MFÖ, yeni bir şarkı çıkardı. Denk gelmeyenler için yeni bir haber niteliğinde olabilir ancak geçen cuma yayınlanan şarkı merakları da üzerine çekti. 2023 Temmuz ayında kaybettiğimiz Özkan Uğur’un sesini duyabildiğimiz, müziğini dinleyebildiğimiz bu şarkı aslında MFÖ 50. yılını kutlarken hazırlandı.
Grubun ruhunu taşıyan bu son single, Candaş Tolga Işık’ın 5 Ekim 2021 yılındaki “Az Önce Konuştum” programında bahsedildi ve grubun sevenleri tarafından bir kenara not edildi. Özkan Uğur aynı röportajda “Şarkı hazır şu anda mastering’te” diye bahsetti. İsminin “Küsme Bana” olacağı da o zamandan belliydi.
Pandemi sonrasında çıktıkları turne sonrasında da bir röportaj veren MFÖ’den yine Özkan Uğur sözü alarak “Pandemi sırasında şarkıyı tamamladık. Teslim ettik. Yeni şarkı hazır. Belki best of değil yeni albüm yaparız” dedi. Mazhar Alanson ve Fuat Güner, bu özel şarkı için bir yazı kaleme aldı. Fuat Güner, “Hikaye, bir gün Mazhar’ın, yeni yazdığı bir şarkı sözü ile Özkan’a ve bana, ‘Çocuklar hadi bunu besteleyelim’ demesiyle başladı” dedi. İkili açıklamayı şu sözlerle devam ettirdi: “Rahmetli canımız Özkan’ımızın ve Fuat’ın evinde, birkaç ay, araştırma, çalıp söyleyip düzenleme ile geçen zaman, kardeşimiz Baran Çak’ın stüdyosunda, kadim dostumuz Turhan Yükseler’in katkılarıyla, deneme kayıtları ile devam etti. Daha sora şarkının söz ve müzikal rötuşları mix ve mastering aşamasına gelindi. Stüdyoda sound ve duyumuna güvendiğimiz İskender Paydaş dostumuz yeni bir düzenlemeyle şarkıyı son haline getirdi. Sırada şarkımıza, nasıl bir klip yapmamız gerektiği konusu vardı. Özkan’ımızın yokluğunda, en iyisinin, üçümüzün tüm geçmişini fotoğraf ve videolardan oluşan bir kolaj ile yapmamızın daha doğru olduğuna karar verdik. Umarız seversiniz. Tüm MFÖ ve müzik sevenlere sevgilerimizle.”
Bu şarkı vesilesiyle MFÖ’nün son dönemde verdiği tüm röportajları, 50 yıllık geçmişlerini bir de 90’lar tadını yakalayan son şarkılarını tekrar tekrar izlemiş olduk. Özkan Uğur’lu grubu görmek hem hüzünlü hem de gülümseten bir deneyim oldu. “Küsme Bana”yı dinleyince bir kez daha diyorsunuz ki özlenecek çok şey var.
Dikkat çekenler
∆ Dengi Dengine yeni şarkısı “Gizem”i yayınlandı. Grubun bu yeni şarkısı Anadolu pop havasını yakalayarak dile dolanıyor.
∆ Koyu, yeni şarkısı “Yaz Yağmuru” ile kaldığı yerden devam ediyor. Söz ve müziği Doğancan Kösegil’e ait olan bu yeni şarkı, 11 şarkılık yeni albümünün de habercisi.
∆
Asmalımescit’te konumlanan Blind, seyirci kitlesini geçen hafta sonu düzenlediği festival ile KüçükÇiftlik Park’a taşıdı. Bu tek günlük festivalin yıldız ismi ise Placebo’ydu. Blind’ın kitlesini oluşturan müzikseverler de alanda buluştu.
“Nereden biliyorsun” derseniz, buradaki konserleri kaçırmayan birçok arkadaşımla alanda rastlaşmamdan.
Festivali Onur Özdemir açtı. Hemen ardından İngiliz punk ikilisi Big Special ve Madrugada’nın solisti Sivert Hoyem solo projesiyle sahne aldı. Konserin analizini yapan çok oldu ancak benim dikkatimi iki nokta çekti. Öncelikle benim gibi Placebo’nun geçmişine hakim eski dinleyiciyi şaşırtmasıydı. Grup, eski şarkılarının yeni düzenlenmiş hallerini çaldı.
