Paylaş
Cumartesi günkü Hürriyet Ege’de Sevgili Reşat Kutucuların yazısı, çok basit gibi görünen vurucu bir tahlil içeriyordu; keyifle okudum. Dahası, “kurmaca burada bitmez” gibi geldi bana, üstüne bir de sündürdüm yazılanları... “Diyelim ki” dedim, “görünen köyün yolları, beklenen kapılara dayandı... Aziz Bey ile Binali Bey karşılıklı çıktılar mindere...”
Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı Aziz Bey kazanır, Binali Bey kaybederse, Aziz bey kazanmış, Binali Bey mi kaybetmiş olacak, yoksa CHP kazanmış AKP kaybetmiş mi sayılacak? Hattâ Aziz Bey kazandı, AKP kaybetti mi diyeceğiz, yoksa CHP kazanmış, Binali Bey mi kaybetmiş olacak? Benzer mantıkla, şayet Binali Bey kazanır, Aziz Bey kaybederse, Binali Bey kazanmış, Aziz Bey mi kaybetmiş olacak, yoksa AKP kazandı, CHP kaybetti mi diyeceğiz? Devamla, Binali Bey kazandı CHP kaybetti ya da AKP kazandı Aziz Bey kaybetti seçeneklerinden hangisi siyaseten makûl bulunacak?
Bence adaylar çoktan belli... Ama “gündemin 4 köşesi” için de geçerli olan, bu “giderayak kariyeri çizdirme riski” yüzünden, isimler bir türlü açıklanamıyor.
“Mor Menekşe Partisi adayı”nın yıldızı her gün biraz daha yükselmekte ve ismi (çaktırmadan) İstanbul’dan Ankara’ya doğru yürümekte iken, aynı ismi taşıyan müzikalden bir bölüm seçtim sizler için: (Genel Başkan’ın Yatak Odası-Genel Başkan, Partililer, İlâhi Grubu... / (Genel Başkan, üzerinde gecelik entarisi ve başında takke ile tuvaletten dönmektedir. Gelir yatağına yatar, ışığı söndürür –ışık zayıflar- ve yorganı üstüne çeker. Birkaç kere sağa sola döndükten sonra, konuşmaya-söylenmeye başlar. Konuşurken ışıklar biraz artar.)
GENEL BAŞKAN - Bu akşam nedense bir türlü uyku tutmuyor? Git gel tuvalete taşın... (Duraklar, hayret ederek devam eder) Sütümü de içtim halbuki... Bir keyifsizliktir var üstümde, hayırdır inşallah! (Hızla ve telâş içinde sıralar) Miting hazırlıklarında bir sorun mı çıktı acaba? Gazeteciler beddua mı etti nedir? Birinin âhı mı tuttu yoksa? Hayırdır inşallah... (Duraklar) Başka çare kalmadı, koyunları sayacağız.
(Takip projektörü altında, sahnenin öbür köşesindeki bir çitin üzerinden, oyundaki bütün partililer atlamaya başlar... Fonda hafif bir müzik sesi –kaval olabilir- duyulur. Genel Başkan, yatakta bir sağa bir sola dönmektedir. Bir süre sonra yatağın içinde tekrar doğrulur. Lambayı yakar; ışıklar biraz artar. Koyunların üstündeki ışık söner.)
Allah Allah, “bütün koyunlar benim için atlıyor; ben uyuyamıyorum. Bu kadar koyun, bu kadar koyun... Sırf ben uyuyabileyim diye sorgusuz sualsiz atlıyor, yine de uyuyamıyorum...” Ben bunun altında kalacak adam değilim. İstemek başarmanın yarısıdır; inanmaksa diğer yarısı... Vazgeçmek yok. Bu miting beni başbakan yapacak... Bu şehir beni başbakan yapacak.
(Yatağında -ilahi söyler gibi- dizlerinin üzerine oturur ve şarkısını söylemeye başlar. Yatağın baş kısmında 3-4 kişilik bir ilahî grubu belirir).
Otuzbeş yıldır her gece / Pijamaları giyince Ve yatağıma yatınca / Eh artık uykum gelince Dilimde bir masum dua / duysun beni kerîm Allah Ben başbakan olmalıyım / inşallah ve inşallah Yorganı başa çekince / Rüyalarımda gizlice Dilimde bir masum dua / duysun beni kerîm Allah Ben başbakan olacağım / inşallah ve inşallah Aşk ile titrer kaşlarım / Gözümden akar yaşlarım Dilimde bir masum dua / duysun beni kerîm Allah Ben başbakan oluyorum / inşallah ve inşallah
(Giderek heyecanlanır. Yataktan kalkmak üzere ayaklarını aşağı sarkıtır. Sonra terliklerini giyer ve ayağa kalkar. Günün ilk ışıkları da odayı aydınlatmaya başlar...)
Terliklerimi giyince / Gerçeğe döner düşlerim Otuzbeş yıldır her sabah / Ben güne böyle başlarım Dilimde bir masum dua / duysun beni kerîm Allah Ben başbakan oldum zaten / inşallah ve inşallah
(Gereken yerlerin ışıkları yanar ve hep bir ağızdan söylenir).
KOYUNLAR-PARTİLİLER VE İLAHİ GRUBU - Amin!
Paylaş