Şehitlerimiz, gazilerimiz...

İsmet SOLAK
Haberin Devamı

Bayram kültürümüz yalansız ve yapmacıksız bir ortamda kök salıp gelişti. Bayram, barış ve kardeşliktir. Sevgi ve neşenin engin coşkusudur. Esenlik ve mutluluğun derin tutkusudur. Kırgınlığın ve küskünlüğün bittiği yerde hoşgörü tomurcuğu; dostluğun başlangıç durağında lekesiz bir gonca güldür.

Bayram kucaklaşma, el öpüp hayır dua alma günüdür. Bayram sabahlarında, insan yüzlerinde duygu yüklü gönül çiçekleri açar. Ve gözlerde, sonsuzluk cümbüşüne uzanan arınmış sevda kapıları açılır.

Bizim evdeki ilk gün neşesi de, arınmış kapılardan coşkuya koşan sevgi yumağına dönüştü. Sarmaş dolaş olduk, güzele kavuştuk... Büyük kentlerde, bayramın bu gözalıcı doyumsuzluğu yok. Bayram, sanki bir dinlence. Ama ben önce 85 yaşındaki annemi aradım. Telefondaki duası öylesine duru ve temizdi ki, sesi hâlâ kulaklarımdan gitmiyor: ‘‘Allah senden razı olsun; erenler evliyalar yoldaşın, bayramın mübarek olsun.’’

* * *

Kahvemi yudumlarken gazeteleri, bürodan biriken tebrik ve mektuplarla birlikte getirdiler. Önce kalın paketi açtım, ciltli bir kitap çıktı. Kapakta al bayrağa bürünmüş Türkiye ve kalpaklı Atatürk vardı... Bayrağa sarılmış tabutlar, başında bildik insanlar. Ve bir yazı: ‘‘Kırklareli Şehit ve Gaziler Albümü’’. Kırklareli Valisi Kemal Önal'ın mektubu:

‘‘Sayın İsmet SOLAK,

Kırklareli ülkemizin bölünmez bütünlüğü uğruna bölücü eşkıyaya ve teröre karşı 53 şehit vermiş, bir o kadar da vermeye hazırdır. Devletin ve ulusun bölünmez bütünlüğü için şahadet mertebesine ulaşan şehit ve gazilerimizin aziz hatırasını yaşatmak, ölümsüzleştirmek, gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla Kırklareli Şehit ve Gaziler Albümü hazırlanmıştır. Şehitlerimizi ebedileştirecek, geride bıraktıklarına onur ve gurur verecek bu albümün şahsınızca kabulünü arz eder, saygılar sunarım.’’

'Kabulü' ne demek Sayın Valim? Başımın tacı oldu! Onlar benim, bizim, hepimizin çocukları... Bayramdaki coşkumuzu; barış ve kardeşliği onların yüzü suyu hürmetine kucaklamadık mı? Atatürk ne diyor?

‘‘Büyük Türk Ordusu! Dünyanın hiçbir ordusunda yüreği seninkinden daha temiz ve daha sağlam bir askere rastgelinmemiştir. Bu milletin evlatlarının fedakârlıkları, kahramanlıkları için ölçü bulunmaz.’’

* * *

Bulunamaz, çünkü ölçüsü yok! Sadece Kırklareli'den 53 şehit! Sayfaları çevirip şehitlere bakarken boğazım tıkandı. Ağlıyordum. Baktım eşim, oğlum ve kızım da ağlıyordu. Hangi yürek dayanır? 20-22 yaşlarında, fidan boylu, çakı gibi delikanlılar. Bu vatan için öldüler. Amcam, ‘‘Onlar olmasaydı bu bayramı kutlayamazdık’’ der demez hıçkırıklara boğulduk:

‘‘Büyük Atatürk ve silah arkadaşları olmasaydı, bayram namazlarını da özgürce kılamazdık. Onlar olmasaydı bu Şevki'ler Şevki mi kalırdı, Şevkiev mi olurdu? Yunan'ı, Ermeni'yi kovmasalardı Ahmet'e Amedof mu, Amedipulos mu diyeceklerdi? Atatürk ve silah arkadaşlarından razı olsun.’’

Şehitlerimizi ve gazilerimizi unutmayalım! Gülhane'de yatan ve bu vatan için el, kol ve bacaklarını yitiren gazilerimizi televizyonlar verdi. Onlara sahip çıkalım! Şimdi, ‘‘bayrak, vatan, laik cumhuriyet, bağımsızlık, birlik ve dirlik, bölünmezlik; Atatürkçülük’’ kavramlarına dudak bükenler vardır. Sanırım bu duyguların ve duaların onlar için anlamı da yoktur.

Ama, bunlar bizim olmazsa olmaz değerlerimizdir! Nice bayramlara...













Yazarın Tüm Yazıları