Paylaş
Güzelbahçe’de sıra dışı müfredat, 10 öğrenciyle sınırlı derslikleriyle dikkat çeken Özel Bilim Koleji’ni kuran Yıldırım, okul öncesi, ilkokul ve ortaokulun yanına önümüzdeki eğitim döneminde liseyi eklemeye hazırlanıyor.
ÖZEL Bilim Okulu... Üstün zekalı ve normal çocukların bir arada eğitim gördüğü bir kurum. Bu yapısıyla da bir ilke imza atan okulda öğrenciler kek yaparak, matematiği yaşayarak öğreniyor. Bilgiyi test yerine yaşam becerisine dönüştürme misyonuyla hareket ettiklerini söyleyen Özel Bilim Koleji’nin kurucu müdürü Recai Yıldırım ile hem eğitim sektörünün durumunu hem okulun kuruluş hikayesini hem de geleceğe ilişkin planlarını konuştuk. Eğitimde 37’nci yılının içinde olduğunu ifade eden Yıldırım, yıllarca sınıf öğretmenliği ve ilköğretim okulu müdürlüğü yaptıktan sonra 2005’te emekli olduğunu anlatarak, şöyle devam etti:
ROTAYI İZMİR’E ÇEVİRDİ
“Daha sonra İstanbul’daki çeşitli özel okullarda sınıf öğretmenliği, yönetici yardımcılığı ve okul müdürlüğü görevlerinde bulundum. Bu okullarda normal eğitimin yanı sıra üstün zekalı ve yetenekli çocukların eğitimi alanında da öğretmenlik ve yöneticilik yaptım. O dönem İstanbul’da bu alada bazı şeylerin yanlış yapıldığını gördüm. Aklımda hep İzmir vardı. Ve üstün zekalı ve yetenekli çocukların eğitimi için hiçbir adımın atılmadığını görünce rotayı İzmir’e çevirme kararı aldım.”
24 ÖĞRENCİYLE BAŞLADI
Özel Bilim Koleji olarak 2014’te İzmir Güzelbahçe’de 24 çocuk ve 20’ye yakın öğretmenle yola çıktıklarını belirten Yıldırım, “Tabii bir süre kendimizi anlatmak için uğraştık. Yıllar içinde zarar ettik ama vazgeçmedik. Bugün okul öncesi, ilkokul ve ortaokul alanında 80 öğrenciye ulaştık. Sınıf mevcudu 10’u geçmeyecek şekilde eğitimlerimizi veriyoruz. Ülkemiz eğitim sistemindeki yetersizliğin farkında bir eğitimci olarak, normal ve özel eğitim alanındaki dünya uygulamalarından hareketle, ülkemiz gerçeklerini gözardı etmeden yapılandırdığım eğitim programını, konunun uzmanı akademisyenlerin onay ve desteğini alarak uygulama fırsatı buldum. Çocuklarımızın eğitim ihtiyaçlarını gerçek proje ve ilkelere dayandıran, her şeyden önce samimiyeti ilke edinen, yönetici, öğretmen ve velileriyle gerçek bir ortamda buluşan bir okul hedefiyle yola çıktık” ifadesini kullandı.
MATEMATİĞİ KEK
YAPARAK ANLATIYORLAR
“MATEMATİK dünyanın her yerinde aynı” diyen Recai Yıldırım, önemli olanın bunu çocuğa nasıl sunulacağının olduğunu ifade ederek, eğitimdeki farkındalıklarını şöyle paylaştı:
“Biz, verilen bilginin teorik olarak kalmasına taraf değiliz. Bilginin yaşama dahil edilmesi, beceriye dönüşmesi gerektiğini savunuyoruz. Edinilen bilgiyle bir sorunu çözebilecek mi ona bakıyoruz. Sanat, teknoloji üretsin istiyoruz. Bu mantıkla da öğrenci merkezli bir eğitim rotamız var. Öğrenciyi sınava değil hayata hazırlıyoruz. Teoride öğretilenleri pratikte de göstererek eğitimi pekiştiriyoruz. Matematikte paydaları öğretmek için önce kek yapıyor, sonra da parçalara ayırarak dersi öğreniyorlar. Bu örneklemeyi her derste yapıyoruz. Yani yaşayarak öğreniyorlar.”