Şarkı başladığında “Tanıyorum bu melodiyi ama nereden” derken buluyordum kendimi.
Yeni düzenlemeler, bana şunu fark ettirdi, anılarımla özdeşleşen şarkıların yenilenmesini sevmiyorum.
Bir diğer ayrıntı ise izleyici ile ilgiliydi. Yaş ortalamasını birçok konsere oranla yüksek buldum. Z kuşağından ziyade Y kuşağı olarak adlandırılan Milenyumlar ve ondan önceki jenerasyona rastladım daha çok. Bu jenerasyonlar arası karma gözümün önünden gitmiyordu. Birlikte dans edip şarkılara eşlik etmelerini hatırladıkça da mutlu oluyordum.
Konserden geriye ise Placebo’nun vokalisti Brian Molko’nun asabiyetinden çok grubun verdiği hissiyat kaldı. Pazar günü gerçekleşen bu festivalin ardından ise aralıksız Placebo dinliyorum.
2015’te yayınladığı “Suspus”tan sonra yeni albümünün çıkması 9 yılını aldı.
Saygı1 konserinin etkileri devam ederken, 10 şarkıdan oluşan “Yatay Zeka” isimli albümünü “Abaküs” şarkısıyla tanıtan Ceza, sevenleriyle tepkililer arasına çizgiyi çekti.
2015 yılından bu yana albüm yerine single çıkaran Ceza, nihayet albümle gelse de dinleyicileri kesin bir şekilde ikiye böldü.
Hoş, herkesi mutlu etmesini bence o da beklemiyordu, ancak aldığı tüm yorumlar haklı mı tartışılır.
“Yatay Zeka”, 10 şarkılık bir albüm.
Ağırlıklı olarak Osmançello prodüksiyonları ve DJ Sivo’nun scratch’lerinin yer aldığı albümde Baneva, Şehinşah ve LesAKAramon’un düetleri bulunuyor.
Geçen hafta küllerinden doğan Snapchat yazılarını okurken, tamamen odak haline gelen kısa form videoların nasıl yönleneceğini merak ettim.
Mesela Vine da geri dönecek miydi?
Bu fikirlerime Luminate adlı bir şirketin araştırması yeni bir boyut kazandırdı. TikTok’un Amerika’da yasaklanma iddiaları nedeniyle ilginin YouTube’un kısa formdaki video yayınlarının yapıldığı YouTube Shorts’a yöneldiği açıkça belli oldu.
Luminate verilerine göre, YouTube Shorts büyüyerek TikTok’a yetişme yolunda ilerliyor. TikTok hâlâ en popüler platform olarak kalmaya devam ediyor.
2023’ün ikinci çeyreğinde, müzik dinleyicilerinin yaklaşık yüzde 33’ü TikTok kullandığını bildirirken, 2024’ün ikinci çeyreğinde de bu oranın aynı kaldığı görülüyor. Ancak YouTube Shorts, 2023’ün üçüncü çeyreğinde yüzde 28’den 2024’ün ikinci çeyreğinde yaklaşık yüzde 31’e yükselerek büyüyor ve TikTok da bu sırada duraksıyor.
Öyle ki 2025 yılında Tiktok’un pazar liderliğinin tehlikeye girebileceği konuşuluyor. Nedeni ise YouTube’un Google’dan sonra internetin en büyük ikinci web sitesi olması ve aylık yaklaşık 113 milyar ziyaretçi çekmesi.
Ayrıca Facebook’tan sonra en popüler ikinci sosyal ağ olan YouTube, aylık ortalama 2.5 milyar aktif kullanıcıya sahip. 2023’te günlük YouTube Shorts izlenme sayısı 70 milyara ulaştı ve platformda para kazanan yaklaşık 750 bin YouTube Shorts içerik oluşturucusu bulunuyor.
Online müzik dinleme platformları, telif hakları sahipleri için hem yeni bir gelir kaynağı hem de yeni bir risk alanı oldu.
Bu platformlarda son yıllarda ortaya çıkan ve giderek büyüyen sorunun adı ise streaming dolandırıcılığı.
