Paylaş
E pardon ama bence araçtan inmenin masumane bir hali olmaz, olamaz.
O araçtan inenin kafasındaki amaç haksız bir eylemde bulunmaktır, bu net.
Bazılarını gördük, anında geri vites yapanlar var. Arabadan iniyor paşam, görüyor ki kameraya çekiliyor, hooop geri biniyor aracına. Aslında neler oluyor, neler yaşanıyor da biz hepsini göremiyoruz maalesef.
O yüzden yurtdışında yaygın olan, arabaların önüne koyulan kameralar keşke bizde de zorunlu olsa.
Böyle böyle bu şehir magandalarının önüne de geçilir inanın bana.
Yani özetle biri arabadan inip sizin arabanıza doğru yürüyorsa, onun amacı saldırmaktır ve her türlü cezayı hak etmektedir.
Bu kadar basit.
Sanat toplum için yapılır
Çocukken okulda bir tartışma vardı. “Sanat sanat için mi, yoksa sanat toplum için mi” diye...
Usta sanatçı Edip Akbayram hayatını kaybetmeden önce bu soruya yanıt vermiş.
Demiş ki, “Sanat toplum için yapılır, ben toplumun melodik sesiyim.”
Öyle güzel açıklamalar yapmış ki sonrasında:
“Emek en güzel değerdir, emekçiler eli öpülesi insanlardır. Sanatçı günlük hayattan beslenir. Bazen bir sevgiyi paylaşır, bazen bir öfkeyi dile getirir.”
Kalmadı duygularını sizin gibi güzel ifade edenler maalesef.
En sonuncuları da böyle bir bir kaybediyoruz.
Büyük bir sesti Edip Akbayram.
İşimizden uzak dur Kıvanç
Kıvanç Tatlıtuğ, Londra’da aşçılık eğitimi almış. Bayağı da başarılıymış mutfakta. Hatta şehirde bir restoran açmayı planladığı falan söyleniyor.
Şeflere sormuşlar bu mevzuyu. “MasterChef”in jüri üyesi Mehmet Yalçınkaya “Zaten yakışıklısın, çok da iyi bir aktörsün, filmlerde dizilerde oynuyorsun, yemek işini de bize bırak, biz yapalım” demiş.
Yani “işimizi elimizden alma teşebbüsünde bulunma Kıvanç” uyarısı yapmış.
Aslında espri yapıyor Mehmet Şef. Ama ne yalan söyleyeyim söylediklerine hak vermedim değil.
Girerse bu işe de Kıvanç...
Hem restoranı dolar taşar, hem de şeflerin işlerini engeller.
Hatta yarın öbür gün kafasına esip jüri üyesi olacağım derse, onu bile olur.
O yüzden yapsın tabii ki istediği işi ama çok ön plana çıkmasına gerek yok sanki...
Her iddiaya inanmayalım
Ortamlara meze olacak çok konu var bizim ülkemizde.
Onlardan biri, oyuncuların dizilerden bölüm başına aldıkları ücretler.
Sanatçıların yılbaşı ve bayramlardaki sahne ücretleri de öyle.
Şimdi de konuşuluyor birkaç isim hakkında “Yok bölüm başı şu kadar alacak” diye.
Ama imkânı yok o konuşulan rakamları kazanmalarının.
Yok öyle bir piyasa...
Böyle rakamlar ortaya atılınca, haklı olarak okuyan da antipati kazanıyor o isme karşı.
İzleyeceği varsa izlemiyor, dinleyeceği varsa dinlemiyor.
Bunlar soğutma amaçlı algı operasyonları.
İnanmayın, kanmayın...
Vay be herkes sustu
Çok garip bu alem. Belki de yaşadığımız dönem böyle. Hatta belki de haklı mı acaba susup, sessiz kalanlar...
Bakın aylar geçti neredeyse menajer Ayşe Barım’ın tutuklanmasının üzerinden.
Ama sessiz kalanlar hâlâ susuyor.
En konuşmasını beklediklerimizin konuşmadığını görüyoruz.
O meşhur ‘her koyun kendi bacağından’ tabirinin nasıl doğru olduğunu görüyoruz.
Bence Barım dışarıya çıktıktan sonra eş-dost-çalışan listesini şöyle bir gözden geçirsin.
Çünkü sevinenler bile var bu duruma kendi çevresinden eminim.
Paylaş