Fatih Tekke ile kadro olarak yenilenmese de oyun olarak yenilenmeye devam eden Trabzonspor için Rize maçı silkelenme açısından son derece önemliydi. Fenerbahçe karşısında alınan farklı mağlubiyete rağmen o maçın ardından toparlanma ve oyun olarak verdikleri reaksiyon son derece önemliydi. Trabzonspor’un artılarını eksilerini mutlaka konuşuruz ancak Zubkov gerçeğini konuşmadan olmaz. Trabzon’a gelir gelmez hem adaptasyon olarak hem de oyun olarak bu kadar kısa sürede katkı vermesi gelecek sezon adına en önemli artılardan biri. Nitekim dün Rize’de de maçı ilk 20 dakikalık bölümde attığı gollerle bitiren oyuncu oldu.
KIYMETLi MAÇLAR
Bu sezon Trabzonspor adına bitti ancak Fatih Tekke için gelecek sezonun kadro planlamasını yapması ve oyuncuları görmesi açısından kalan maçlar son derece kıymetli. Onun oyunundan esintileri görmek yerine 90 dakikanın tamamına yaydığı zaman daha keyifli bir Trabzonspor izleyeceğimiz de kesin.
Fatih Tekke’nin gelir gelmez oyuncularına “Birlikte yorulalım” çağrısı karşılığını bulmuş. Bordo mavili futbolcular, Başakşehir maçını bir kenara koyarsak, uzun zaman sonra ilk kez bu kadar yüksek tempoda bir maç oynadı. Sonuçtan bağımsız olarak ifade ediyoruz; Trabzonspor’da teknik direktör dokunuşunu fazlasıyla hissettiğimiz keyifli bir maç izledik. Malherio’nun sağ bek görevinin yanı sıra orta sahaya gelerek direnci artırmasını, sol bek Mustafa’nın geldiğinden bu yana ilk defa hücum bölgesinde etkin olmasını ve Serdar’ın savunmada Romelu ile mücadelesini bu dokunuşlardan birkaçı olarak söyleyebilirim.
ZAMANA iHTiYAÇLARI VAR
Golü yemesine rağmen takımın hemen reaksiyon vermesi, Göztepe’nin baskısını kırdığı anlarda rakip sahaya hızlı yerleşmesi Trabzon adına ilk yarının umut verici notlarıydı. İkinci bölümde ise hem rakip ceza alanında çoğalamadı hem de aynı tempoyu sürdüremedi bordo mavililer. Beraberlik tribünleri çok memnun etmese de Fatih Tekke’nin ve bu takımın zamana ihtiyacı olduğu bir gerçek.
İsim vermek istemiyorum, bugün televizyonlarda ve dijital platformlarda yorumculuk yapan bazı eski futbolcuların yabancı meslektaşlarından ne kadar geride olduklarını söylemek gerçekten acı verici. Ülke futbolunun geri kalmışlığı ve olmayan marka değeri bugün oyunu yorumlayanlarla eş değer. Örneğin İngiltere’de Gary Lineker, Thierry Henry, Jamie Carragher, Micah Richards, Rio Ferdinand, Gary Neville, Roy Keane ve Alan Shearer gibi unutulmaz futbolcular sahada bıraktıkları izleri ekrana da fazlasıyla yansıtmayı başarıyorlar. “Peki onlar neleri farklı yapıyor?..” İşte cevabı:
1- Oyun hakkındaki derin analizleri, karmaşık kavramları ilgi çekici benzetmelerle ifade ediyorlar. Mizahı keskin analizlerle harmanlayarak, izleyicilerle güçlü bağlar kuruyorlar. î
2- Geçmişten gelen güvenilirliklerini futbol sahalarında biriktirdikleri anekdotlarla zenginleştirerek, izleyicilere farklı bakış açıları ve oyun hakkında daha derin analizler sunuyorlar.
3- Mesleğe başlamadan önce pek çoğu profesyonel medya eğitimleri alıyor. Topluluk önünde konuşma, röportaj teknikleri ve atölye çalışmaları sayesinde etkili ve kendinden emin iletişim kurma yeteneklerini geliştiriyorlar.
4- Taktiklerin nüansları, oyuncu psikolojisi ve belirli liglerin dinamikleri üzerine ekstra çalışmalar yapıyorlar. Bu sayede oyunları eleştirel bir gözle izleme ve analitik becerilerini artırıyorlar.
FUTBOL AKADEMİSİ GİBİ
Gerçek şu ki yorumculuğa giden yollar oyuncuların küçük yaşlarda futbola akademilerden başlamasına benziyor. Bir anlamda yabancılık çekmeyecekleri bir yolculuk. Şunu net bir şekilde söylemekte fayda var; yarının en iyi futbol yorumcuları kramponlarını asmadan kendilerini bugünden hazırlayan oyunculardan çıkacak.