Geçtiğimiz haftalarda Beatdapp Software Inc. ve Beatport güçlerini birleştirdi.
Yaptıkları araştırmada streaming dolandırıcılığının müzik endüstrisine yılda 2 milyar doların üzerinde zarar verdiğini belirttiler.
Peki, streaming dolandırıcılığı nedir?
Kısaca, sunum, izlenme sayılarını sahte olarak artırarak, sanatçıların ve telif hakları sahiplerinin haksız kazanç elde etmelerine, sahte bir popülerlik algısı yaratmalarına olanak tanıması denebilir.
Bu durum, platformların bütünlüğünü zedelerken, telif haklarının adil dağılımını da etkiliyor.
Bengü, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca düzenlenen Van Kültür Yolu Festivali kapsamında Van’da sahne aldı. Sanatçı, konserin sonunda söylediği “Ne mutlu Türküm diyene” sözü üzerine protesto edildi ve sahneye su şişeleri yağdı.
Ardından Cem Adrian’a da aynı festivalde su şişesi atıldı.
Olanca nezaketiyle Adrian “Elimdeki gülü az önce o şişeyi fırlatan arkadaşıma hediye etmek istiyorum” dedi.
Bu örnekler çoğalıyor.
Ücretsiz konserde de sık sık güvenlik ve sahneye atılan yabancı madde sıkıntısıyla karşılaşıyoruz.
“Etkinlikler ücretsiz olmasın” asla demiyorum ancak belirli kriterleri sağlamak, önden giriş formu doldurmak gibi dinleyicinin emek verecekleri bir durum yaratmak gerekiyor.
Seyirci emek vermediği her konuda böyle hoyrat davranmaya devam ettikçe sanatçıların da seçimleri etkilenecek.
EN DOĞAL HAKKI
Global arenada ücretli müzik servisi üyeliklerini de mercek altına alan “Music Ally Quarterly Report: International Focus 2024” raporunda ülke değerlendirmelerine bakarken yerli sanatçılarımıza da rastladım.
Örneğin Ebru Yaşar ve Siyam’ın birlikte seslendirdiği “Yoksun” geçen yıl Hollanda genelinde en çok izlenen 20 video arasında yer alıyor.
Almanya’nın geçtiğimiz yıl en çok dinlenen ve izlenen 20 şarkısı arasında ise Ayliva ve Mero’nun “Sie Weiss” yer alıyor.
Tanıdık tüm isimlerin bunlardan ibaret olması ise oldukça üzücü.
İngilizcenin dominant olduğu ülkelerde listelerde olmayı beklemiyoruz fakat Almanya ve Hollanda gibi ülkelerde en az iki şarkı beklentimiz hâlâ yüksek.
2024 sonu yayınlanacak rapordan daha çok bilgi vermek en büyük ümidim.
Dikkat çekenler
◊ Ece Seçkin, yeni albümü “Spektrum”un ikinci teklisi “Atmıyor Nabzım”ı yayınladı. Söz ve müziği Emrah Karakuyu’ya ait şarkı tam yazlık ve hareketli sahillere göre.
Aleyna Tilki, müzik kariyerinde zorluklar ve ertelemeler yaşadı.
Fakat her şeye rağmen her yeni çalışması üzerindeki beklentiyi artırdı.
Tilki, beklentileri dindirmek, isyan eden sevenlerinin içine su serpmek için X platformunda uzunca bir yazı yayınladı.
Genç solist, yeni albümünde büyük prodüktörler ve tanınmış müzisyenlerle çalışmak yerine, kendi tabiriyle “Müziği ruhuyla üreten, ancak sektörde fazla tecrübesi olmayan” müzisyen arkadaşlarıyla iş birliği yaptı.
Yeni albümünün iddialı yanı ise Tilki’nin “Herkesin çalıştığı insanlarla yapsaydım, çoktan çıkmıştı zaten. Ama gerçek halimi yansıtmıyordu” sözleri.
“Peki, bu gerçek hali neye benzeyecek” derseniz Tilki’den rock tınılarının yer aldığı bir albüm geliyor.
Tabii bu yeni projede taze beyinlerle çalışmanın da bir bedeli var ve yayın süreci uzadıkça uzamış durumda. Hatta bir İngilizce, bir Türkçe albüm bu yolda rafa kaldırıldı bile.