Paylaş
Susurluk Raporu, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile Başbakan Mesut Yılmaz arasında 2.5 saate yakın bir sürede değerlendirildi. Cumhurbaşkanı Demirel'i, Başbakan Mesut Yılmaz'ın Köşk'ten ayrıldığını öğrenince, sıcağı sıcağına aradım:
‘‘Gözlerinden öperim... Gecenin bu saatinde beni aramışsın, herhalde bir durum var ki aramışsın, buyur!’’
Durumu da, sorumu da aslında biliyor ve bekliyordu:
‘‘Başbakan'la çok uzun bir görüşme yaptınız, sonucu merak ettiğimizi biliyorsunuz ve bunu herhalde hoş karşılıyorsunuz?’’
‘‘Bu saatler rahat saatler... Kapıda bekleyenler yok. Randevu sıkışıklığı yok. Onun için daha rahat çalışıyorum. Devletin işlerini görüştük.’’
‘‘Devlet işlerinde öncelik Susurluk Dosyası mıydı?’’
Demirel, ‘‘Dosya değil, rapor...’’ diye düzelttikten sonra şöyle dedi:
‘‘Elbette raporu da konuştuk. Daha önce sana söylemiştim, Sayın Başbakan bir hafta önce de raporu vermek istemişti. Ben, 'Raporu siz hazırlattınız, önce siz okuyun' demiştim. Şimdi okumuşlar, koalisyon ortakları incelemiş ve biz de konuştuk. Ama, diğer devlet işlerini de görüştük.’’
* * *
Raporun can alıcı bölümleri orası ile burası ile basına yansıdı. Bunu hatırlatıp, ‘‘Raporda, devletin son anda mafyalaşmaktan kurtarıldığı yer alıyor. Azerbaycan'daki darbeyi önleyen sizsiniz. Bunları tek tek ele aldınız mı efendim?’’
Raporun içeriğinden çok, açıklama yöntemini ele aldıklarını vurguladı:
‘‘Takdimi konusunu ele aldık. Nasıl bir tavır olacağını yani...’’
Devlet işlerinin bitmediğini biliyordum. Baba, gece yarısı, biriken çok sayıda kağıdı incelemeye başlayacaktı. Sahura kadar tek tek okuyacaktı. Son bir soruyla sohbeti güncele taşıdım:
‘‘Efendim, yerinize de bir aday çıktı, hayırlı olsun!’’
Önce sustu. Sanırım espriyi iyi aktaramadım, ‘‘Ne adayı?’’ diye sordu. ‘‘RP'liler her gece, 'Erbakan, Çankaya seni bekliyor' diye sloganlar atıp yerinize aday çıkaracaklarını ilan ediyorlar’’ deyince güldü:
‘‘Ben kıskanç değilim. Bilirsin, hiç kıskanç değilim! Oldu mu?’’
* * *
Kahkahalara 'İyi geceler' dileklerimiz karıştı. Dün sabah, yakın çevresi ile sohbet ettim. Onlara da rapor konusunda ‘‘İyi çalışılmış' değerlendirmesi yaptığını öğrendim. Hatta, ‘‘Koalisyon ortaklarının iyi incelediklerini’’ bile vurguladığı anlaşılıyor.
Demirel, Susurluk işi patklak verdiğinde tavrını açıkça ortaya koymuştu:
‘‘Sonuna kadar, bu iş nereye kadar giderse gitsin...’’
Bu tavır herhalde, Başbakan Yılmaz'ın 'takdim, tavır ve yeni açtıracağı soruşturmalarda’’ da net biçimde görülecek. Çünkü, 2.5 saate yakın görüşmeye rağmen Demirel kendisine, 'herhangi bir telkinde' bulunmadı. Her zaman savunduğu yaklaşımı sanırım yine geçerli olacak:
‘‘Ben kuralcıyım. Yasalara uyulması ve yasaların uygulanmasından yanayım...’’
Paylaş