Hikaye kitabı gibi

PEK çok farklı futbol hikayesi barındıran bir maçtı. Avrupa Fatihi’nin lige dönüş maçıydı mesela.

Tribünde iki farklı locada oturan ‘eski dost’ ve çekilen kura sonucu ‘ezeli rakip’ Fatih Terim ve Jose Mourinho’nun gölgelerinin zemine düştüğü bir maçtı mesela.
Zeminde mücadele veren oyuncuların da bir gözünün tribünde olduğu bir karşılaşmaydı. “N’aber hocam?” diye eski patronlarına selam çakmak isteyen Sneijder, Drogba ve Hamit için mesela.
Türkiye dışındaki radarlarda giderek daha görünür hale gelen başta Burak Yılmaz ve elbette diğer oyuncular için ilginç bir maçtı mesela. 22’sinin de spot ışıklarının altında oynadığını bilmesi mühimdi.
Prosinecki’nin hakkını yememek lazım. Devraldığı Kayserispor’un test sürüşünü Galatasaray’a yapmıştı hafızam beni yanıltmıyorsa. O enkazı son haftaların başarılı ve tehlikeli takımına çevirmesi başlı başına takdir edilmeli.
Maça Galatasaray bu sezon lig maçlarında genellikle esirgediği müthiş bir presle başladı. 3’üncü dakikada Sneijder “Merhaba hocam?” dedi. Herhalde 9’uncu dakikada skor 0-3 olsaydı kimse şaşırmazdı.
Maçın dengesi Kayseri ekibinin Hamit’in sakatlanarak çıktığı süreyi ve Galatasaray’ın savunma kırılganlığını gizleyemediği birkaç pozisyonu değerlendiremediği dönemde çatladı. Bobo’nun amatörce takımını 10 kişi bırakması ise kırılma anına dönüştü. Melo, Eboue, Gökhan Zan gibi oyuncuların sezon vasatlarının üstünde katkı sağlamaları, Drogba’nın müthiş hücum hattı komutanlığı ve 2 gol iyi oynayan, iki gol atarken misliyle kaçırsa da görevini layığıyla yapan Burak Yılmaz’ın ve tabii ki Selçuk’un performansları, maçın ilk yarısında 3 puanı kapmaya yetti.
Mourinho’nun düşeceği notları tahmin etmeye çalışmak günün en orijinal fikri sayılmaz! Ama renkli, tehlikeli silahları bulunan, hücum hattında kafa karıştırıcı oynayabilen ancak savunurken dengesi bozulabilen bir takım görmüş olabilir!
Sezonun en iyi oyunlarından birini sergiledi neticede Galatasaray. İsteyen Schalke rüzgarı, isteyen İmparator gölgesi, isteyen Mourinho esintisi desin.
Bu 3 puan klasik deyişle “ligin yolu/boyu kısalırken”, takipçilerinden biri de kaybetmişken büyük kazanç, büyük moraldir; harika oynanan bölüm de cabası.
Yazarın Tüm Yazıları