Paylaş
Arkadaşlarımla buluşup “On binlerce taraftar çocuklar gibi şendik/ Kopenhag’da bir devi yendik/ Fatih Hoca haykırdı, ilerle/ UEFA Kupası’yla döndük, kafilelerle” makamından o şahane günün hatıralarını tazeliyoruz ara sıra.
Ancak maksat yeni 17 Mayıs 2000’lerde buluşabilmekse dünü Galatasaray Müzesi’nde bırakmak ve sahada ilerlemek gerekiyor.
Danimarka’daki rövanş, neredeyse ilk maçın kopyası olarak başladı. Ancak bu kez ilk dakikalarda kâbus gibi çöken taraf FC Kopenhag, elini ayağını karıştıran taraf ise maalesef Galatasaray’dı.
Bu sezon takım savunması konusundaki kırılgan yapısını defalarca sergilemiş olan Galatasaray, sistematik şekilde yüklenen Kopenhag’ın iştahını kesemeyince çok erken aşamada geriye düştü.
Galatasaray’ın toparlanıp maça ortak olabilmesi için ilk yarının ortalarını bulmak gerekti.
ANAHTARI BULAMADILAR
ŞAMPİYONLAR Ligi’nde bir deplasman maçı için epeyce fırsat da yakaladı Galatasaray. Ancak bir kez Melo’yla direğe ve bir kez Drogba, bir kez de Burak’la kötü vuruşa takıldı ne yazık ki... G.Saray, kilidi açacak anahtarı bulmak için ceplerini umutsuzca karıştırıp durdu.
Mancini ilk üç maçın ardından grupta hesapların açık hale geldiğini söylemişti. Hesaplar açık ancak G.Saray sağlayabileceği çoook büyük bir fırsatı kaçırmış oldu elinden. Gruptaki düğümü çözecek, Juventus karşılaşmasıdır artık.
Özetle Kopenhag’ın 10 dakikalık oyununa boyun eğdi Galatasaray, üzücü olan budur...
MAÇIN İYİSİ
G.Saray’da “yine” Drogba, Kopen-hag’da Braaten.
MAÇIN KÖTÜSÜ
Burak iki maçı daha izlerse niye burada olduğunu anlar.
HAKEM: Adildi, ama elle oynamalara penaltı çalınırdı sanki...
Paylaş