Uğur Meleke

Avrupalı Afrikalı

15 Eylül 2024
Osimhen dün bir an bile durmadı, üç gole direkt katkı sağladı.

Rizespor bu sezon ilk kez bir maça beşli savunmayla başladı ancak bu planın ömrü beş dakika bile sürmedi Ali Sami Yen’de. İlhan Palut maç önü demecinde top rakipteyken kalabalık savunma yapmak istediklerini söylemişti. Maça baskıyla başlayan Galatasaray golü de erken bulunca, Palut’un planları çöpe gitti haliyle.

Palut, sahaya çıkardığı tutucu 11’i her değişiklikte mevsim normallerine döndürmeye çalıştı. İlk devrede Amir’i sokup dörtlü savunmaya döndü. 46’da Emrecan/Papanikolau değişikliğiyle yetenekli oyuncu sayısını artırmaya çalıştı. 60’ta da Çek Ligi gol kralı Jurecka’yı sürdü sahaya. Ancak yetmedi. Büyük bir oyun farkı vardı dün sahada.

iŞTAHLI ÖNDE BASKI

Bu farkın iki temel sebebi var:

1- G.Saray'ın özellikle geçen Ağustos’tan beri oturttuğu bir iç saha oyun karakteri var. İştahlı bir önde baskı yapılıyor. Bu baskı, Davinson’la daha anlamlı hale geliyor. Zira Davinson top kendilerindeyken savunmasını sırtlayıp orta çizgiye kadar bastırıyor, takım boyunu kısaltıyor. Böylece tamamlanamayan hücumlarda topu geri kazanma süresi düşüyor. Atak sürekliliği sağlanıyor. Davinson, hâlâ Galatasaray’ın kalbi.

2- G.Saray’ın yenileri hazır ve iştahlılardı dün. Dün adeta tek bir takımla oynanan maç, Gabriel Sara’nın yeteneklerini sergilemesi için çok uygun bir habitattı. O da yıldızı oldu maçın.

LiGE DEĞER KATTI 

Jacobs’un Fransa’da forma giydiği son maçı izlemiştim. Çok etkileyiciydi Lyon önünde. Monaco’nun biri uzun süreli sakatlıktan dönen as (Caio), biri de genç yıldız adayı (Outtara) uzun kontratlı iki sol bekinin olması Jacobs’a İstanbul yolunu açtı. Jacobs zaten sezona iyi başlamıştı, Galatasaray’da da kaldığı yerden devam etti. Galatasaray’da yıllar sonra nihayet savunma yapan bir sol bek var diyebiliriz sanırım.

Yazının Devamını Oku

Gürsel Aksel, Milli Takım stadı olmalı

10 Eylül 2024
Kapasitesi belki 50 bin değil ama çok etkililer, Milliler İzmir'de daha sık oynamalı.

Tam 30 sene önceydi. 1994 kışında İstanbul’da rakip yine İzlanda’ydı. Yine sertlerdi, yine dayanıklılardı. Santrforları yine bir Gudjohnsen’di (Dün oynayan santrforlarının dedesi). A milli takımımızın başında tutkulu bir teknik adam vardı: Fatih Terim. Cesur davranmıştı; genç ağırlıklı, pırıl pırıl bir kadro kurmuştu. Tabii ki o dönüşüm ateşini ilk yakanlar Şenes Erzik ve Sepp Piontek’ti. Ancak o gün Terim ve sahaya sürdüğü 14 harika futbolcu, İzlanda’yı 5-0 yenerek Avrupa futbol masasına bir daha ayrılmamak üzere kattılar bizi. O gün oynayan 14 futbolcumuzun sekizi 25 yaş altı idi. O genç grup, o gün yaktıkları kıvılcımla Türkiye’yi tarihindeki ilk Avrupa Şampiyonası’na taşıdılar iki yıl sonra. Hemen hemen aynı grup, olgunluk çağlarında da Dünya üçüncülüğü başarısına ulaştılar.