PSG EN BÜYÜK HAYALİNE İLK KEZ BU KADAR YAKIN
Trabzonspor'da göreve getirilen Fatih Tekke ilk sınavından başarıyla geçti. Elbette ilk maçtan Tekke hakkında değerlendirmek yapmak çok sağlıklı olmayacaktır. Takımla fazla zaman geçirmeden Başakşehir deplasmanına çıktı ve 3-0 kazandı. Saha kenarında bir an bile yerinde durmayan Tekke, jestleri ve mimikleriyle adeta bir orkestra şefini andırıyordu. Oyuncularına sürekli talimatlar vererek neler istediğini anlatıyordu. Ve tüm bu çabalar karşılıksız kalmadı.
ÖZ GÜVEN KAZANDIRDI
Beklentilerin altında kalan bir oyuna rağmen galibiyet çok önemliydi. Çünkü;
1-) Trabzonspor’un deplasmanda neredeyse 1 yıllık kazanamama serisine son verdi. Bir anlamda takımın üstündeki baskıyı kırdı.
2-) Bundan sonraki maçlarda kendine dair planlarını ve oyun şablonunu uygulatmak için öz güven kazandı.
3-) Bordo mavili taraftarlarda yarattığı heyecanı ilk maçtaki galibiyetle daha da üst seviyelere taşıdı. Bundan sonraki iç saha maçlarını bu destekle daha da coşkulu hale getirecektir.
Başta da belirttiğim gibi Fatih Tekke ilk maç özelinde eksikleri ve hataları da mutlaka değerlendirecektir. Oyunun ilk 25 dakikalık bölümünde rakibe verilen 3 net pozisyonu ve penaltıyı kurtaran Uğurcan’ın performansı galibiyette en önemli faktördü. Tribünlerdeki Fatih “Sultan” Tekke etkisini sahada da görmek için biraz daha beklemekte fayda var.
Mourinho, 31 Mayıs 2023'te Roma'nın başında iken Sevilla'ya penaltılarla kaybettikleri Avrupa Ligi Finali sonrası hakem Anthony Taylor'a stat otoparkında küfür ettiği için UEFA'dan 4 maç ceza almıştı.
Rangers maçında 3 penaltılarının verilmediğini savunan Mourinho, “Her şey çok garip. Çok bariz penaltılardı bunlar. Hem Lille maçında 120. dakikada yemiş olduğumuz penaltı golü, Manchester United karşılaşması ve bugün burada olanlar... Ki VAR’da da dünyanın en iyi VAR hakemlerinden biri olarak gösterilen Hollandalı Pol van Boekel vardı ve 3 penaltıyı görmedi” dedi.
Fenerbahçe, UEFA Avrupa Ligi son 16 turu rövanşında Rangers’a penaltılarla elenerek turnuvaya veda etti. İstanbul’daki ilk karşılaşmayı 3-1 kaybeden temsilcimiz, Glasgow’daki rövanşın normal süresini ve uzatmaları 2-0 önde bitirince seri penaltı atışlarına geçildi. Penaltılarda Fenerbahçe’ye 3-2’lik üstünlük kuran Rangers, çeyrek finale yükselen taraf oldu. Sarı lacivertlilerin teknik direktörü Jose Mourinho, maç sonrası yaptığı değerlendirmede takımının oyunundan övgüyle bahsederken, Norveçli orta hakem Espen Eskas ile Hollandalı VAR hakemi Pol van Boekel’i eleştirdi ve UEFA’ya da göndermelerde bulundu:
"BU GECE SAHADAKİ EN İYİ TAKIM BİZDİK"
“Ilk maçtan sonra kaybetmeyi hak ettiğimizi söyledim, ancak bu gece sahadaki en iyi takım bizdik. 3 penaltısı verilmeyen takım bizdik. Her şey çok garip. Çok bariz penaltılardı bunlar. Umarım takımımın başına gelen her şey Budapeşte’deki finalin bir sonucu değildir. Umarım ondan bağımsız sıradan şeylerdir. Kötü şanstır. Bu şekilde düşünmek istiyorum. Hem Lille maçında 120. dakikada yemiş olduğumuz penaltı golü, Manchester United karşılaşması ve bugün burada olanlar. Ki VAR’da da dünyanın en iyi VAR hakemlerinden biri olarak gösterilen Hollandalı Pol van Boekel vardı ve 3 penaltıyı görmedi.”
TAYLOR'IN YÖNETİMİ İÇİN 'SKANDAL' DEDİ!
Peki, Mourinho’nun altını çizdiği Budapeşte finalinde neler yaşanmıştı? Gelin, o gün olanları hatırlayalım... 31 Mayıs 2023’te Budapeşte’de oynanan Avrupa Ligi finalinde Portekizli hocanın takımı Roma, normal süresi ve uzatmaları 1-1 biten karşılaşma sonunda Sevilla’ya penaltılarda 4-1 yenildi. Mourinho, maç sırasında kararlarını beğenmeyip itirazlarda bulunduğu Anthony Taylor’ı karşılaşma sonrası düzenlenen basın toplantısında sert sözlerle eleştirerek, İngiliz hakemin adeta bir İspanyol gibi davrandığını, adil olmadığını söyledi ve maç yönetimi için ‘skandal’ ifadesini kullandı.
