Paylaş
Geçtiğimiz günlerde Çağın Göz Hastanesi’nden aldığım bir iletiden öğrendiğime göre, günlük yaşamda sıkça karşılaştığımız baş ağrıları çoğu zaman göz sağlığı ile ilişkiliymiş. Oysa ki pek çoğumuz, baş ağrısının sadece yorgunluk, stres ya da migren gibi genel sebeplerden kaynaklandığını düşünüyoruz. Ancak, göz sağlığı ile bağlantılı baş ağrıları genellikle göz ardı ediliyor ve bu durum birçok bireyin yaşam kalitesini ciddi şekilde olumsuz etkileyebiliyor.
Baş ağrısı göz sağlığı ile ilgili olduğu zaman, genellikle, gözlerdeki zorlanma ve rahatsızlıklardan kaynaklanıyor. Göz sağlığımız, görme fonksiyonlarını etkileyebilecek birçok farklı durumu içeriyor. Bu durumlar; göz kaslarının aşırı çalışmasına, görsel odaklanma sorunlarına veya göz içindeki basınç (göz tansiyonu) artışına yol açabiliyor. Göz sağlığına dair yaşanan bu sorunlar da baş ağrılarını tetikleyebiliyor. Bu durum, kişi üzerinde hem fiziksel hem de psikolojik baskı oluşturuyor.
Miyopi, hipermetropi veya astigmatizm gibi görme bozuklukları; gözün ışığı doğru şekilde odaklayamaması sonucunda ortaya çıkıyor. Göz, görüntüleri doğru şekilde algılayabilmek için daha fazla çaba harcamak zorunda kalıyor. Bu sürekli çaba, göz kaslarının aşırı çalışmasına neden oluyor ve baş ağrısı yaratabiliyor. Özellikle gözlük veya lens kullanmayan ya da yanlış numara kullanan kişilerde, bu gibi rahatsızlıklara daha sık rastlanabiliyor. Oysaki gözlük ya da lens kullananlar için, kullandıkları numaraların doğruluğu büyük önem taşıyor. Uygun olmayan gözlük numaraları ya da yanlış lens seçimi, gözün sürekli olarak odaklanmaya çalışmasına yol açıyor. Bu da göz kaslarının gerginleşmesine ve baş ağrılarının oluşmasına neden olabiliyor. Ayrıca lenslerin düzgün takılmaması veya bakımlarının yapılmaması da gözde rahatsızlık oluşturabiliyor ve baş ağrılarına yol açabiliyor.
Teknolojinin hayatımızın her alanına entegre olmasıyla birlikte; bilgisayarlar, tabletler ve telefonlar gibi ekranlara uzun süre bakmak göz kaslarını yoruyor. Dijital göz yorgunluğu genellikle sokakta, alında hissedilen baş ağrılarıyla kendini gösteriyor. Ayrıca gözlerde kuruluk, bulanık görme ya da gözlerde batma gibi rahatsızlıklar da bu ağrılara eşlik edebiliyor.
Göz içi basıncının normalden yüksek olması, Glokom adı verilen bir durumu ortaya çıkarabiliyor. Glokom, gözde baskı hissine, görme kaybına ve baş ağrılarına yol açabiliyor. Bu hastalık çoğu zaman belirti vermediği için, erken teşhis oldukça büyük önem taşıyor. Zira göz içi basınç arttıkça, görme sinirlerinde kalıcı hasar meydana gelebiliyor ve bu durum ilerleyen dönemlerde kalıcı görme kaybına neden olabiliyor. Baş ağrılar, özellikle göz çevresinde yoğun bir baskı hissi ile birleştiğinde, glokom habercisi olabiliyor. Bu da derhal bir göz doktoruna müracaat edilmesi gereğine işaret ediyor.
Konverjans yetmezliği; göz kaslarının, özellikle de medial rektus kasının, yakın mesafedeki nesnelere odaklanırken gerektiği kadar etkili bir şekilde kasılamaması durumunu gösteriyor. Normalde bir nesneye yakın mesafede odaklanırken, gözler doğal olarak birbirine yaklaşıyor. Ancak konverjans yetmezliği yaşayan kişilerde, bu kaslar yeterince güçlü çalışmadığından, gözler paralel kalamıyor Bu durum, bulanık görmeye ve göz yorgunluğuna neden oluyor; özellikle yakın mesafelere odaklanmaya çalışırken de baş ağrıları gibi şikayetlere yol açabiliyor.
Baş ağrıları, göz kaslarının yeterince uyumlu çalışmaması nedeniyle, gözlerdeki gerilme ve yorgunluktan da kaynaklanabiliyor. Genellikle uzun süre yakın odaklanma gerektiren aktivitelerden sonra, baş ağrıları daha belirgin hale gelebiliyor
Presbiyopi yaşlanmaya bağlı olarak yakın mesafedeki nesnelerin net bir şekilde görülmemesi durumunu ifade ediyor. Bu durum hipermetropi ile benzer semptomlar gösteriyor olsa da, sebepleri farklı. Hipermetropide gözün ön kısmı (kornea) ile arka kısmı (retina) arasındaki mesafe kısa ya da göz merceği düzleşmiş oluyor. Ve bu da genellikle genetik bir durumdan kaynaklanıyor. Presbiyopi ise, göz merceğinin esnekliğinin yaşla birlikte azalması nedeniyle meydana geliyor. Esneklik kaybı kişilerin yakın mesafedeki nesnelere odaklanmasını zorlaştırıyor. Presbiyopinin belirtileri arasında; özellikle yakın okumalar veya detaylı işler sırasında gözlerdeki zorlanmaya bağlı olarak baş gösteren ağrılar, gözlerde yorgunluk, genel bitkinlik hissi ve yakın mesafede bulanık görme yer alıyor. Ve unutmayalım ki, uzun süre yakın odaklanma gerektiren aktiviteler baş ağrılarının daha da şiddetlenmesine yol açabiliyor.
Göz sağlığınız ile baş ağrıları arasındaki ilişkiyi anlamak ve baş ağrılarını önlemek için birkaç basit ama etkili önlem alabiliriz:
Baş ağrısı ve göz sağlığı arasındaki bağlantıyı göz ardı etmemek, sadece yaşam kalitesini artırmakla kalmıyor, aynı zamanda daha ciddi sağlık sorunlarının önüne geçmemize de yardımcı olabiliyor. Unutmayalım ki, sağlıklı gözler, sağlıklı bir yaşamın temelidir…
Engellerimizi hissettirmeyecek engelsiz bir yaşam dileği ile…
Paylaş