Çocuk yetiştirmenin düzeni olmaz

Çocuk yetiştirirken bence, sıradan bir anne olarak bilmeniz gereken ilk doğru nedir biliyor musunuz?

Haberin Devamı

Düzen diye bir şeyin olmadığı, asla garantisinin verilemediği ve kendinizle gurur duyduğunuz anda bir kazık yiyeceğinizdir.

Tabii bu mücadelemizi kesmemiz anlamına gelmiyor.

Yeğenimiz geçen gece annesi ve 2,5 yaşındaki kızı ile bize geldi. Çocukları yatırdıktan sonra muhabbete devam ediyoruz 4 yetişkin. Yeğenimiz, onların çocuksuz olduğu ve benim Sinan’ı doğurduğum dönemi hatırladı. Bizim evde salonda insanlar oturur, sohbet eder, güler ben içeride köpüre köpüre inatla durumun farkında olduğu için uyumayan çocuğumu uyutmaya çalışırdım.

Arada bir hışım salona gelir içeridekilere fırça attığım olurdu, ama çok nadir.

Özlem, beni şimdi anladığını itiraf etti. Hatta "Yine iyi dayanmışsın. Benim çıkan çıt sesine bile tahammülüm yok" diyor.

O zamanki bütün bu gayretimin sebebi, tabii oğlumu doğru uyku düzenine sokmaktı.

Bir ara sokmuştum da... Sonra 2 gecelik evden ayrılığım, onu allak bullak etmişti.

Yine de azimle uğraşıp bir şeyleri yerine yerleştirdim.

Uzun zamandır bu konuda düşünmeyi bırakmıştım. Çünkü geçen sene birinci sınıfa başlayan oğlum, sağolsun yatağına yatar, kitabını okur, ışığını kapar ve uyurdu!

Du.. Du.. Du...

Birinci sınıfta bunu yapan çocuk, son aylarda çığırından çıktı yine. Yatağında zor uykuya dalıyor. Üç kere salına salına gelip, "uyuyamıyorum" diye... Bazen bizim odada yatmak istiyor. Bazen benim onunla yatmamı istiyor. Oysa haftada bir gece bizim odamızda yatma hakkı vardı. Onu aştığı gibi, sabah olmadan bizim yatağa geliyor.

Yatağa bile sığamıyoruz artık!

Bütün pedagogların buna şiddetle karşı olduğunu biliyorum.

Hatta okul başvurularında bu soruyu, yani çocuğun tek başına yatağında uyuyup uyumadığını sorduklarını biliyorum. Gerçekten hassas bir konu.

Kişinin kendisine güveni için çok yanlış bulunuyor bu durum, ama bizim oğlanın kendine güveni hakkında duyduklarım, bu durumla eşleşmiyor.

Ne var ki bunun ileride bazı sakıncalar yaratacağını söylüyorlar. Belki ilişkilerinde, belki kendi yaşam düzenini kurmasında.

Sonuçta konuştum onunla. "Eğer böyle devam ederse Norma’ya (en azından senede bir görüştüğümüz pedagogumuz) gitmemiz ve bu konuyu beraber çözmemiz gerektiğini söyledim.

Uyanık, anladı onun nasıl biri olduğunu artık ve bana dedi ki, "Ama Norma hiç yatmama izin vermez!"

"Evet, hiç!" dedim ben de. "O yüzden biz bir formül bulmalıyız belki de!"

Ve bunun üzerine okulun ikinci döneminin de açılmasını fırsat bilerek bulduğumuz formulü uygulamaya koyacağız.

Bakalım becerecek miyiz. İkinci seçeneğim, zaten çatırdamaya başlayan yatağını çift kişilik yatakla değiştirmek. Çünkü yatak ona küçük geliyormuş!

Yazarın Tüm Yazıları