Yerli ve milli Türkiye gururu…

MARKALAŞMAK gerçekten zor iş.

Haberin Devamı

Hem de çok zor.

*

Çünkü markalaşma serüveni, uzun bir dönemi içine alıyor.

*

Ve o dönem içinde hiç tökezlememeniz gerekiyor.

*

O yüzden Türkiye’nin yüz akı haline gelmiş, yurtiçinde ve yurtdışında ülkemizi hakkıyla temsil eden markaları fazlasıyla önemsiyorum.

*

Hele hele üretimin içinde gıda gibi hassas bir ürün varsa, markalaşmanın önemi katmerleniyor.

*

Bunları niye anlattım?

Yerli ve milli Türkiye gururu…

Çünkü geçenlerde Ekici Peynir’in kaptan köşkünde bulunan Burçin Ekici ve Elçin Ekici Öztürk’le bir araya geldim.

*

Çok güzel bir sohbet oldu.

*

Hem markanın hikayesini ilk ağızdan dinledim, hem de sektörün içinde bulunduğu duruma objektif tutma fırsatı buldum.

*

Haberin Devamı

Açıkça söylemeliyim ki; Ekici markasının dünya pazarında bu denli büyüdüğünü bilmiyordum.

*

Tamam, markanın Türkiye’deki etkisi herkesin malumu ancak Çin’de, ABD’de Türk peyniri yendiğini de bilmiyordum kardeşim.

*

Sağ olsun Ekici ailesi marka konusundaki cehaletimi güncel rakamlarla giderdi.

*

Ekici Peynir, 2024 yılının ilk yarısında özellikle ABD ve KKTC pazarlarında kayda değer bir büyüme sağlamış.

*

Yıl sonunda ise ABD pazarında yüzde 100 büyüme gerçekleştirmiş.

*

Şu anda, Almanya, Belçika, Bulgaristan, Irak, Suudi Arabistan, BAE, Kuveyt, Ürdün,

Libya, Afganistan, Azerbaycan, Özbekistan, Türkmenistan ve Malezya’ya ihracat yapıyorlarmış.

*

Yani yüzde 100 yerli ve milli bir marka, neredeyse dünyanın her köşesine Türk peynirini götürmüş.

*

Hikayenin gerisini Burçin Bey, anlatsın:

PEYNİRİ SEVDİRDİK

“İhracat serüvenine Körfez ülkelerinden başladık. Elbette rekabet çok fazlaydı. Mısır ve İran gibi üreticilere yakın bir bölge olması zorluk derecesini artırdı. 2021 yılında ise Amerika ihracatını başlattık. Bu pazar inanılmaz hızlı gelişiyor. Geçen yıl yüzde 100 büyüme oranına ulaştık. Amerikalı Türk peynirini tanımaya ve sevmeye başladı.

AVANTAJI KAYBETTİK

Ürünü tanıtma ve sevdirmede sorun yok ancak kur konusunda sıkıntılarımız var. Üretim maliyetlerimiz sürekli artarken maalesef döviz kuru sabit kalıyor. Bu da ihracat alanındaki rekabet gücümüzü etkiliyor. Son dönemde rakiplerimize karşı fiyat avantajını tamamen kaybettik. Çünkü fiyat istikrarını sağlayamıyoruz. İnanın, sırf pazarımızı kaybetmeyelim diye maliyete bakmadan ürün göndermek zorunda kalıyoruz. Bu sorunun hızla çözülmesi gerekiyor.”

*

Haberin Devamı

İhracata yatırım yapan kiminle konuşsam kur makası gündeme geliyor.

*

Elbette bu konu son derece önemli.

*

TÜROFED, AKTOB ve BAİB bu sorunu yüksek sesle dillendirmeye devam ediyor.

*

Çözüm nasıl sağlanır inanın orasını ben de bilmiyorum.

2025 HEDEFİNDE AVRUPA VAR

Elçin Hanım ise 2025 hedeflerinden bahsederken Avrupa pazarına dikkati çekti ve şunları söyledi:  

BEYAZ PEYNİR ÇOK SEVİLİYOR

“Zorluklar elbette var. Ama her şeye rağmen mücadelemiz devam ediyor. Hangi ülkeye girersek girelim beyaz peynirimiz kısa sürede 1 numaraya yerleşiyor. Avrupa’da büyümek bizim için önemli bir hedef. Özellikle İngiltere ve ABD pazarında yayılmak istiyoruz. Daha makineleşmiş bir fabrika hayalimiz de var. Bunun için gelişmeye, yenilenmeye, üretmeye devam edeceğiz.”

*

Hedefler, zorluklar bir yana…

*

Haberin Devamı

1957 yılında Ereğli’de başlayan bir üretim, 1979 yılında Antalya’ya oradan da dünyaya yayılıyor.

*

Neresinden bakarsanız bakın ortada büyük bir başarı var.

*
Patron elbette ki kazanıyor.

*

Ama bana kalırsa asıl kazanan Türkiye.

*

Bunu da altını kırmızı kalemle çizerek bir yere not etmek lazım…

BU NASIL FABRİKA?

Ben peyniri bugüne kadar sadece sofrada gördüm.

*

Üretimden, fabrikadan zerre anlamam.

*

Ama Burçin Bey’le fabrikayı gezerken iki konu dikkatimi çekti.

  • Hijyen
  • Teknoloji

*

Her yer bembeyaz, pırıl pırıldı.

*

Öyle makineler vardı ki zannedersiniz gezdiğim fabrikada otomobil üretiliyor.

*

Şaştım kaldım, bir o kadar da gururlandım…

Yazarın Tüm Yazıları