Paylaş
Doğrudur. Bu görüşün haklılığını şöyle kanıtlayabilirim: Sıcak havaya ve önümde buz gibi bir şişe su durmasına rağmen, ilk yudumu almak için ben de sahadakiler gibi hakemin mola vermesini bekledim.
Galatasaray’ı da Bursaspor’u da lafı uzatmadan yazının hemen başında kutlamak şarttır bu bakımdan.
Galatasaray geçen haftaki pas laubaliliğini geride bırakmıştı; Bursaspor da genel formsuzluk görüntüsünü.
Ev sahibi ekip ilk yarıda daha agresif, topa daha çok sahip olan, oyunu rakibin sahasında oynamak isteyen taraftı ancak net pozisyon üretemedi. Kaleyi bulan ilk şut için ikinci yarıyı beklemeleri gerekti mesela…
Drogba-Emre değişikliği hata
Galatasaray orta saha elemanları ise derin ara paslarla forvet hattını besleyerek daha fazla tehlike yaratan taraf oldu. Bunlardan birinde de Hamit topla Burak’ı buluşturdu ve gol geldi.
Son 5 sezonda Bursa deplasmanından sadece 1 puan kopartabilen, bu süreçte sadece 2 gol atabilen Galatasaray, “yorulan düşer” tarzı gelişen maçı kontrol altına alarak 3 puanı eve servis yapabileceğine inandı.
Oyunu soğutmaya çalıştı, Drogba-Emre değişikliğiyle orta sahasını daha güçlü kılabileceğini düşündü ki; hatalı bir seçimdi.
Daum ise yorgunluğun devreye gireceği anlarda genç yetenek Enes gibi kartlarını oynadı ve karşılığını da aldı.
İki tarafın da ligin ortalama kalitesinin kat kat üstünde performans sergiledikleri maçtan “bir galip” çıkmamasını futbolun adalet tanrıçasına bir hediye olarak görmek gerekir.
İki takımı da tekrar tebrik edelim ve sahneden çekilelim
MAÇIN İYİSİ
Bu maçta tek bir iyi isim ayırmak, sahadaki diğer herkese ayıp olur.
MAÇIN KÖTÜSÜ
Beklentilerin üstünde güzellikte bir maçta kötü isim söylemek gelmiyor içimden.
HAKEM: Bu tempoda Selçuk’un faulünde Sneijder’ı uyarmayı filan normal karşılamak gerek.
Paylaş