Paylaş
Hükümetin, polisin yetkilerini artırmak için hazırladığı paketle, “önleyici gözaltı” uygulamasının ipi serbest bırakılıyor.
Eğer uygulama hayata geçerse polis istediği zaman, hâkim veya savcı kararı olmadan, “Bu şahıs tekin gözükmüyor, bana sorarsan kesin eylemci” diyerek 24 saate kadar gözaltına alabilecek.
Polisin bunu sadece sırt çantasında roketatar taşıyan veya molotofa çaput tıkıştırma aşamasına gelen şahıslara karşı kullanacağını düşünmek saflığın zirve noktasıdır.
Keyfi gözaltılar konusunda zaten elini korkak alıştırmamıştır güvenlik güçleri.
Fazla uzağa gitmeden, ileri demokrasimizin en ileri noktalarına eriştiğimiz şu “paketsel” dönemlerdeki uygulamalara bakmak bile yeterli olacaktır.
Daha geçen hafta...
Yeryüzüne Özgürlük Derneği, Gezi sürecinde atılan gaz fişekleri yüzünden ölen hayvanlar için bir açıklama yapmak istedi.
Ellerinde Gezi Parkı merdivenlerinde okuyacakları metnin bulunduğu kâğıttan başka bir cisim yoktu.
Fakat Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nda, “Herkes, önceden izin almaksızın, silahsız ve saldırısız olarak kanunların suç saymadığı belirli amaçlarla toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir” yazmasına rağmen darp edilerek gözaltına alındılar.
Kaldı ki bir protesto yürüyüşü bile yapmıyorlardı “hakları” olmasına rağmen.
Veya Kadıköy’deki “önleyici gözaltı” uygulamasını hatırlayalım. Malum, polis iskele civarında şüphelendiği şahısların çantalarında gaz maskesi, havuz gözlüğü, baret araması yapmış; “yakaladıklarını” da derdest edip götürmüştü.
Gezi eylemleri sırasında da örneklerine rastlamıştık Taksim civarında. Eylemciler “gözaltı önleyici” uygulama olarak parkı terk ederken baretlerini, maskelerini, gözlüklerini arkadaşlarına emanet etmeye başlamıştı...
“Neye dayanarak? Hangi yetkiye dayanarak? Hangi kanuna, mevzuata dayanarak?” diye sorulmuyordu, sorulamazdı zaten destan yazmakta olan polise.
Bu uygulama hayata geçerse soracak olan vatandaşa, “Ahan da bu pakete dayanarak” denilecek işte; adını koymuş, kılıfına uydurmuş olacaklar keyfi gözaltının.
Buna, “Gözünün üstünde kaşın var; sanki senin eylem yapasın var paketi” denir ki; lafı dağdan tepeden aşırmanın manası yok, bizi götüreceği istikametin tabelasında “polis devleti” yazar...
“Yol yakınken vazgeçin, yapmayın, etmeyin” diyesim var ama haydi kendimi komik duruma düşürmeyeyim...
Paylaş