Paylaş
Maç sonunda şut sayısı 23’e çıkacak, ancak skorda durum değişmeyecekti. Maçtan önce rotasyon yapmış olsalar da sahada Galatasaray takımının iyi oyuncuları olacağını söylemişti Okan Buruk ancak sanki biraz Jelert, biraz Metehan, hadi biraz da Kerem Demirbay dışında bazı oyuncuların bu durumdan pek haberi yok gibiydi.
SANKİ HAZIRLIK MAÇI
Sanki kupada çeyrek final çıkış maçı değil de, sezon öncesi bir hazırlık maçı izliyor gibiydik ve maçın ilk dakikasından son dakikasına kadar bıkmadan usanmadan “Haydi Cimbom haydi, tam zamanı şimdi” diye bağıran az sayıda taraftar dışında bu maça inanan pek yoktu. Maç bir noktada öyle bir hal aldı ki ilk yarıda rakip kaleye gelmeyi pek düşünmeyen Konyaspor bile 70. dakikadan sonra, “Olur mu olur” havasına girip birkaç kontratakla tehlike yarattı.
METAL YORGUN OLAMAZ
Kendi kaderini eline almak yerine diğer maçın skoruna kulak kabartan bir Galatasaray ya da mecburen sahaya sürülmüş gibi oynayan oyuncular çok alışkın olduğumuz şeyler değil sarı kırmızılılarda. Gündemin ve maç takviminin yoğunluğunun bünyede yarattığı metal yorgunluğu ne olursa olsun hiçbir şey bu maçı açıklamaya yetmiyor. Bir noktada, tam olarak dakika 78 civarı, peş peşe yapılan oyuncu değişiklikleriyle giderek as kadroya dönüşen Galatasaray, ‘nasıl olsa kazanırız’ havasından ‘mutlaka kazanmalıyız’ kafasına geçtiyse de bir şey değişmedi. Bu ülkede Fair-play ne işe yarar diye soranlara cevap olarak Galatasaray bu çok karışık gruptan Fair-play puanıyla çıkarak adını çeyrek finale yazdırdı ve kurada kim çıkarsa çıksın tek maç eleme usulüyle rakip sahada oynanacak bir derbiye çıkacağını ilan etmiş oldu.
Paylaş