Paylaş
13 açık tanık, 4 gizli tanık ve 4 şikâyetçiyle başlayan rüşvet ve yolsuzluk çarkının ne kadar büyük olduğu yeni isimlerin ortaya çıkmasıyla belirginleşiyor.
İş insanı Zafer Gül’ün, İmamoğlu’na yakın isimlerden Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık’ın baskısıyla ortağı Uğur Güngör’den ruhsat işlemleri için 6 milyon doları İmamoğlu’nun kasası Fatih Keleş’e verdiklerini, 13 daireyi bedelsiz İmamoğlu’nun bir diğer kasası Adem Soytekin’e rüşvet olarak bedelsiz devredildiğini anlatmasından sonra itiraflar artmaya başladı.
2009-2016 yıllarında Beylikdüzü Belediye Başkan Yardımcılığı görevinde bulunan, 2014-2016 yıllarında da İmamoğlu’nun yardımcılığını yapan Zeki Çanakçı’nın ifadesi de Beylikdüzü’nden İBB’ye uzanan rüşvet ve yolsuzluk sarmalını ortaya koydu.
Dosyanın tutuklu sanığı reklam şirketi sahibi Mehmet Muhittin Palazoğlu da İmamoğlu’nun sağ kolu Murat Ongun’un reklam gelirleri üzerinden naylon faturalarla İBB milyarlarca lirasının iç edildiğini anlatarak serbest kaldı.
İBB’nin Kültür A.Ş isimli şirketinde 11 yıl avukatlık yapan Selman Yarman’ın açık tanık olarak verdiği ifade ise 2019 ile 2023 yılına kadar şahit olduğu yolsuzlukları gözler önüne serdi.
SORUŞTURMADA YENİ BOYUT
İBB’deki yolsuzluk ve rüşvet operasyonu kapsamında 26 Mart günü “tanık” olarak ifade veren Hüseyin Aydın ise soruşturmaya yeni bir boyut kattı.
Basına yansıyan bilgilere göre, İmamoğlu’nun 2019’da İBB Başkanlığını kazanması sonrası, sözleşmeye aykırı kullanıldığı gerekçesiyle KİPTAŞ, Necmettin Şimşek’in sahibi olduğu şirkete tahliye davası açtı. Dava 30 Aralık 2019’da mahkeme tarafından reddedildi. 17 Ocak 2020’de sözleşmeye aykırılık tespitine istinaden ihtarname çekildi. Ardından İBB “kira sözleşmesinin feshi ve tahliye” için 30 Mart 2020’de dava açtı. 11 Kasım 2020’de tahliye kararı çıktı. İstinaf Mahkemesi’nin 13 Mart 2024 tarihli kararı ile dava KİPTAŞ lehine sonuçlanarak kesinleşti.
Bu karardan sonra Necmettin Şimşek ve aracı Hüseyin Aydın, mahkemenin kararına rağmen tahliyenin durdurulması için İmamoğlu’na yakın bir milletvekili T.A.’ya ulaştı.
Aydın ifadesinde, İBB şirketi KİPTAŞ’ın mahkemeden aldığı tahliye kararının durdurulması için İmamoğlu’na danışmanlık yapan eski bir milletvekilinin 500 bin dolar istediğini, 200 bin doları ödediklerini anlattı. Parayı vermelerine rağmen tahliye kararını durdurmadıkları için peşin ödedikleri 200 bin doları geri istediklerini ancak alamadıklarını söyledi.
