Erbakan: Çevik Paşa en çok seni severim

İsmet SOLAK
Haberin Devamı

Erbakan sinekten yağ çıkarıyor. Partisi kapatıldı, gündemi ele geçirdi, her istediği mesajı verebiliyor. Demokrasi turu, deyip günde iki posta lider ziyaretine çıkıyor. Gazete ve televizyonlarda Hülya Avşar gitti, Hoca geldi! Her akşam değişik iftar sofralarında dini vecibesini bırakıp siyasi işlevlerini yerine getiriyor. DTP'li Yılmaz Hastürk, sonunda isyan etti:

‘‘Zevkine payan yok bu işin, gel keyfim gel... Laik ve demokratik rejime karşı olduğu subute eren, parti kapattıran, siyaset yapmama cezası alan bu değil, her şeyi unutturup gözümüze baka baka, ‘demokrasiye hizmet için yola düştük' diyor. Bulmuş bizim gibi safları pekala yutturuyor. Pes vallahi!’’

‘‘Pes etmek yok’’ dedim: ‘‘Bu temaslar bir ön zemin yoklaması. Hükümet ortaklarına başka şey söylüyor, ötekilere başka... Diğer liderlerin Erbakan ve RP'ye nasıl baktıklarını çözmeye çalışıyor. Hepsine de, 'Birbirimizle didişiyoruz, çekişiyoruz. Bu demokrasi dışı güçlerin işine yarıyor. Onları sevindireceğimize, geliniz çekişmeleri bırakalım. Bu ülkenin insanları, aynı milletin evlatları olarak olumsuzlukları bir yana bırakıp uzlaşalım' diyor. Çemberi aşıp kamuoyu üzerinde olumlu mesajlar bırakmak istiyor.’’

* * *

Hoca Ecevit’e bir ara, ‘‘destek verirken hükümeti silkeleyen dış desteğe’’ ihtiyacı kalmayabileceğini bile ima ediyor. Bildik biri olmasa Ecevit bile inanacak! DTP'lilere ise, ‘‘Karşı oy yazıları iki-iki buçuk ayda yetişir. Gerekçeli karar beş-altı aydan önce yayınlanamaz’’ diyerek asıl planını açıklıyor. Haşim Kılıç ve Sacit Adalı'nın neler yapacağı da belli oluyor!

Liderlere Çevik Bir imzalı bir genelgeden söz ediyor. Kaydı kuydu yok. Ama her seferinde gündeme getiriyor. Ecevit fotokopi istiyor, vermiyor.. Cindoruk'a göre, bir kâğıt parçası. Hoca açıklamıyor. Çevik Paşa, ilk gün tavır koyup, ‘‘Böyle bir şey yok, varsa açıklasınlar’’ demişti. Hâl'a çıt yok. Kapalı kapılar ardında söylüyor ama, ‘‘Ver dokümanı, çıkar’’ deyince kaçıyor. Biliyor ki, dokümanda eğer teknolojik bir numara varsa, Genelkurmay bunu saptayabilecek durumdadır. Bunu ben biliyorum, Hoca bilmiyor mu?

* * *

Dün görüştüğüm Genelkurmay yetkilisi, ‘‘Katiyetle öyle bir şey yok, bu düzmece bir şey’’ dedi. Bu kesin bir asker ifadesiydi. Sıra Erbakan'da. Açıkla Hoca! Madem demokrasi turundasın, demokrasinin gereğini yap, açıkla.

Bu yıl emekliye ayrılan bir Paşa, geçen yıl nisan ayında anlatmıştı.. Başbakan Erbakan, resmi toplantılarda sıkıştırılınca, ‘‘Çevik Paşa, ben komutanlar içinde en çok sizi seviyorum’’ dermiş. Aynen böyle... Dememişse yalanlasın beni. Bakın, ifadesi aynen şöyle:

‘‘Çevik Paşa, bu komutanların arasında en çok sizi seviyorum ben. Çünkü siz, açık sözlüsünüz ve konuları açık-seçik konuşuyorsunuz.’’

Bu iltifatlara Çevik Paşa da hayret etmiş. Herkes gibi şaşıp kalmış! Hoca budur; böyle söyler, sonra söylemediğini ilan eder. Üstelik külliyen yalan ve bir kısım medyanın uydurması olduğunu iddia eder.

Hoca, herhalde Çevik Bir Paşa'yı çok sevdiği için unutamıyor. Ve böyle uyduruk bir genelgeyle de olsa gündemde tutmaya çalışıyor (!) Ya da punduna getireceği (G) gününü bekliyor. Takkıye yapmıyorsa eğer, 'Genelkurmay bunun teknolojisini tespit edebilecek bilime ve tecrübeye sahip ama belge gerçek' diyebileceği gün geldiğinde ve kırmızı kar yağdığında mutlaka açıklar!

Hadi Hocam, sen Çevik Bir Paşa'yı çok seversin... Açıkla şu genelgeyi!














Yazarın Tüm Yazıları