak kabul etmek, hele silahlar sustuktan sonra, çok ciddi bir yanılgı olur.

Yazının Devamını Oku

İstanbul vah vah...

20 Ekim 2013

İSTANBUL; doğası, sinerjisi ile müthiş bir yer.
Kentin, içinden kaynayan, adeta agresif bir temposu var.
İlk etapta bu havadan etkileniyorsunuz.
Ancak bir müddet sonra çok “yorucu” bir şehirde olduğunuzu hissediyorsunuz.
Biz İzmirliler genelde İstanbul’a hayranlık ve hasetle karışık bakarız.
Her nedense mukayeseler ve eksiklenmeler bu kent üzerinden yapılır.
Oysa yerleşim yerlerinin yaşam kalitesini değerlendirirken böylesi “koşuşturmalı” bir düzene sahip kentler muteber addedilmezler.

Yazının Devamını Oku

Andımız ve sosyetik Kürtler

13 Ekim 2013
HAFTA başında gazetelerde İzmir’de bazı gençlerin ‘Andımız’a sahip çıktıklarına ve dernekleşmeyi düşündüklerine dair haberler okuduk.


İyi niyeti tartışmıyorum. Kentimizde oldukça geniş bir kitle, laik, ulus devlet modelimizin elimizden kaydığı, ülkenin bölüneceği ve giderek bir din devletine dönüşeceği endişesi yaşıyor.
Bu yaklaşım özellikle, İzmir kıyı yerleşim yerlerinde çok baskın.
Mesela Kütahya’ya bakıyorsunuz, oraların sivil toplum kuruluşlarının yöneticileriyle konuştuğumuzda, AK Parti’nin her icraatına derin bir şüpheyle bakmadıklarını gözlüyorsunuz. “Beyim” diyor, kentin önde gelen bir ismi, “Biz öteden beri sağ partilere oy veririz. Zamanında Adalet Partisi’ni, sonrasında ANAP’ı, Doğru Yol’u destekledik, şimdilerde AK Parti var. Buralardan Halk Partisi’ne oy çıkmaz.”
Mesele, Anadolu’nun pek çok yerinde bu kadar basit.
Demoktar İzmir
Oysa İzmir bambaşka bir ruh halinde.

Yazının Devamını Oku