Paylaş
Aslında adını bilmiyorum ama “Ben bunları tanırım işleri yalan dolan” diyor bir yerinde türkünün, yani “Yalan Türkü” demek çok yalan/yanlış olmayacaktır.
Size bu bir fenalık yapayım, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği ve Beyaz TV’den canlı yayınlanan (Melih Abi?...) Ankara Festivali’nde söylediği “Yalan Türkü”den bölümler aktarayım:
*
“Bu soysuzların var ya her tarakta bezi var/ Taksim’in dört yanında komünistin izi var/ Bitmedi komünistlik, erkeği var kızı var/ Bunların çorbasında Siyonist’in tuzu var, gâvurların izi var”
“Camide göbek atan Allah’sız şerefsizler”
“Uyan milletim uyan bu plan büyük plan/ Ezeceksin başını yılan zehirli yılan”
“Ben bunları tanırım işleri yalan dolan/ Taksim’i Beyoğlu’nu ettiler talan/ Şimdi beni dinlesin tencere tava çalan”/ Bunların içerisinde yerli var yabancı var”
“Kaldırım sökecek cam çerçeve dökecek/ Devlete başkaldıran cezasını çekecek”
*
Nasıl ama? Hrant’ın katiline sahip çıkan türkücüden Ethem Sarısülük veya Abdullah Cömert için ağıt yazmasını beklemiyordum elbette; meşrebine uygun yazmış.
Aslında daha da geliştirebilirmiş.
Mesela “Toma’sı var gazı var, kimyasallı suyu var/ Direnişçinin marizine kayanın şahane ikramiyesi var” da eklenebilir.
Artık yaşamayan plak şirketlerinden “Sahibinin Sesi/His Master’s Voice”ın kataloğuna çok yakışacak şarkıya önerdiğim bu eklemeyi uygun bulursa telif melif istemem.
Ancak Başbakan Erdoğan veya gaz tedarikçisi köşebentler, yalan manşetçiler, yandaş olacağım derken yana devrilenler benim kadar cömert olur mu bilemem.
Çünkü ortada ciddi bir telif problemi var; isteyen “Yalan Türkü”nün sözlerini Başbakan Erdoğan’ın söylev ve demeçleriyle eşleştirsin...
Yalan ne ayıp, ne ağır, ne yazık bir yüktür; çekenin vicdanına kolay gelsin.
Paylaş