Paylaş
Özgür Özel’in zamanlaması önemliydi. Özgür Özel böylece bir taşla üç kuş vurmuş oldu.
1. Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınma sürecindeki performansı Özgür Özel’i genel başkanlıktan liderliğe taşıdı.
2. Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu cezaevinde olduğu bir dönemde kurultay yapıp partiye damgasını vuracak.
3. Kemal Kılıçdaroğlu’nu siyaseten en zayıf zamanında yakaladığı için olağanüstü kurultayı kendisi açısından dikensiz gül bahçesine çevirdi.
Özgür Özel, siyasette Kemal Kılıçdaroğlu’nun manevi evladı olarak güçlendi. Sonra Ekrem İmamoğlu ile ittifak yapıp Kılıçdaroğlu’nu tasfiye etti. Şimdi de Ekrem İmamoğlu’nun cezaevinde olduğu bir dönemde olağanüstü kurultaya gidip partiye damgasını vurmak istiyor.
Boşuna demiyorum; Özgür Özel’i hafife alan yanılır.
NE YAPACAK
Bu arada olağanüstü kurultaya giderken gözler Kemal Kılıçdaroğlu’na çevrilmiş durumda. Kemal Kılıçdaroğlu adaylık konusunda kararını vermiş değil. Kılıçdaroğlu’nun aday olmama ihtimali daha güçlü gözüküyor.
28 ŞUBAT ZİHNİYETİ
Özgür Özel’in bu süreçte iki vahim hatası oldu. Biri sokak çağrısı yapmasıydı, diğeri ise boykot kararı. Boykot kararı 28 Şubat’ı hatırlattı. Çünkü 28 Şubat’ın en çok öne çıkan yönü yasaklardı. 28 Şubat’ta “yeşil sermaye” adı altında bazı şirketler askeri ihalelere sokulmuyor, boykot uygulanıyor, vebalı muamelesi görüyordu. Bazı televizyonların, gazetelerin akreditasyonları iptal edilmişti.
27 MAYIS’IN TANKLARI
27 Mayıs’ta darbeciler basını Bâb-ı Âli’den tanklarla geçmekle tehdit etmişlerdi. CHP’nin palazlandığı dönemlerde bir CHP yöneticisi aynı tehdidi tekrarlamıştı.
Bunlar ya 27 Mayıs’ın tehditlerine ya da 28 Şubat’ın boykotuna sığınıyorlar.
Özgür Özel’in bu tavrı toplumda demek ki bunlar iktidar olsa 28 Şubat’ı aratacak yasaklar uygulayacaklar endişesinin doğmasına neden oldu. Oysa Özgür Özel’in tam aksine daha özgürlükçü, daha kucaklayıcı hareket etmesi gerekiyordu.
Güç zehirlenmesi böyle bir şey olsa gerek.
GEZİ KAFALILAR
Gezi olaylarında duvarlara Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşine, merhum annesine hakaret ve küfür yazıları yazdılar.
Gezi kafalılar bu kez de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın merhum annesine küfrettiler. Annesine, eşine, kız kardeşine, kızına saygısı olmayanlar başkasının annesine, eşine, kızına küfrediyorlar. Siyasi mücadelenin de bir haysiyeti vardır. Eşler, çocuklar, anneler siyasi polemik konusu olmaz. Ama bu ahlaksızlar merhum bir anneye küfredecek kadar alçalmışlar. Yazıklar olsun.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih Camisi’nde annesinin tabutunun başında gözyaşı dökerken oradaydım. Annesine olan sevgisini her zaman anlatır. Tenzile anneye Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânı cennet olsun.
ÖZGÜR ÖZEL VE İMAMOĞLU’NUN TEPKİSİ
Özgür Özel ile Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın annesine yönelik aşağılık küfürler üzerine gösterdikleri tepki yerinde oldu. Özgür Özel’in, “O küfrü kendi anneme edilmiş sayıyorum” sözleri yerindeydi.
Bu arada Ekrem İmamoğlu’nun eşine, annesine yönelik hakaretleri de kınıyorum.
Anneler kutsaldır.
PAMUK ŞEKERİ EYLEMİ
Filmi çekilse yeridir. Dünyanın en masum eylemleri arasında yer alacak herhalde Cizre’de iki polis memurunun çocuklara pamuk şekeri dağıtması.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, sanki PKK bayrakları açanlara polis pamuk şekeri dağıtıyormuş ama Saraçhane’de toplananlara biber gazı sıkıyormuş gibi bir havada konuştu.
Pamuk şekeri alıp çocuklara dağıtan polis memurları Ali Talha Balbal ile Sinan Baydı’nın röportajlarını izledim. Cizre Emniyeti, Nevruz etkinliğine gelenlere pamuk şekeri dağıtmış gibi bir durum yok. İki polis memuru, pamuk şekeri satarak geçimini sağlayan engelli gencimiz Barış’a destek vermek için ceplerindeki parayla pamuk şekeri almışlar. “40-50 tane vardı. Biz aldık. Barış da ramazanda erkenden evine gitti. Amacımız çocukları sevindirmekti” diyorlar. Hakikaten söyledikleri gibi de çocukları sevindirmişler.
Bırakın çocuklar pamuk şekeri yesin...
İMAMOĞLU’NUN YERİNE KİM SEÇİLECEK
Bugün Ekrem İmamoğlu’nun yerine belediye başkanvekili seçilecek. Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün ile Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın isminin geçtiğini yazmıştım. CNN Türk’teki program sırasında gazeteci arkadaşım Zafer Şahin çok doğru bir uyarıda bulundu. Bunun üzerine İçişleri Bakanlığı yetkilileriyle konuştum. 5216 sayılı Belediye Kanunun 17. Maddesi’ne göre “büyükşehir kapsamındaki ilçe ve ilk kademe belediye başkanları büyükşehir belediye başkanvekili olamaz” deniliyor.
Hasan Akgün ile Sinem Dedetaş aday olamıyorlar. CHP kulislerinde Ekrem İmamoğlu’nun yerine İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi Başkanvekili Nuri Aslan’ın ismi geçiyor.
Paylaş