"HER ŞEY GİDEREK DAHA ZORLAŞIYOR"
Trabzonspor'da işler yolunda gitmiyor. İç sahada kazanarak kötü tablonun üstünü kapatan bordo mavili ekip bu kez Hatay’a evinde kaybetti. Tıpkı Konya deplasmanında olduğu topun hakimiyetini elinde tutan ancak üretmekten son derece uzak olan Trabzonspor ilk 20 dakikalık bölümde yediği golle geriye düştü. İstatistiksel olarak baktığımızda sürekli rakip kaleye şut atan bir Trabzonspor vardı ancak bu şutların büyük bölümünde kaleyi bulamadılar.
YiNE AYNI SENARYO
Bordo mavililer adına sahanın en iyisi olan Zubkov’un golüyle ilk yarıda dengeyi sağlasalar da ikinci bölümde de aynı senaryo devam etti. Trabzon’u çok iyi karşılayan Hatayspor 65’te bir kez daha öne geçerek sahadan galibiyetle ayrıldı. Bu mağlubiyetle Trabzonspor’un iç saha büyüsü de bozuldu.
Maça başlayan kadro ve sonradan oyuna girenlere baktığımızda Trabzonspor’un iyi durumda olduğunu söylemek zor. Oyuncular her geçen gün daha da kötüye gidiyor. Şenol Güneş de her hafta benzer değişikliklerle kadro mühendisliği konusunda ilerleme sağlayamıyor. Önceki yazılarımda da belirttiğim gibi kara bulutlar Trabzon semalarında uzun süre kalacak gibi gözüküyor.
Fenerbahçe'nin UEFA Avrupa Ligi son 16 turundaki rakibi Glasgow Rangers, pek iyi bir dönemden geçmiyor. Teknik direktör Philippe Clement’in gönderilmesi sonrasında takımın başına getirilen Barry Ferguson da beklenen başarıyı gösteremedi. Takımın alıştığı oyun planında köklü değişiklikler yapmaya çalışan Ferguson’un zamana ihtiyaç duyduğunu net bir dille söyleyebiliriz. İskoçya Premier Lig’de lider Celtic’in 16 puan gerisine düşmeleri sonrası hedefsiz kalmaları UEFA Avrupa Ligi’ni onlar adına çok daha değerli hale getirdi.
YENİ TEKNİK ADAM YENİ SİSTEM
15 ay teknik direktörlük yapan Belçikalı Philippe Clement’in takıma adapte ettiği 4-3-3 sisteminden sonra İskoç Barry Ferguson’un daha efektif bir 4-4-2’ye dönme çalışmaları bir hayli sancılı olacak gibi. Cyriel Dessers-Hamza İgamane ikilisini çift forvet olarak kullanmaya çalışan Ferguson için en ciddi sınav Fenerbahçe karşılaşması olacak. Savunma zaafiyetlerini göz önüne aldığımızda bu yeni sistemin Rangers adına handikaplar taşıdığını söylemek mümkün.
EN KRİTİK İSİM VACLAV CERNY
Rangers adına hücumu şekillendiren en önemli unsur kanat organizasyonları. Özellikle takımın sağ kanadında oynayan Vaclac Cerny en kritik isim. Çek oyuncu bu sezon 15 gol, 7 asistlik bir performansa sahip. Onun etkinliğini azaltmak merkezden oyun kurmakta zorlanan Rangers’ı kilitlemek anlamına gelir. Takımın forvet ikilisi Dessers-Hamza İgamane de Cerny’nin açtığı alanları ve boşlukları değerlendirerek gole ulaşmaya çalışıyor.
RANGERS'IN ÖZELLİKLERİ
1-
Trabzonspor'un hafta içi kupada oynadığı Rize maçından sonra Süper Lig’de Konya deplasmanındaki oyunu gece ile gündüz kadar farklıydı. Bu sezon deplasmanda galibiyeti olmayan Trabzon 90 dakika boyunca topa sahip olan taraftı ancak bu üstünlük sadece kağıt üstündeydi. Gerçek şu ki topa sahip olan bordo mavili ekibin en ufak organizasyonu da yoktu.
iLGiNÇ HAMLELER
Şenol Güneş’in 60. dakikadan sonra yaptığı 3 değişiklik ise kötü oyunun tuzu biberi oldu adeta. Sezon başından beri ideal kadro konusunda sıkıntılar yaşayan Güneş, Konya deplasmanında elindeki malzemeyi de doğru bir mühendislikle kullanamadı. Banza, Cham ve Savic’i oyundan alan Güneş yerlerine sahaya sürdüğü Ozan Tufan, Arif Boşluk ve Serdar Saatçı ile taraftarları da büyük bir şaşkınlığa uğrattı.
Bu kadar organizasyon anlamında eksik bir takımı hücum bölgesinde tutabilecek oyuncuları kenara alması Konyaspor’un hem işini kolaylaştırdı hem de son dakikada maçı kazanmasını sağladı. Hafta içi kupada bembeyaz bir tablo sergileyen Trabzonspor ligde karanlığa hapsoldu.