Paylaş
- Ilımlı yaklaşımları, tarafsız bakışları asla kabul etmezler.
- Dışlayıcı olmaktan kaçınmazlar.
- Her kesimi kucaklamak gibi bir dertleri yoktur.
- Dikkat çekmeye odaklıdırlar.
- Huzur, birlik, dirlik isteyen kalabalıkları hiç gözetmezler.
- Doğabilecek karşıt etkiyi zerre kadar hesaba katmazlar.
- En sevdikleri oda, yankı odalarıdır.
- Hırçınlıktan da küstahlıktan da kaçınmazlar.
*
Neden?
Çünkü aktivistlerin, “seçim kazanmak” gibi bir dertleri yoktur.
*
İşte tam da bu yüzden...
En temel derdi seçim kazanmak olan CHP’nin, aktivistler tarafından yönlendirilen bir parti haline gelmesi kendisi açısından çok sorunlu.
*
Erdoğan açısından ise...
Gayet memnuniyet verici.
MAHİR POLAT İÇİN
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, görüşleri her zaman dikkate alınan kıymetli bir hukukçudur.
*
Yolsuzluk ve terör operasyonu kapsamında tutuklanan Mahir Polat’ın durumu söz konusu olduğunda...
Şu açıklamayı yapmıştı Feti Yıldız:
*
“Hayati tehlikesi bulunan tutuklunun tedavisinin yapılması yasal bir zorunluluktur. İnfaz daha sonra yapılabilir. Yaşam hakkı, tüm hakların önündedir.”
*
Feti Yıldız’ın bu saptamasına yüzde yüz katılıyorum.
Çok önemli sağlık sorunlarıyla boğuşan Mahir Polat serbest bırakılmalı, tedavisi en mükemmel şekilde yapılmalıdır.
İnfaz daha sonra yapılabilir.
Yaşam hakkı, bütün hakların babası, anasıdır.
UZAKLAŞTIR BABAM UZAKLAŞTIR
Gökhan Ünver’i zorbala.
Kıvanç Tatlıtuğ’a çizik at.
Yılmaz Erdoğan’a saldır.
Cem Yılmaz’ı küstür.
Zeki Demirkubuz’u çileden çıkart.
*
İyi de bu yaptıklarınla...
“Bunlar iktidara gelmeden böyleler, bir de iktidara gelirlerse neler yaparlar” dedirttiğinin farkında değil misin?
BÜTÜN TUŞLARA BASMANIN NİRVANASINA BİR TIK KALMIŞ
Ekrem İmamoğlu, aynı anda Kuran’ı, Nutuk’u, Nazım’ı, Hacı Bektaş’ı okuduğunu öne sürmüş.
*
Bu okuma biçimiyle aynı anda dört tuşa basılmış olunuyor:
- KURAN’la: Dindarlar tuşu.
- NUTUK’la: Atatürkçüler tuşu.
- NAZIM’LA: Solcular tuşu.
- HACI BEKTAŞ’la: Aleviler tuşu.
*
İmamoğlu okudukları arasına Nihal Atsız’ı da alarak milliyetçiler tuşuna bassaydı.
Tarihin en büyük “bütün tuşlara basma operasyonu”na imza atmış olurdu.
BAHÇELİ’NİN KAPAĞI
- Sağlık üzerinden dezenformasyon yaparsan...
- Sürekli “öldü, entübe edildi” falan diye yalan yayarsan...
- Eylemlerinde tabutunu taşırsan...
- Olayı kendine politik malzeme yapmaya kalkarsan...
- Sağlık üzerinden aşağılık espriler türetirsen...
- Başka işin gücün yokmuş gibi buna odaklanırsan...
Ortaya çıkışıyla işte böyle sana kapak yapar.
KEMAL BEY’İN ‘BEN ÇALMADIM’ DEMESİ
- Her ne kadar İmamoğlu’nun ziyaretine gitse de...
- Her ne kadar tutuklanmaya ölçülü tepkiler verse de...
- Her ne kadar İmamoğlu ile dayanışma içine girse de...
İmamoğlu’ndan nefret ediyor Kemal Kılıçdaroğlu.
*
Öyle olmasa...
Yolsuzluk operasyonunun gündemde olduğu bir süreçte kurultayda aday olmayacağını açıklarken...
“Aday olmama kararımın nedeni ‘aday olursan yüzüne tükürürler’ diyen siyasetçilerin tehditleri değildir. Çünkü çalanların yüzüne tükürülür ve ben çalmadım” demezdi.
*
Gerçi çok sıkışırsa “Ben onu Ekrem İmamoğlu için demedim, iktidar için dedim” diyebilir ama göndermenin adresinin İmamoğlu olduğunu anlayan anlamış oldu.
ERDOĞAN MATTİA AHMET’İN DAVASINA SAHİP ÇIKIYOR
MattIa Ahmet, Kadıköy’de bıçaklı saldırı sonucu öldürülmüş 14 yaşında pırıl pırıl bir çocuktu.
Mattia Ahmet’in acısı, tüm Türkiye’nin acısı olmuştu.
*
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bayramda Mattia Ahmet’in ailesini aradı, ardından da aileyle bir araya geldi.
*
Tüm Türkiye’nin acısı olmuş bir acıya, ülkenin Cumhurbaşkanı’nın ortak olması şahane bir şey.
Mattia Ahmet davasının sahipsiz kalmadığını bilmek mükemmel bir şey.
Paylaş