Paylaş
Trump ayağının tozuyla, gözü doymaz, haris ve pervasız bir tüccar edasıyla dünyayı parsellemeye koyuldu. Belli ki bu denli pervasızlığı ve küstahlığı zenginliğinden ve süper bir ülkenin başında olmasındaki gücünden ileri geliyor.
Bütün bunlara bir de geçen dönemdeki şaibeli seçim yenilgisinin kini eklenince, gözü bir şey görmeyen Trump, kelimenin tam anlamıyla bir kumarbaz hırçınlığıyla hareket etmeye başladı.
Şu ifadeye bakar mısınız; “İsrail, Gazze’yi bize (ABD’ye) verecek ve biz orayı Ortadoğu’nun en lüks turizm merkezi yapacağız. Burada yapacağımız masrafı da başta Suudi Arabistan olmak üzere bölgedeki diğer Arap ülkeleri karşılayacak.”
Aklı sıra çayın taşı ile çayın kuşunu vuracak ama kazın ayağı öyle değil. Çünkü İsrail, bu denli aşağılık bir pazarlamadan hiç memnun değil. Zira o, bu İslam beldesini, Tanrı’nın kendilerine vadetmiş olduğu toprak olarak görüyor. Sonuçta bu iki eşkıya (harami), dünyanın gözleri önünde, utanmadan, gasp ettiklerini zannettikleri bu toprağa çökmek için, en pis ve çok kirli bir pazarlığın içindeler.
Öte yandan aynı Trump, iki buçuk milyon Gazzeliyi sözde iskân ettirmek için babasının malı gibi görüp tasarrufta bulunduğu Mısır ve Ürdün topraklarını peşkeş çekmek için ilgili devletlere talimat veriyor. Onların bu durumu kabul etmeyişlerine de hayret ettiğini söylüyor.
Düne kadar NATO’ya alacağız vaadiyle Ukrayna’yı kışkırtıp savaşa sokan ve üç yıldır sürmekte olan savaşta para, silah ve mühimmatla destekleyen ABD, Trump’ın gelmesiyle desteği ve yardımı kestiği gibi Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski’yi aşağılayarak, hakaretler yağdırıyor.
Putin’le anlaşarak Ukrayna toprak ve madenlerini paylaşıyorlar. Bir kumarbaz edasıyla elini daha da büyüterek savaş süresince yapmış olduğu masrafları, Ukrayna’daki kıymetle madenlere çökerek tahsil edeceğini açıkladı.
Putin’le oturduğu pazarlık masasında, sözde ittifak halinde olduğu AB ve NATO ülkelerini de karşısına aldı. Tehdit diliyle NATO’dan çıkabileceğini bile söyledi.
ABD’ye güvenip yola çıkanların sonunun Zelenski gibi olduğunu gören AB ülke yöneticileri, hop oturup hop kalktılar; zira NATO olmadan savunmasız bir şekilde ortada kalacaklarını anladılar.
Trump, Putin’e yaklaşarak ABD’ye karşı olan Rus-Çin ittifakının da önüne geçeceğini hesap ediyor.
Ama karşısındakinin istihbarattan gelen yaman bir politikacı olduğunu unutuyor. Putin gibi siyaset kurdu, emlak pazarlamaktan başka bir şey anlamayan Trump’ı elli kez suya götürüp susuz getirir.
Aklı sıra Trump, bir taşla onlarca kuşu birden vurmak istiyor. Belli ki hırsı aklını örtmüş; zira onca tavşanın peşinde koşarken hepsini kaybetme ihtimali çok yüksek.
İlk raundun kazananı Putin; işgal ettiği Ukrayna topraklarına sahip oluyor. Daha önce işgal ettiği Kırım unutuldu bile. Daha şimdiden NATO’yu ve AB’yi çatlattı bile!
Putin bütün bu kazanımlarını, Trump’ın fevri ve uçuk çıkışlarına borçlu.
Pentagon ve ABD derin güçlerinin Trump’a daha ne kadar sabredebileceğini bekleyip göreceğiz.
Paylaş