Paylaş
Yeni bir düzenleme ile branş kısıtlaması kaldırıldı.
Yani artık sadece dermatologlar, plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanları ile bakanlık onaylı medikal estetik sertifikası bulunanlar değil, diğer branşlardaki; göz, kadın doğum, çocuk sağlığı veya dahiliye gibi, hangi branştan olduğu fark etmeksizin tüm hekimler, bakanlığın verdiği sertifikayı almaları halinde, medikal estetik müdahale yapabilecek.
Bu yeni düzenlemeye alanında uzman hekimlerin itirazı ise büyük.
ARTIK TÜM HEKİMLER ESTETİK UYGULAMA YAPABİLECEK
“Ayakta Teşhis- Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik”te yapılan değişiklik Resmî Gazetede yayımlandı. Tüm hekimlere, sertifika almak şartıyla, medikal estetik müdahalenin yolu da açıldı. Ancak hekimlerin alması gerektiği belirtilen eğitim müfredatları ve sertifikanın hangi koşullarda; ücreti, eğitimin süresi, etkinliği gibi konularda bilgi verilmedi.
MEDİKAL ESTETİK NEDİR
Medikal estetik, “cerrahi müdahale gerektirmeyen ‘iğneli’ işlem” demek. Örneğin saç ekimi, dolgu- botoks, mezoterapi, lazer uygulamaları ile göz kapağı kaldırma, burun dolgusu, iple yüz germe, kök hücre, bağışıklık tedavileri, bölgesel incelme gibi ve benzeri işlemleri kapsamakta.
AMAÇ: MERDİVEN ALTINI ENGELLEMEK
Yeni yönetmelikle, şartları karşılayan tıp merkezleri ve muayenehanelerde de artık estetik işlem yapılabilecek. Ancak güzellik merkezleri sağlık kuruluşu kapsamından çıkarıldı, işlem yapılamayacak. Bakanlık kararı, “Tüm estetik uygulamaların sadece hekimler tarafından uygulanması noktasında kararlıyız” diyerek duyurdu. Amaç ise estetik amaçlı uygulamaların yapılacağı sağlık kuruluşlarının sayısı arttırılarak, “merdiven altı” diye tabir ettiğimiz, yasal olmayan uygulamaların önüne geçmek.
EHLİYETİ OLANA ‘HADİ GEL UÇAK SÜR’ DEMEK BU, KABUL ETMİYORUZ
Başlamadan şu detayı vereyim: Tıpta Uzmanlık Sınavı’nın (TUS) son 5 yıllık yerleştirme sonuçlarına göre; dermatoloji ve plastik cerrahi en çok tercih edilen branşlar. Altı yıllık temel tıp eğitiminin ardından dermatoloji seçenler 4, plastik, rekonstrüktif ve estetik seçenler ise 5 yıl daha okuyup, bu alanda uzmanlaşıyor.
Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr. Şükrü Yazar’ın itirazı tam da bu noktada: “Ki benim dönemimde 6 yıl tıp eğitimi, 6 yıl uzmanlıktı. Şimdi diyorlar ki ‘Bu işi eğitim müfredatları ve sertifika ile edinilmiş yetkinlikleri kapsamında diğer hekimler de yapabilir.’ Yani bu ehliyeti olana, ‘Hadi gel şu uçağı da sür’ demekle aynı şey. Kişi hekim de olsa bir sertifika vermekle olur mu bu iş? Ayrıca bu sertifikaları kim verecek, nerede verecek, neye göre verecek? 2-3 haftalık bir eğitimle 6 yıllık uzmanlık eğitimi aynı mı? Hiç şüphesiz branş isimlerimizin ve ‘Bakanlık onaylı’ ifadesinin yönetmelikten çıkarılması ve mesleki sınırların belirsizleşmesi hasta güvenliğini de tehlikeye atacaktır.”
HEKİM AÇIĞI ARTACAK
2003- 2008 yılları arasında yine Bakanlığın açtığı bir program ile pratisyen hekimler ve bazı uzmanlara “medikal estetik sertifikası” verildiğini ancak derneklerin açtığı davalar sonucunda Danıştay’dan “bu işin sertifikayla yapılamayacağı, tıpta uzmanlık gerektirdiği” yönünde karar çıktığını hatırlatan Prof. Dr. Yazar, “Danıştay kararı ile 2008’de bu yanlıştan dönüldü. Ama ‘kazanılan hak geri alınmaz’ dendi ve bugün bu sertifikaya sahip yaklaşık 600 kişi, dermatologlar ve estetik cerrahlarla medikal estetik uygulaması yapıyor zaten. Şimdi yine aynı yanlışa düşülüyor. Hem de Danıştay kararına rağmen. Bu karar, ayrıca sağlık hizmetlerinde de dengesizlik yaratacaktır. Hekimlerin bu alana yönelmesi, diğer branşlardaki ihtiyaçların karşılanamamasına, bu da kamudaki hekim açığının artmasına neden olacaktır” yorumunu yapıyor.
SALGIN MI VAR SAVAŞ MI ÇIKTI
Yeni uygulamanın, sağlık turizmi açısından ülkemize zarar verme potansiyelinin yüksek olduğuna da değinen Prof. Dr. Yazar, soruyor: “Uzmanlık dışı hekimlere olağanüstü durumlarda yetki verilir. Mesela bir salgın veya savaş sırasında acil ihtiyaçları karşılamak üzere... Şu anda salgın mı var yoksa savaş mı çıktı? Kimin estetiği geri kalmış, neyi yapamamışız, nasıl bir yetersizlik olduğu düşünülmüş ki böyle bir karar alınmış? Sağlık Bakanlığı’nı acilen bu kararı ilgili derneklerle istişare etmeye davet ediyoruz.”
MEDİKAL ESTETİK UZMANLIK GEREKTİREN BİR DALDIR
Bir süre aile hekimliği yapan ancak İtalya’da “medikal estetik” alanında, 2 yıllık- tezli, yüksek lisans eğitimi sonrası yurda dönen Medikal Estetik uzmanı Dr. Şule Şakrak, “Elbette temel tıp eğitimi alan hekimler/hemşireler... Herkes iğne kullanmayı biliyor. Ancak bu yeni yönetmelik, uzman bir kadın doğumcu yerine, şehrin göbeğinde ebe ya da uzmanlık dalı başka bir hekime doğum yaptırtmaya benziyor. Sonuçta medikal estetik de uzmanlık gerektiren bir dal. Oluşabilecek komplikasyonlara anında müdahale edebilmesi açısından bu işi, bir güzellik uzmanı ya da sağlık personeli değil de bir hekim yapmalı. Ama o hekimin de bu alanda 2-3 ay değil, 2-3 yıllık eğitimle uzmanlaşması şart” diyor.
Paylaş