Paylaş
Bundan 13 sene önce Kopenhag’da Galatasaray’ın kupayı Türkiye’ye getirdiğinin benzeri bir ortam... Ajax’ın maçlarından tanıdığımız Amsterdan Arena büyük ihtimalle yarı yarıya dolmuştu.
Karışık oturulan bölgelerden dolayı çoğunluk hangi taraftaydı hesabı yapamayacağım. Fakat maç genelinde daha iyi oynayan takım olmanın da etkisiyle sesi daha fazla çıkan takımını daha coşkulu destekleyen taraf Benfica’ydı.
Özellikle ilk yarı boyunca Chelsea’yi epeyce ürküttülerse de netice elde edemediler. Sadece Lampard’ın müthiş şutu “Neticede karşındaki takım Chelsea. Yakalarlarsa affetmezler” hissini yarattı. İkinci yarıya biraz daha toparlamış vaziyette başlayan Chelsea, Benfica’nın ataklarını yoğunlaştırdığı bir sırada öne geçti. Bu sezon Avrupa Ligi’nde 6. golünü bulan Torres’e Benfica’da çok geçmeden kendi golcüsüyle karşılık verdi. Maç böyle uzatmalara gider denildiği anda tribünde etrafımdaki Benfica taraftarını gözyaşlarına boğan son dakika golü geldi.
Avrupa kupalarında gol atmayı seven defans oyuncusu Ivanovic, Chelsea’ye üst üste iki yıl iki farklı büyük kupa kazandıran golü buldu. Benfica’ya yazık oldu demek isterim. çünkü daha iyi oynayan taraf onlardı.
Paylaş