Selim ONAT
Güneydoğu’nun görülmesi gereken en iyi 10 yeri
Binlerce yıllık geçmişiyle farklı kültürlerin bir arada yaşadığı, her birinin bir iz bıraktığı Mezopotamya coğrafyasında keşfedilmeyi bekleyen onlarca güzellik var. Yaz aylarında çok sıcak olan Güneydoğu’yu gezmenin ise tam vakti. İnsanlık tarihini değiştiren antik kentler, manastırlar, dağın zirvesine yapılan dev heykeller, mağara evler, tarihi camiler ve çarşılar sizi bekliyor. Üstelik gezerken tadılacak müthiş lezzetler de cabası!
Binlerce yıllık geçmişiyle farklı kültürlerin bir arada yaşadığı, her birinin bir iz bıraktığı Mezopotamya coğrafyasında keşfedilmeyi bekleyen onlarca güzellik var. Yaz aylarında çok sıcak olan Güneydoğu’yu gezmenin ise tam vakti. İnsanlık tarihini değiştiren antik kentler, manastırlar, dağın zirvesine yapılan dev heykeller, mağara evler, tarihi camiler ve çarşılar sizi bekliyor. Üstelik gezerken tadılacak müthiş lezzetler de cabası!
Fotoğraflar: Alamy
Fotoğraflar: Alamy
Bahar Akıncı – Hürriyet yazarı
Faruk Akbaş – Fotoğraf turları rehberi
Yakup Bedlek – Şanlıurfalı rehber
Soner Bacaksız – Gaziantepli rehber
Fatih Sultan Atmaca – Mardinli rehber
Faruk Akbaş – Fotoğraf turları rehberi
Yakup Bedlek – Şanlıurfalı rehber
Soner Bacaksız – Gaziantepli rehber
Fatih Sultan Atmaca – Mardinli rehber
Diğer adıyla Mor Gabriel Manastırı’nın ana binasındaki mozaikler, taş işçiliğinin zarifliğini yansıtan kabartmalarıyla o dönemdeki üstün sanatı yansıtıyor.
9- Kartal yuvası: MARDİN KALESİ / MARDİN
Eski Mardin’in tepesinde yer alan kale Sümer, Babil, Asur, Pers, Roma, Bizans, Emevi, Abbasi, Selçuklu, Karakoyunlu, Akkoyunlu ve Osmanlı medeniyetlerinin bir parçası olarak bugüne kadar ayakta kalmayı başarmış.
Eski Mardin’in tepesinde yer alan kale Sümer, Babil, Asur, Pers, Roma, Bizans, Emevi, Abbasi, Selçuklu, Karakoyunlu, Akkoyunlu ve Osmanlı medeniyetlerinin bir parçası olarak bugüne kadar ayakta kalmayı başarmış.
Anadolu’nun eski ve büyük camilerinden olan Ulu Cami İslam âleminin beşinci Harem-i Şerifi olarak kabul ediliyor.
5- 9 bin yaşında: DİYARBAKIR SURLARI / DİYARBAKIR
Eski Diyarbakır kentini içine alan kale iki yıl önce yanı başındaki Hevsel Bahçeleriyle birlikte UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alındı.
Eski Diyarbakır kentini içine alan kale iki yıl önce yanı başındaki Hevsel Bahçeleriyle birlikte UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alındı.
4- Taş ve ahşap işçiliği: DEYRULZAFARÂN MANASTIRI / MARDİN
Artuklu’da Süryaniler tarafından 5 yy’da inşa edilen manastır 639 sene boyunca dünyadaki tüm Süryanilerin patriklik merkezi olmuş. Mardin’in simgelerinden olan manastırın harç olmadan kenetleme sistemiyle yapılan taş tavanı, ahşap işlemeleri ve kemerleriyle dikkat çekiyor.
Artuklu’da Süryaniler tarafından 5 yy’da inşa edilen manastır 639 sene boyunca dünyadaki tüm Süryanilerin patriklik merkezi olmuş. Mardin’in simgelerinden olan manastırın harç olmadan kenetleme sistemiyle yapılan taş tavanı, ahşap işlemeleri ve kemerleriyle dikkat çekiyor.
3- Dünyaca ünlü: ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ VE ANTİK KENTİ / GAZİANTEP
Roma İmparatorluğu’nun milattan önce Fırat Nehri’nin kenarında kurduğu kent, Helenistik mimarinin en güzel örneklerini barındırıyor.
Roma İmparatorluğu’nun milattan önce Fırat Nehri’nin kenarında kurduğu kent, Helenistik mimarinin en güzel örneklerini barındırıyor.
Buradan çıkarılan 1700 metrekarelik eşsiz mozaiklerse aynı adı taşıyan dünyanın en büyük mozaik müzesinde sergileniyor. Dünyaca ünlü ‘Çingene Kızı’ ve ‘Mars Heykeli’ de burada.
UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki milli parkta Türkiye’nin tanıtımlarında kullanılan yüzlerce yıllık mitolojik dev tanrı heykelleri ve kabartmaları yer alıyor.
1- Dünyanın en eskisi: GÖBEKLİTEPE / ŞANLIURFA
Tarlasını süren bir çiftçinin şans eseri bulduğu bu yerin insanlık tarihini değiştireceğini kim bilebilirdi ki? Kazı çalışmalarıyla Göbeklitepe’nin 12 bin yıllık geçmişiyle dünyanın en eski arkeolojik tapınağı olduğunu ortaya çıkardı. Buluntular yerleşik hayata geçerken insanlığın dinsel ve inanç ihtiyaçlarını ortaya koyması açısından önemli.
Tarlasını süren bir çiftçinin şans eseri bulduğu bu yerin insanlık tarihini değiştireceğini kim bilebilirdi ki? Kazı çalışmalarıyla Göbeklitepe’nin 12 bin yıllık geçmişiyle dünyanın en eski arkeolojik tapınağı olduğunu ortaya çıkardı. Buluntular yerleşik hayata geçerken insanlığın dinsel ve inanç ihtiyaçlarını ortaya koyması açısından önemli.