KEREM 5 GOL ATABİLİRDİ

2024 takımımız da, 1994 grubu gibi genç ve tutkulu. Milli takımın başında yine teknik direktörlüğünün baharında sayılabilecek, iştahlı bir hoca var. Montella’nın Cardiff performansı kötüydü, berbat geçen ilk yarının ardından 46’da 2-3 adam dizmeliydi kenara. Ancak İzmir’de gurur duyulacak bir oyun oynadı ulusal takımımız. Özellikle ilk bir saatte geriden çıkışlarda çok iyiydik. İki stoperimiz ve Hakan uzun metrajlı paslarla oyunun yönünü çok iyi değiştirdiler. Arda 10 numara rolünde maestro gibiydi. Tamamlayamadığımız hücumlarda topu geri kazanmadada müthiştik, stoperlerimiz 60’ıncı metreye kadar çıktılar, İsmail’le beraber sayısız top kestiler. Gecenin starı Kerem üç süper gol attı, biraz şanslı olsa beş tane atabilirdi. Ancak beni en çok mutlu eden şey beklerimizin pas tercihleriydi. Mert ve Eren’in her bindirmede kör ortalar yerine yerden bilinçli pas seçimlerine bayıldım.

20 BİN GURURLU YURTTAŞ

Dün Gürsel Aksel Stadı’nda 20 bin gururlu yurttaşımız da “Yaşa Mustafa Kemal Paşa” tezahüratlarıyla futbolcularımızı ateşledi. Gürsel Aksel’in kapasitesi belki 50 bin değil ama çok yürekliler, çok etkililer. Ben milli takımımızın İzmir’de daha sık oynaması gerektiğini düşünüyorum. Hatta bu Gürsel Aksel, bu enerjisiyle milli takım stadı olabilir rahatlıkla.

 

Yazının Devamını Oku

Gary Speed için oynadılar

7 Eylül 2024
Kötü gecenin tek tesellisi belki 0 puanı bile hak etmediğimiz Cardiff'ten 1 puanla çıkmamız.

Dün akşam Galler Milli Takımı'nın başında ilk maçına çıkan 45 yaşındaki Craig Bellamy, bir kaç ay önce federasyon yetkililerini ikna için yaptığı sunumun ilk sayfasında şu cümleyi kullanmış: "Gary Speed için oynayacağız". Yaşı tutanlar anımsayacaklardır. Merhum Gary Speed, futbolculuğunda bir Premier Lig efsanesiydi. Teknik direktör olarak da Galler'i Avrupa'nın dibinden alıp yarışmacı seviyeye taşıyan adam olarak bilinir. Yarım asır boyunca büyük turnuvalara gidemeyen Galler’i kıtanın üst seviye rekabeti içine sokmuş, sonra da maalesef genç yaşta canına kıymıştır.

10-0-0'IN ÖTESİNE GEÇEMEDİK

Craig Bellamy, merhum Speed’in hem takım arkadaşı, hem de öğrencisi olmuş milli takımda. Belli ki bu yaz ulusal takımın başına geçer geçmez de oyuncu grubuna bir “Speed ruhu” aşılamaya çalışmış. Dün Cardiff’te oynadıkları iştahlı oyun, tekmeye kafa sokan anlayış, gerçekten de soyunma odasında bir şeylerin değiştiğinin göstergesi gibiydi. Bizim çocuklar, uzun zamandır bir maçın ilk 45’inde bu kadar silik kalıp, bu kadar topun peşinde koşmamışlardı. Galler santrforsuz bir 4-6-0 oynadı dün. Bellamy, ilk 11’de klasik bir santrfor başlatmadı, Ramsey ve Wilson’ı önde serbest oynattı, adeta orta sahayı altıladı. Bizse kağıt üzerinde 3-4-3 görünen ama realitede 10-0-0’ın ötesine geçemeyen bir hale razı olduk.

