Paylaş
Galatasaray da arkasına sığınacak bahane ararken elbette bu klişeye yüklenecek. Ancak şampiyonluk hedefiyle yola çıkan takımlar iç saha maçlarını kazanamazsa, puanları döke saça ilerlerse bedel çok ağır oluyor. Örnek vermek gerekirse, ‘Aklımız Manchester United maçındayken Karabük’ü yenemedik’ derseniz, gelecek sezon Manchester United’ın Şampiyonlar Ligi karşılaşmalarını ancak D-Smart’tan seyredersiniz!
Dramatik hatalar
Hızlı, dirençli ve kararlı Karabük ekibinin hakkını vermek gerekiyor öncelikle...
Galatasaray’ı skoru daha da geliştirebilecekleri bir oyunla yendiler. Ahmet, İlhan ve elbette Lua Lua başta olmak üzere bütün takım hem yüreğini hem de ciğerini koydu sahaya...
İyi yardımlaştılar, çok koştular, ikili mücadelelerde kararlı bir tavır sergilediler ve hak ederek maç kazandılar.
Peki bu süreçte G.Saray ne yaptı?
Kof bir babalanmayla oynadı, çok sayıda ve hepsi birbirinden dramatik hatalar yaptı ve neticede rakibine kendi sahasında boyun eğdi.
Cris’ten Melo’ya, Emre’den Umut’a bireysel performans manasında dibi gördü sarı kırmızılı ekip...
90 dakika boyunca koca Galatasaray takımının tek parladığı an Hamit’in iğne deliğinden geçirerek attığı pas ve bu pasla gelen goldü.
Ciddiyetsizliğin bedeli
Karabük’ün sahanın her alanında neredeyse ezdiği Galatasaray dönem dönem bunaltıcı bir baskı kurduysa da, dedim ya işte ‘kof babalanmadan’ öteye gidemedi.
Yakaladığı fırsatları ve ‘fırsatımsıları’ değerlendiremedi.
90 dakika boyunca panik taktiğiyle oynayan bu takımın geçen sezonla en ufak bir alakası yok.
Bu ciddiyetsizliğin bedelini sahasında 3 gol yiyerek ödedi Galatasaray.
Ders çıkarır mı, çıkarabilir mi ondan da pek emin değilim açıkçası.
Karabük’ü gönülden tebrik ederim.
Paylaş