Paylaş
AMAÇ SURİYE’Yİ ENGELLEMEK
GAZZE’de Hamas’a, Lübnan’da Hizbullah’a büyük darbe vuran İsrail, Suriye’de Esad rejiminin devrilmesinden kendisine pay çıkarmıştı.
Ancak Esad rejimi döneminde Suriye hava sahasında istediği gibi operasyon yürüten Netanyahu hükümeti şimdi toprak birliğini inşa etmeye ve ülkeyi istikrara kavuşturmaya çalışan Ahmed Şara liderliğindeki geçici yönetimi bir tehdit unsuru olarak algılayarak Suriye’nin geride kalan askeri altyapısını yok etmeye çalışıyor. İsrail bu saldırılarla Suriye’nin caydırıcı bir askeri güce ulaşmasının önüne geçmeyi hedefliyor.
GÜNEYDE İŞGAL SÜRÜYOR
ESAD’ın devrildiği günlerde Lazkiye limanındaki askeri gemileri bombalayıp batıran İsrail, ulusal güvenliğini bahane ederek Golan Tepeleri’nin Suriye tarafına geçip işgali genişletmişti.
Beşar Esad devrildiğinden beri Suriye’ye geniş çaplı saldırıları sürdüren Tel Aviv yönetimi, önceki akşam ise başkent Şam, Hama ve Humus’taki askeri üs ve askeri altyapıyı hedef aldı. İsrail’in saldırdığı yerlerden biri de Hama’daki T4 askeri havalimanıydı.
T4 İDDİASI SONRASINDA
TÜRKİYE ve İsrail Dışişleri Bakanlıkları arasında son dönemde Gazze ve Lübnan saldırıları nedeniyle karşılıklı sert açıklamalar sürerken İsrail medyasında gündeme gelen Türkiye ve İsrail’in Suriye’de karşı karşıya gelebileceği iddiaları dikkat çekiyor.
İsrail mart ayında da işlemez hale getirmek için T4 havalimanının pistlerini hedef alan saldırılar düzenlemişti. Son olarak iki gün önce Middle East Eye haber sitesi kaynak göstermeden Türkiye’nin söz konusu üsse asker konuşlandırmaya hazırlandığını iddia etmişti.
ÖN ALMA ÇABASI
SURİYE’nin kuzeyinde terör örgütü PKK/YPG’nin bir terör koridoru oluşturmasının önüne geçmek için asker konuşlandırmaya devam eden Türkiye, hali hazırda Suriye’de istikrarın sağlanması için en güçlü desteği veren ülkelerin başında geliyor.
Milli Savunma Bakanlığı kaynaklarına göre ‘Suriye’deki yeni hükümetin talepleri doğrultusunda, Suriye ordusunun kapasitesinin artırılması kapsamında eğitim maksatlı üs kurulmasına yönelik değerlendirmeler devam ediyor.’
Bir yandan İsrail ve Arap medyasına Türkiye karşıtı spekülatif haberler pompalanırken belli ki İsrail, Suriye’de düzenlediği saldırılarla ön almaya çalışıyor.
SKANDAL AÇIKLAMALAR
İSRAİL Savunma Bakanı Israel Katz dün Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’ya HTŞ lideri olduğu günlerde kullandığı adıyla seslenerek “Suriye lideri Colani’yi uyarıyorum. Eğer düşman güçlerin Suriye’ye girmesine ve İsrail’in güvenlik çıkarlarını tehdit etmesine izin verirseniz ağır bedel ödersiniz” diye parmak sallıyordu.
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar ise bizzat Türkiye’yi hedef alan açıklamalar yaptı. İsrail’in Türkiye’nin Suriye, Lübnan ve diğer bölgelerde oynadığı ‘olumsuz rolden’ endişe duyduğunu söyleyen Saar, ‘Suriye’nin Türkiye’nin himayesinde olması için ellerinden geleni yapıyorlar’ dedi. Oysa Gazze’de ateşkesi bozanın, Lübnan ve Suriye’yi bombalayanın kim olduğunu herkes biliyor.
BAKAN FİDAN’IN UYARISI
TÜRKİYE Dışişleri Bakanlığı kaynaklarına göre, önceki gün Paris’te Fransa Avrupa ve Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot ile görüşen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, görüşmede İsrail’in artan saldırılarının bölgesel düzeyde istikrarsızlığa sebebiyet vereceğini söyledi. Çünkü 2011 yılından bu yana savaştan bıkan Suriyeliler artık rahat nefes almak istiyor.
Bu bağlamda geçtiğimiz günlerde İngiliz The Economist dergisinin yayınladığı bir araştırma ilgi çekiciydi. Ülke çapında farklı etnik ve dini grupların katılımıyla yapılan ankete göre Suriyelilerin yüzde 70’i geleceğe daha iyimser bakıyor. Yüzde 80’i Esad dönemine göre kendini daha özgür hissettiğini söylüyor. Ancak yüzde 58 ekonomik krizi en acil sorun olarak niteliyor.
Esad rejimi için konmuş yaptırımların hâlâ sürdüğüne işaret eden Economist, “Batı yaptırımları kaldırmalı ve uzun süredir acı çeken Suriyelilere parçalanmış toplumlarını yeniden inşa etmeleri için adil bir şans vermelidir” diyor. Gerçekten de Suriyelilerin daha fazla yıkıma değil, yapıcı adımlara ihtiyacı var.
Paylaş