DEĞİŞİKLİK İÇİN KIRMIZIYI BEKLEDİ

Tabii ki dün iki takım arasında oluşan farkı sadece “ruh, arzu, iştah, istek” gibi soyut kavramlarla açıklamak yetersiz olur. Dün Cardiff’te tel tel döküldüğümüz ilk devrenin ardından Montella’nın 46’da birkaç oyuncu değişikliği yapmaması enteresan. Euro 2024’te son 45 dakikamıza kadar gayet iyi işler yapan İtalyan hocamız, Berlin Olimpiyat Stadı’nda Hollanda sağ kanadımızı felç ederken değişiklikte çok geç kalmış, iki gol yememizi beklemişti adeta. Dün de berbat bir 1 saat oynamamıza rağmen kırmızı kartı bekledi sanki değişiklik için!

PAZARTESİ 'RESET' ATMALIYIZ

Bu kadar kötü bir gecenin tek tesellisi belki 0 puanı bile hak etmediğimiz Cardiff’ten 1 puanla çıkmamız. Umarım pazartesi akşamı İzmir’de İzlanda karşısında bir reset atarız şu gri ruh halimize.

Yazının Devamını Oku

Beşiktaş’ta 5 dakika bile aslanın ağzında

2 Eylül 2024
Van Bronckhorst rekabetçi bir kadro yarattı. Kimse kolay sakatlanmıyor artık.

Sivas, büyükler için ligin en sert sınavlarından. Geçen sezon hem Galatasaray’a, hem Fenerbahçe’ye puan kaybettiren tek takımdı kırmızı beyazlılar. Beşiktaş’ı ve Trabzon’u da yendiler. Bu sezon bence kadro kaliteleri düşmüş ama bütüncül sert savunma becerileri devam ediyor. Dün de ilk hafta Trabzon’a karşı yaptıkları gibi 5+4’lük bir blokla savundular kalelerini. Merkezi iyi kapattılar, Rafa Silva’ya kısa koşu şansı bırakmadılar. Portekizli’yi sağa deplase olmaya zorladılar.

ViTES KÜÇÜLTMEDiLER

Beşiktaş'ın dünkü hücum aksiyonları genelde sağdandı, Svensson-Rashica ikilisine Rafa’nın da eklemlenmesiyle oluştu genelde tehlikeler. Van Bronckhorst, 60’ta Semih’i sokarak sağdan yapılan ortalara ikinci bir vurucu şansı eklemek istedi. Beşiktaş vitesi küçültmedi, bu sezon tüm maçlarda olduğu gibi yine iki farkı buldu müsabakanın içinde.

MAÇ BAŞINA 3.5 GOL

Beşiktaş bu sezon altıncı resmi maçından da istediğini alarak çıktı. Altıncı resmi maçında da ilk 45’te gol attı... Maç başına 3 buçuk gol gibi yüksek bir skor ortalaması yakaladı. Van Bronckhorst rekabetçi bir kadro yarattı. Dikkat ederseniz kimse kolay sakatlanmıyor artık Beşiktaş’ta. Çünkü sakatlanırsanız formayı kaybedersiniz bu kaliteli kadro içinde.

SÜRENiN DEĞERi BiLiNiYOR

Bir başka dikkat çekici detay da 3 ya da 5 dakika, herkesin aldığı sürenin kıymetini bilmesi. Muci, Antalya maçında 5 dakikaya gol sığdırdı. Ndour, siyah beyazlı formayla aldığı ilk 20 dakikada asist yaptı. Salih, Lugano maçında 3 dakika süre aldı, gol attı. Mustafa hafta içi 12 dakika aldı, beşinci golü hazırladı indirdiği topla. Giovanni van Bronckhorst sahada beş dakika fırsatın bile zor bulunduğu, o yüzden de değerinin bilindiği bir Beşiktaş yarattı bu sene.

