Paylaş
Eşleşme belli olduğu andan itibaren yönetim demeçlerinin, yapılan “Rakip Bundesliga’da sürünüyor... 7-8 eksikle geliyorlar” haberlerinin ve genel olarak yaratılan kura cepte havasının ne kadar hatalı olduğunu anlamak için ilk yarı yetti de arttı bile.
Kompakt oynayan, topu neredeyse Galatasaray’a nadiren gösteren (5 pas yaptığı pozisyon sayısı bile azdı), pres yapan, oyunu ev sahibinin yarı sahasına yıkan Schalke 04, bütün bunlara rağmen golü bulan taraf oldu.
12’nci dakikada Sneijder-Drogba-Selçuk üzerinden gelişen atakta Burak şahane bir şekilde topu önüne aldı ve enfes bir şutla Şampiyonlar Ligi istatistiğini daha da görkemli hale getirdi.
* * *
SCHALKE 04’ü sendeleten bu darbenin ardından rakibi belki de nakavt edecek pozisyon 3 dakika sonra geldi.
“Şansa inanmıyorum, sevmiyorum” diyen Hamit, belki de biraz şansla arasını düzeltmeyi düşünmeli; şutu bu kez üst direkte patladı. Alman takımı dakikalar ilerledikçe gol sinyalini daha da kuvvetli vermeye başladı.
Birbiri ardına kullandıkları duran toplarla ve gard düşürücü kanat akınlarıyla gole yaklaştılarsa da Galatasaray direnmeyi başardı. İlk yarıyı rakip yarı sahada noktalama fırsatını acemice harcayan ve Dany ile ilk yarının en başarılı isimlerinden Melo’nun basiretlerinin bağlanması neticesinde golü kalesinde gören sarı kırmızılılar soğuk duş eşliğinde soyunma odasının yolunu tuttu.
* * *
İKİNCİ yarıda ilk izlenim Sneijder-Amrabat değişikliğinin Galatasaray’a dinamizm ve direnç kazandırdığı yönündeydi.
Bu kez topu Schalke 04’ün sahasına daha rahat taşıyan, daha fazla tutan, daha iyi paslaşan Galatasaray, gerçek karakterine biraz daha yakındı. Son 15 dakikaya girilirken vites yükselten Galatasaray önce Drogba’nın Burak’a indirdiği ve golcünün vuruşunda direğin dibinden çıkan topta, sonra Sabri’nin şutunda golü kokladı.
Ancak bu kez de orta sahada kaptırılan toplar tehlikeli kontrataklar şeklinde dönmeye başladı. Terim’in son dönemeçte Umut’u da oyuna alması, golcü anlamında varını yoğunu sahaya sürmesi de kâr etmedi. Cluj maçında olduğu gibi kendi sahasında kendi zeminine boyun eğdiği de söylenebilir Galatasaray’ın. Ultra lüks bir konut yapıp, çakma kurşun borudan su tesisatı yapmaya benzeyen bu garabet durum hakikaten düşündürücü. Neticede Galatasaray sahasında gol yiyerek tur şansını ateşe atmış oldu.
İlk 45 dakikadaki Galatasaray’ın turu geçmesi çok zor, ancak fiziksel açıdan biraz daha dirençli ve ikinci yarıdaki direnci gösterebilecek Galatasaray’ın şansı hâlâ yüzde 50’dir. Enseyi karartmamak ve gerçekçi olmak gerek. Yazabileceğim tek reçete bu...
Paylaş