Barselona ve KSK taraftarı!

Haberin Devamı

Neptunas Klaipeda’ya konuk olup, sahadan 83-90’lık galibiyetle ayrılıp, grup maçlarını nâmağlup unvanıyla bitirip, Eurocup son 32 M Grubu’nu lider olarak bitirmeyi garantilediği gün, Pınar Karşıyaka’lı bir dostla beraberdik.
Yüzünden düşen bin parça...
“Hayrola?” dedim.
“Sormayın” dedi, “pek keyfimiz yok...”
“Nasıl olur ?” diye üsteledim saf saf.
Önceden hazırlanmış ve taraftara çok zevk veren bir kumpasa düşmüşüm meğer.
“Şimdi Barselona taraftarını anlıyoruz” diye devam etti; “hep kazan hep kazan, bir an geliyor bıkıyor insan. Heyecan kalmıyor... Bilmiyoruz bu işin sonu ne olacak? Ondan pek keyfimiz yok...”
Arkasından, karşılıklı bir kahkaha krizi.

Çarşamba gecesi,
Bu kez sahasında konuk ettiği Litvanya ekibi Lietuvos Rytas’ı, dış saha beraberliğinin avantajına gerek bile kalmaksızın, 16 sayı farkla yenerek çeyrek finale çıktı KSK.
Yukarıdaki şakayı sürdürmeye kararlılar sanırım.
Çünkü medyaya yansıyanlara bakılırsa, moral bozukluğu tavan yapmış olmalı.
Kendisini tümüyle “bağırıp çağırmaya” vermiş olmalı taraftar...
Üzüntünün ve heyecan eksikliğinin şiddetine bakınız ki, Karşıyaka Arena’yı dolduran yeşil kırmızılılar, yaptığı tezahüratla, hem takımlarının adını çeyrek finale yazdırıp, hem de kaşla göz arasında, bir spor salonunda bu yolla ulaşılan en yüksek ses rekorunu, Galatasaray’ın elinden almayı başarmış...
“Kaf-Kaf taraftarları, 126.5 desibele çıkarak”, Abdi İpekçi Arena’daki 122.9 desibel, NBA’deki Sacramento Kings’in 126 desibellik rekorları, kırmış görünüyor...
Sosyal medyada, ölçümün birimi ve geçerliliği tartışılıyor şimdi.
Biz gündemi dağıtmayalım ve başta, bu işlerin, (tokat atmadan da başarılabileceğini gösteren) Ufuk Hoca olmak üzere, bütün sporcuları kutlayalım.
Yazıyı, yıllardır yazdıklarımı tekrar ederek bitirelim.
Yöneticiler ve sponsorlara sesleniyorum:
“Futbol şubesini bir süre dalgalanmaya bırakın. Basketbolun rızkını başkasına yedirmeyin. Birkaç takviye ile kanatlanabilecek bu takıma sahip çıkın. Kazanınca fotoğraf karesine girenlerden olmayın”.
Bu son cümleye, “yerel yöneticileri” de siz ekleyiverin; ben yazınca kızıyorlar!

Yazarın Tüm Yazıları