Yazının Devamını Oku

Gulliver Devler Ülkesinde

1 Eylül 2024
İngiltere Federasyon Kupası’ndaki hikayelerin bir benzerine rastladık.

İngiltere Federasyon Kupası’nda zaman zaman karşılaşırız böyle hikayelerle: Dünya devi Manchester City, bir üçüncü küme takımıyla, mesela Northampton’la oynuyordur. Üçüncü küme takımının hocası idealisttir, hatta hayalperesttir biraz. “Ben ligde takımıma ne oynatıyorsam, karşıma City de çıksa, Real de çıksa aynı futbolu sergileyeceğim” der. Savunmayı orta sahaya kadar getirir, geriden pas yaparak çıkmaya kalkar. Ancak rakip bu kez Bristol ya da Plymouth değildir. Yıldızlar topluluğu Manchester City, bu idealist ama gerçeklerden uzak oyuna faturayı keser. Yarım saatte 4-0 olur maç...

VALKANiS GERÇEKLERDEN UZAKTI

Dün işte tam da böyle bir ilk yarı izledik Adana’da. Michael Valkanis, bence elindeki kısıtlı malzemeyle gayet iyi işler çıkaran değerli bir teknik adam. Ancak Galatasaray’a karşı ilk yarıda idealizmle hayalperestlik arasındaki ince çizgide dans etti adeta. Kalite farkından, gerçeklerden biraz uzaktı. Defansını o öne çıkardıkça, Galatasaray uzun attı savunmanın sırtına. Barış Abdülsamet’e, Kerem Aktürkoğlu Manev’e üstünlük kurdular. Dries Mertens’in, Kerem Demirbay’ın kalite farklarıyla çok kolay getirdiler skoru 4-0’a.

LiGiN STANDARDI SORGULANMALI

Son 4 günde Galatasaray’ın aldığı neticelere bakınca akla şöyle bir soru geliyor ister istemez: Galatasaray bu ligde Adana deplasmanında böyle bir oyun ve skor farkı yakalarken, İsviçre’nin sonuncusu Young Boys, Türkiye şampiyonunu iki maçta da nasıl mağlup ediyor? Tabii ki bu mesele, bir-iki paragrafla özetlenebilecek kadar basit değil. Ancak üç maddeye sıkıştırmaya çalışırsak:

1- Ligimizin standardını sorgulamamız gerektiği ortada.

2- Young Boys belki çok kaliteli değil ama 1,88 boy ortalamalı olağanüstü atletik bir takımdı. Galatasaray bu fiziksel farka yanıt veremedi. Süper Lig’de böyle bir takım yok (Göztepe bu standarda en yakın takım).

SAHAYI KÜÇÜLTEN iKi KLAS OYUNCU 

Yazının Devamını Oku

Ülke futbolunun özeti gibi bir puan tablosu

31 Ağustos 2024
Fenerbahçe’de bu sezonu da F.Ö. ve F.S. olarak ikiye ayırmak mümkün. Oyunun miladı Fred’in dönüşüydü, onun sahaya adım atmasıyla Fenerbahçe özellikle iki alanda gelişme kaydetti:

1- Belki soldan, Maximin üzerinden sayısal olarak fazla hücum ediyorlar. Ancak sağdan akınları çok daha etkili. Geçen hafta Rize’ye karşı 4 golü sağ kanat organizasyonlarından bulmuşlardı. Dün de ilk devrede gol dahil tüm etkili akınlar oradandı. Bunda da sağ iç oynayan Fred’in çok etkisi var. Mert aşama kaydetti, Tadic yükseldi Fred bağlantısıyla.

FRED’LE HER ŞEY BAMBAŞKA

2- Fred oynamaya başladığından beri Fenerbahçe stoper ikilisi de daha fazla öne çıkıyorlar. Fred öncesi, Çağlar-Djiku ikilisinin ortalama pozisyonu çok daha gerideydi ve bunun faturasını da takım boyunun uzamasıyla özellikle Lille maçlarında ödediler. Ancak Fred geldi, Fenerbahçe savunma ikilisi de artık orta çizgiye basıyorlar rahatlıkla. Bu da dün Alanya’ya karşı yapılan hücum presin verimliliğini artıran faktördü.

YABANCI BiRi GÖRSE iNANAMAZ! 

