EKONOMİ

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Demokraside suç işleme özgürlüğü yok

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, CNN Türk ekranlarında Hakan Çelik ile Hafta Sonu programının konuğu oldu. "Türkiye bir hukuk devleti" diyen Yılmaz "Demokraside suç işleme özgürlüğü yok" dedi. Yılmaz ayrıca "Döviz rezervleri yok oldu havası yanlış" ifadelerini kullandı. Öte yanda Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, ABD'nin yeni vergilerini yorumlayarak "Türkiye'nin lehine olacak" dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet YılmazCNN Türk ekranlarında Hakan Çelik ile Hafta Sonu programında gündeme dair soruları yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Yılmaz'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde: 

Demokrasiler iktidarıyla muhalefeti ile yaşanan süreçler. Demokrasilerde farklılıklar ve eleştiriler olacak. Hiçbir hukuk devletinde meşru olanın dışında bir şeyler yapma hakkı yok. Hiç kimsenin suç işleme özgürlüğü yok. Demokrasi ve hukuk devleti meşru zeminde gerçekleşir. Muhalefet yapıcı önerilerini meşru zeminde ifade edilir. 

Demokrasiyi korumak hepimizin görevi. Demokrasi, hukuk dışı eylemleri güzel kavramlarla örtmeye çalışmak doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Halkımızın bunu tasvip etmediğine inanıyorum.

Meşru zeminlerde hukuk içinde demokratik tüm haklarımızı kullanmalıyız. Protestoyu hukuk düzeni içerisinde yapacak. Başkalarının yaşamına, ekonomik faaliyetine zarar verici bir şekilde hiç kimsenin yapmaya hakkı yok.

Güzel bir takım kelimeler kullanıp sonra demokrasi dışı şiddet kullanmak hiçbirimize fayda sağlamaz.

Son süreçlerde yüzbinlerce insan kendini ifade etti. Tutuklu kişilerin sayısı yüzlerle ifade ediliyor ve burada şiddet olayları var. Sizin yumruk sallama hürriyetiniz benim burnumun başladığı yerde biter.

Özgürlükler ve sorumluluklar birlikte ele alınır. İfade hürriyeti hakaret etme hürriyeti değil.

 İfade hürriyeti en aykırı fikirleri bile demokratik standartlar içinde ortaya koyabilmek. Ama karşınızdaki insana zarar veriyorsanız demokrasi sınırlarını aşıyorsunuz demek. Ben Kırarım küfrederim deyip bunun bir karşılığı olmasın demek doğru değil.

Bir ülkenin kalkınması ve yenilik yapması için ifade hürriyeti olmazsa olmazdır. Ama ifade hürriyeti hukukun sınırlarını aşma hürriyeti değildir.

Tutukluluk hali bağımsız yargının belli standartlarda başvurduğu yol. Tutuklama bir insanın kesin şüpheli olduğu anlamına gelmiyor. Ama yargı güçlü deliller ve delil karartma ihtimali gördüğünde tutuklama başvurulan bir yöntem. 

Geçmişte tutuklu sayısı daha fazlaydı. Bu oransal olarak azaldı. Hukukun bir takım ölçütleri var. Türkiye bir hukuk devleti. Kimsenin suç işleme özgürlüğü olmadığı gibi herkesin hakkını arama özgürlüğü var. 

Türkiye uluslararası hukukun da bir parçası. 

Bir aşamada verilen kararı beğenmiyorsanız başka mekanizmalarla çözebilirsiniz. Bir yolsuzluk iddiası var bir soruşturma var. Hiç bir argümana cevap vermem tamamen siyasi alana çekerim diye bir anlayış var. Hukuki argümanlara güvenmiyorsunuz ki olayı siyasi alana çekiyorsunuz.

Yolsuzluk soruşturmaları hakkında diyorum. Bir iddia varsa yapmanız gereken bu argümanları hukuki olarak çürütmeye çalışmaktır. Bunun yerine hiçbir soruya cevap vermem demek ve hukuk üzeri bir varlık gibi kendini ortaya koymak doğru bir yaklaşım değildir.

"Ben haklıyım ben hukukun üzerindeyim" demek hukuk devletine yakışmayan bir tavırdır.

Hukukta da her alanda olduğu gibi yanlışlar olabilir eksikler olabilir. Niye reformlar yapıyoruz? Eksikler var diye yapıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın beyan ettiği bir reform bir strateji belgesi var. Herkes hukuk çerçevesinde hakkını aramak zorundadır.

GÜNCELLENME

Bunları da beğenebilirsiniz

Son Dakika Haberler