İzindekiler...

Haberin Devamı

Aslında bayat ve ironik bir yazı yazacaktım... Konuyu, Aziz Nesin’in 60’larda yazdığı şiirinden alıntılarla açıp, sanki bir düz yazıdan bahseder gibi, kendimce “iğneli” bulduğum dizeleri paylaşacaktım:
“...Atam hâlâ yaşıyorsak / Edepsizlik sayesinde” diye başlayacak, “...Hele partin senden sonra / Devrimlerin tavizinde” diye ekleyecek, “...Yobazlarla gericiler / Onlar bizden daha zinde! Halkçılıkla devletçilik: Anlatamam, çok hazin de, çoktan beri sahteciler /Ağır çeker her vezinde!..” ile devam edecek, “...Hocamız var, hacımız var / Uçan kuşa borcumuz var, el oğlunun ağzındayız / Ama bizi zor bulurlar / Bahar, yaz, kış izindeyiz! Dinlenmekten yorulduk da / Onun için izindeyiz...” deyip bitirecektim.

Hattâ, sosyal medyada, “izindeyiz” heyecanına, “faşist bir Kemalist tarafından, ilkokul çocuklarına öğretilmek ve ezberletilmek için yazılmış bir şiirdir...” diyen,
nezaketsiz ve beyhûdelik hissiyle yaşayan “mahlûk”un varlığını bile görmezden gelecektim ama; bu zavallı arkadaşımızın aslında “kendisiyle aramızda hiç bir fark bunmadığını anlamaktan hayli uzak bir idrak yoksunu” kimliği taşımanın ötesinde, “felsefe ve mantık”ın büyüleyici müziği ile hiç tanışmamış bulunmasını, siyasî doktrinleri gardıropta bir ceket sanmasını, dahası... “Tarih de bilmez bir ağır cahil olması”nı ciddiye almak zorunda hissettim kendimi.

Haberin Devamı

Hemen aklıma, Danıştay yıllarımızda, biz gençleri, derviş ve demokrat karışımı bir tebessümle sonuna kadar dinleyen ve “fikriniz muhteremdir lâkin muteber değildir” diyerek savuşturan, daire başkanımız geldi elbette... Sadece bunu yapmakla yetineceğim!

Bak kardeşim, tarih, “yazan yapana sadık kalmasa” dahi, “yılların aşındıramadığı hisler”in bir toplamıdır. Sözlüğe “entry” girecek kadar kıdemli ve becerikli bir kullanıcı olduğuna göre, benden epeyce genç olmalısın... Allah’tan, “sana, daha pek çoklarının sonunu görecek kadar uzun ömür vermesi”ni dilerim. O zaman anlayacaksın ki, “iz bırakmak”, okullarda, ülkenin genetiğine sinmiş dilek ve temennileri yasaklayıp, “Türküm...” diye başlayan taahhütlerden korkmak değildir. Faşizm ise, öğretilen ve ezberletilenlerin, “Baba beni okula gönderme, âhirette, okulda öğretilenleri sormayacaklar” pankartına dönmesidir!

Haberin Devamı

Aramızda “neden hiç bir fark bulunmadığı”nı ise ben Gazi’ye anlatacağım. Senin aklın pek yetmeyebilir; istersen kulak misafiri ol...

“...Aslına bakarsanız, vaziyet karışık Aziz Paşam! Sandığa gidenler, 1 Kasım’da tam ortadan ikiye ayrılmış olacak. O gün, ‘İzinde olanlar’, izinde olmayacaklar ümidi taşıyoruz; oy kullanacaklar çünkü. ‘İzinde olmayanlar’ ise, yine izinde olmamayı sürdürecekler ve onlar da oy kullanacak. Sandıktan, ‘İzinde olduğu’ halde, o gün izinde olmayacaklar mı çıkacak; yoksa, hem zaten ‘izinde olmayıp’, o gün de ‘izinde olmayacaklar’ mı bilemiyorum? İşin tuhaf tarafı, “izinde olanlar ile olmayanlar”, birlikte hükûmet kuramama sebeplerini, diğerlerinin ısrarla “izinde” olması ile açıklıyorlar.

Haberin Devamı

‘30 Ağustos’ta gazeteler, nasıl manşetler mi attı?’ dediniz. Onlar, bir haftadır ‘İrlandalı bir boksör’ün izindeler...”

Yazarın Tüm Yazıları