31 Ağustos sabahı itibariyle Süper Lig puan durumuna baktığımızda tuhaf bir tabloyla karşılaşıyoruz: Fenerbahçe ve Alanyaspor şu ana kadar ligde 4 maç yaptılar. Trabzon ve Kayseri’yse sadece 1 müsabaka oynadılar. Hani şu puan tablosuna Türk futbolundan habersiz bir İngiliz-bir Alman filan baksa inanamaz, bir yazım hatası vardır diye düşünür herhalde!

‘BAY GEÇME’ REZiLLiĞi

Tabii ki bu puan tablosunun böyle saçma sapan bir hale gelmesinin sebebi bir önceki TFF’nin olağanüstü beceriksizliği. Bir önceki TFF yönetimi geçen yıl ligden 4 yerine 5 takım düşürse, bu sezonu 18’li oynayacak, bu “bay geçme” rezilliğini yaşamayacaktık. Ayrıca yine aynı TFF’nin azıcık hafızası olsa, geçen sezon Avrupa’da play-off turu arasında oynanan lig maçlarının ertelendiğini hatırlasa ve bu yıl o tarihe müsabaka koymasa, puan tablosundaki rezalet de bu boyutlara ulaşmayacaktı. Doğru düzgün bir sezon planlaması yapmaktan, fikstür çekmekten aciz (eski) TFF yönetimi... Tek sayılı takımla oynanan lig... Bir takımın 4, bir diğerinin 1 maç yaptığı puan tablosu... Ülke futbolundaki liyakatsizliğin en kısa özeti.

Yazının Devamını Oku

Okan Buruk ilk 45 dakikada kaybetti

28 Ağustos 2024
G.Saray ikinci yarı tur biletine yaklaştı ancak alamadı.

Dün Ali Sami Yen’de ilk 45 dakikanın sonunda ikili mücadele istatistikleri şöyleydi: Yerde Galatasaray yüzde 34, Young Boys yüzde 66... Havada Galatasaray yüzde 22, Young Boys yüzde 78... Ben uzun zamandır bir takımın bir başkasına ikili mücadele anlamında bu kadar ezildiğini anımsamıyorum yazacaktım ki sonra hatırladım: Bir hafta önce aynı Galatasaray, aynı Young Boys karşısında yaşamıştı bu sıkıntıyı!

iLK MAÇI KiMSE iZLEMEDi Mi?

İki ayaklı eşleşmelerin en önemli avantajı, ilk maçta rakibinizi analiz şansı bulmak ve rövanşta aynı hataları tekrar etmemek için çalışmak olmalı. Öyle değil mi? Ancak dün İstanbul’daki ilk yarıyı izleyince aklımda şöyle bir soru işareti oluştu: Galatasaray teknik ekibindeki hiç kimse Bern’deki ilk maçı izlemedi mi? O maçta da Young Boys neredeyse tüm hava toplarını kazanmamış mıydı? Ben de o müsabakanın tenkitinde kalecileri çıkarırsak Young Boys’un boy ortalaması 1,88, Galatasaray’ınsa 1,78 diye belirtmemiş miydim? Sarı kırmızılılar nasıl olur da İstanbul’da ilk 45 dakikada yine kaderini kenar ortalarına bağlar? İlk yarıda hava toplarında yalnızca %22’de kalınmasına rağmen nasıl hâlâ havadan oynamaya çalışılır? İnanılmaz.

UZAY BOŞLUĞUNA 40 METRELiK TOPLAR ATAN KÖHN!

Young Boys’lular güçlü ve atletik. Ancak Galatasaraylılar da kaliteli. Böyle bir rakibe üstünlük kurmak için yerden oynamalı ve topu süratli dolaştırmalısınız. Galatasaray teknik ekibi ikinci yarıda üç doğru değişiklik yaptı. Israrla taç çizgisine yapışan Ziyech ve uzay boşluğuna 40 metrelik toplar atan Köhn çıktı. Kanatlar hareketlendi.