DÖRT TARAFI DUVAR OLMAYACAK
ÖZEL okul alanında emekleme döneminin sonlandığını ifade eden Recai Yıldırım, şu bilgileri verdi: “Şimdi bunu bir adım daha ileri taşıma zamanı. Okulumuzun yakınında bulunan ve eğitim tahsisli 10 dönümlük bir alanı Hazine’den aldık. Şimdi buraya fen ve Anadolu lisesini yapacağız. Şu an bulunduğumuz alan sadece anaokulu olarak kalacak. Yeni yerimizde ilkokul, ortaokul ve lise bir arada olacak. 2018-2019 eğitim öğretim yılına yetiştirmeyi hedefliyoruz. 4 milyon liralık bir yatırımla kuracağımız yeni kampüsümüz dört köşe beton olmayacak. Çocukların bahçeye rahat ulaşabilmesi adına en fazla iki katlı bir yapımız olacak. Sınıfları 15 kişi mevcutlu lisede fizik, kimya, biyoloji, mekatronik ve astronomi laboratuvarları olacak. Üniversite ve yurt dışıyla işbirliğine gideceğiz. Öğretmen değişim programları yapacağız. Burada üniversitenin yapamadığı öğrenciyi yetiştireceğiz. Mutlu mühendisler, sorun çözen, mücadele eden doktorlar yetiştireceğiz.”
KİMSEYİ KATEGORİZE ETMİYORUZ
ÖĞRENCİLERİNİN yüzde 80’inin üstün zekalı ve yetenekli çocuklardan oluştuğunu anlatan Recai Yıldırım, “Normalle harmanlanmış bir eğitim modelimiz var. Her derse ayrı bir öğretmen giriyor ama bir de kaptan öğretmenleri var. Bu kaptan öğretmen her öğrenciyi ayrı ayrı değerlendirerek eğitimi ona göre şekillendiriyor. İhtiyacı neyse onu veren bir yapı. Normal ya da üstün zekalı diye çocukları kategorize etmiyoruz. Çocukları birbiriyle yarıştırmıyoruz” diyor.
ARKEOLOJİDEN
GİRİŞİMCİLİĞE
MİLLİ Eğitim Bakanlığı’nın zorunlu derslerinin yanına başka dersler de eklediklerini ifade eden Yıldırım, “Milli Eğitim’in 26 saatlik programı var. Bu bizde 45. Ekstra 19 saat. İleri matematik, arkeoloji, kriminoloji, kriptoloji, yaratıcı düşünme, akıl oyunları, robotik, uzay bilimleri ve girişimcilik gibi derslerimiz var. Haftada 3 saat sanat dersi var. Yeteneğine göre müzik ya da görsel sanatlar odağında eğitimler alıyor çocuklar. Biz aynı zamanda bir ekolojik okuluz” diyerek, öğrencilerin ekip biçtiğini ve hasat yaptığını söylüyor.
PATLAKLAR
- Birinci sınıfta ödevin olmadığını söyleyen Yıldırım, “Diğer sınıflarda ise araştırma ve proje bazlı bir yapı var. Veli baskısına rağmen ödev vermiyoruz” diyor.
- Okulun aynı zamanda başöğretmeni olan Yıldırım, bu alanda yalnız yürüyen biri olduğuna dikkat çekerek, “Şu an en büyük sıkıntımız bizim standartlarımızda eğitim verecek öğretmen bulmak” diyor.
- Çocukların girişimcilik yönlerinin gelişmesi için de çalıştıklarını kaydeden Yıldırım, öğrencilerin zaman zaman pazarda zeytin, sabun sattıklarını dile getirdi.
Paylaş