Paylaş
“Kız dur, acele etme. Daha kesin değil, sadece yüzde 99.99 ihtimal” diyecektik ki...
Bir baktık tekrar almış soyadını.
Zeynep Nazlı Sabancı bunu, iddialar ilk ortaya atıldığında da yapmıştı.
Yani soyadını silip sonra geri yazmıştı.
Belli ki delleniyor delleniyor, sonra yukarıdan bir müdahale geliyor, yalıda herkes tekrar kol hizasında sıraya giriyor...
Bu gelgitler de sosyal medyanın diline düşüyor tabii: “Ben size söylemiştim, Nazlı tıpış tıpış geri yazacak soyadını” diyen çok.
Zor bir durum.
“Dünyanın en iyi evliliği”ni yaptım sanarken, kim ister ki kocasının başka çocuğu çıksın?
Tek mesele tükürmemek.
Yahut tükürdüysen de yalamamak.
Her şeyden önemlisi, “üvey anneliği” içine sindirmek.
Yenidoğan’da yeni iddia
Kadıköy’den arayan bir okurum, Yenidoğan skandalında adı en çok geçen isimlerden Güney Hastanesi’nin sahibi Ayşe Müzeyyen Yurtoğlu’nun Feneryolu’ndaki iki dairesini oğlunun arkadaşının üzerine geçirttiğini, mal kaçırıyor olabileceğini anlattı.
Çünkü suçluların malvarlıkları için alınmış çeşitli tedbir kararları var.
Hem ilgilileri uyarmış olalım hem de Ayşe Hanım’ın bir yanıtı olursa, bu köşenin kendisine açık olduğunu hatırlatalım.
Pastası 13 Nisan’da
Fahriye Evcen 4x4 fosforlu yeşil aracıyla kar pozu verdi.
Birçok kişinin çöp arabasına benzettiği aracın fiyatının yaklaşık 6 milyon olduğu yazıldı.
Bu arada araç eskiymiş, Burak Özçivit kullanıyormuş. Ben en çok mahallenin pastacısına üzülüyorum.
Biliyorsunuz, Fahriye Evcen kendisinin, eşinin ve çocuklarının doğum günlerinde yaptırdığı göz kanatan pastalarıyla meşhur.
Belli ki ilk doğum gününde bunun da pastası yapılacak.
En yakın Karan’ın doğum günü var, 13 Nisan’da. Bir buçuk ay var, hayda hayda yetişir.
Pastayı Antep fıstığıyla kaplasa cipin rengini tutturabilir mi acaba?
Lübin ne demek?
İrem Derici ile Sevda Türküsev arasındaki kavga dallanıp budaklanarak kök salıyor. Bilmeyenler için özeti şu: Derici ve Türküsev aynı uçağa düşüyorlar. Derici ve ekibinin gülerek, küfürlü konuşarak çevreye rahatsızlık verdiğini söyleyen Türküsev uçaktan inince bununla alakalı bir video çekiyor.
Videoyu gören Derici, “Sus kız mutsuz lübin! Uçağa binerken bizimle gülüyordu. Lüzumsuz abla!” diyerek cevap veriyor. Sevda Türküsev de olayı mahkemeye taşıma kararı alıyor.
Peki olayda kim haklı, kim haksız? Haklı yok bence, iki ayrı haksız var. İrem Derici’nin deli dolu üslubu belli. Malum, küfür de ağzına yuva yapmış, benim de payımı almışlığım var bir pazar sabah sabah.
Ama Sevda Türküsev’in tavrı da ayrıca can sıkıcı.
Yaşama sevinci ve heyecanı olmayan, buz gibi soğuk, her türlü değişikliğe karşı mürebbiyeler gibi. Gürültüden çok rahatsız olduysan, söyleyiverirsin, olur biter.
Koca uçakta bir tek Türküsev rahatsız olduysa acaba insana mı tahammülü az? Derici’ye önerdiği gibi acaba kendi mi özel uçsa?
Kaldı ki uçaktan inince havaalanında çektiği videoyu izledim, kendisi de gayet bağırarak konuşuyor paylaşımda.
Ya bırakın ya, zaten hasret kaldık, gürültü olsun da kahkahadan olsun.
Bu arada Türküsev’e “mutsuz lübin” demiş ya İrem Derici. Ne demek diye baktım, bulamadım. Polonya’da bir şehir falan çıkıyor. Açıklasa da bilsek...
Paylaş