DEMiRBAY OYUNA GiRiNCE PAS KALiTESi VE HIZI ARTTI 

Galatasaray’da hatları bağlayan ve takım boyunu kısaltan Kerem Demirbay’ın girişi, hem pas kalitesini hem de hızını artırdı. Galatasaray 46-86 arası doğru futbol oynadı. İcardi’nin şahane servisleriyle bir Batshuayi’yle, bir de Aktürkoğlu ile gole çok yaklaştı. Demirbay iki iyi şut denedi. 87’de İcardi’nin değerlendiremediği pozisyonun dönüşünde tüm hayaller suya düştü maalesef. Dün ikinci 45’te Okan Buruk tercihleriyle tur biletine yaklaştı. Ancak alamadı. Çünkü ilk 45’teki Okan Buruk’un rakip analizi, seçimleri ve kararları felaketti.

Yazının Devamını Oku

Pas hızını artırma günü

27 Ağustos 2024
İlk maçta hem yüksek toplarda, hem ikili mücadelelerde Camara (193), Ganvoula (191), Monteiro (191), Zourou (190) ve Niasse’la (188) avantaj yarattı Young Boys. Kalecileri dışarıda bırakırsak Young Boys 11’inin boy ortalaması 1,88 iken, G.Saray’ın sadece 1,78’di ilk maçta. Böyle bir takıma karşı İstanbul’da en önemli sır, topu yere indirmek ve pas hızını artırmak.

Türk futbolunda sezonun en kritik haftası. Tahminim, 4 temsilcimizin de turu geçeceği yönünde. Üç İsviçre ekibi de fiziksel olarak bizimkilerden iyi seviyede. Ancak bizim 3 temsilcimiz de kalite olarak rakiplerinin üzerinde. Kalite farkını sahaya yansıtmanın yolu da topu yere indirmek ve hızlandırmaktan geçiyor.

İsviçre Ligi bizden yaklaşık 20 gün önce, 20 Temmuz’da start aldı ve şu anda beşinci hafta maçları tamamlanmış durumda. Bu durum Young Boys’un fizik kondisyon olarak Galatasaray’ın üzerinde olmasını açıklayabilir, ancak ilk maçta gördük ki İsviçre temsilcisi çok da atletik bir ekip.

BURUK, GABRiEL SARA’DA ACELE ETTi

Hem yüksek toplarda, hem ikili mücadelelerde Camara (193), Ganvoula (191), Monteiro (191), Zourou (190) ve Niasse’la (188), tam 5 devle avantaj yarattılar. Eğer kalecileri dışarıda bırakırsak Young Boys 11’inin boy ortalaması 1,88 iken, Galatasaray’ın sadece 1,78’di ilk maçta. Böyle bir takıma karşı İstanbul’da en önemli sır, topu yere indirmek ve pas hızını artırmak.

Gabriel Sara’nın iyi bir kumaşı olduğunu düşünüyorum ama bence Okan Hoca onu ilk 11’e monte etmekte biraz acele etti. Kerem Demirbay sahadayken Lucas Torreira’nın da özgüveni ve performansı daha yüksekti.

MAURO iCARDi BiR OYUN KURUCU GiBi

Bugün Kerem Demirbay-Torreira ikilisinin başlamasının bir başka avantajı da başlangıçta ya da gol bulunamazsa ikinci yarıda İcardi-Batshuayi’yi bir arada kullanabilmek olur. İcardi zaten özellikle geçen sezonun sonunda bir başka özelliğini aktive etti: Sadece dokuz değil, on numara gibi derine gelerek oynamaya başladı. Geçtiğimiz ilkbaharda Sivas ve Adana Demir gibi rakiplere karşı İcardi’yi adeta oyun kurucu gibi izledik. Bu sezon da Hatay maçında 51’de Barış’a, Konya önünde 41’de Kerem’e, İsviçre’de de 8 ve 25’te Mertens’e yine harika servisleri var. Eğer Batshuayi ile ikili oynarlarsa ve uyum sağlamayı başarırlarsa, benzer servisleri Belçikalı‘ya da yapma ihtimali yüksek.

Galatasaray bir Şampiyonlar Ligi takımı. Bugüne kadar tam 17 kez Devler Ligi’nde mücadele etti. Bugün de 18’inci biletin şüphesiz favorisi.

Yazının Devamını Oku