SES KAYITLARINI VERDİ
Bu para yerine kendisine avukat R.A. adına düzenlenmiş senet verildiğini anlatan Hüseyin Aydın, ifadesi ile birlikte, parayı veren iş insanı Necmettin Şimşek için yaptığı T.A ve R.A. ile toplantının ses kayıtlarını İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na verdi. Aydın tüm bu detayları ifadesinde şöyle anlattı;
“Daha öncesinde Cumhuriyet başsavcılığımıza gelerek şikâyette bulunan Necmettin Şimşek’i yaklaşık 15-20 yıldır tanırım. Kendisi yakın arkadaşım olur. Mayıs 2024 yılında Necmettin beye KİPTAŞ üzerinden haksız bir tahliye kararı aldırılınca bu konuyu benimle konuştu. ‘Bu işi çözmek için tanıdık birisi var mı?’ diye sordu. Ben kendisine 27’nci dönem milletvekili olan avukat T.A’ya ulaşabileceğimi, Ekrem İmamoğlu ile arasının iyi olduğunu, kendisinin Ekrem İmamoğlu›nun danışmanı olduğunu söyledim. 2024 yılı haziran ayı gibi T.A’nın Taksim’deki ofisine görüşmek için gittim. Kendisine konuyu anlattım. T.A da bana bu konuyu çözebileceğini Ekrem İmamoğlu’nun Fransa’da olimpiyatlarda olduğunu geri döndüğünde bu konuya bakacaklarını ‘Rahat olun bir sıkıntı olmaz’ şeklinde telkinde bulundu.
“KİPTAŞ MÜDÜRÜNÜ BİZ GETİRDİK”
Bu görüşmeden bir veya iki gün sonra Necmettin beyle beraber yine aynı ofise gittik. Bu ofiste Necmettin Bey ile T.A. konular üzerine konuşup anlaştılar. Ancak bugün herhangi bir para konuşulmadı.
İki üç gün sonra Necmettin Bey ile yine T.A’nın yanına gittiğimizde T.A bize bu konunun hallolacağını hem siyasi hem hukuki bu işi çözebileceklerini, hepsinin kendi arkadaşları olduğunu söyledi. ‘KİPTAŞ Genel Müdürünü oraya biz getirdik’ dedi. Biz oradan ayrıldık. Hatırladığım kadarıyla 2024 yılının Kurban Bayramı’nın hemen öncesinde para konuşmak için yanlarına ben gittim. Necmettin beyden toplamda 500 bin dolar istediklerini, ön ödeme olarak 200.000 dolar alacaklarını söylediler. Ben de bunu Necmettin beye ilettim kendisi bunu kabul etti ve bu 200 bin doları T.A.ya götürüp teslim ettim. Ancak 2024 yılı temmuz ayı sonunda cebri icra yoluyla tahliye işleminin başladığını öğrenmem üzerine T.A. beyi aradım, kendisi bana ‘Merak etmeyin tahliye işleminin hemen durduracağız’ yanıtını verdi. Toplam 15-20 gün içerisinde tahliye işlemi gerçekleşti.
200 BİN DOLARI GERİ İSTEDİK, VERMEDİLER
Bu tahliye işlemi neticesinde ben T.A ile defaatle paranın tarafımıza iadesi için görüştüm, her görüşmemde beni oyaladı ve geçiştirdi. Yaklaşık 2 buçuk ay önce gittiğim görüşmede kendisi bana avukat R.A adına düzenlenmiş 200.000 dolarlık bir senet verdi. Ben kendisinin de imzalamasını istememe rağmen kendisinin siyasi olduğunu, böyle bir şeyi imzalamayacağını söyledi. Bundan 10 gün sonra yine R.A’nın ofisine gittiğimde başkaca bir delil elde edemeyeceğimi ve arkadaşım olan Necmettin beye bu olayda benim de mağdur olduğumu göstermek için telefonumla aldığım ve dosyanızı ibraz ettiğim ses kayıtlarını kaydetmek durumunda kaldım. Burada açıkça görüleceği gibi T.A. bizim danışmanlık ücreti olarak verdiğimiz parayı rüşvet parası olarak aldığını kendi beyan etmiştir. Bizim kendisine rüşvet vermek gibi bir amacımız olmasa bile yaşanan olay ortadadır bu yaşanan olaylarda Necmettin beye karşı KİPTAŞ tarafından yapılan hukuksuz uygulamanın durdurulması amacıyla alındığını anladığımız 200 bin dolar nedeniyle vicdanen çok rahatsız oldum. Ülkemizde yaşanan olaylardan sonra yurtdışına kaçabileceği kanaati bende oluşmuştur, takdir yüce Türk adaletinindir.”
Başından beri söylediğim zaman ilerledikçe tanıkların ve şikâyetçilerin sayısı artıyor. Belli ki, İBB etrafında kurulan yolsuzluk ve rüşvet çarkı, iddianame çıkana kadar daha da belirgin hale gelecek.
Paylaş