Paylaş
Hacı Bektaşı Veli'yi anma törenleri, hükümetle Bektaşi-Alevi yurttaşların ortaklaşa 8 yıl kutlamalarına döndü. Başbakan Yılmaz ile Yardımcısı Ecevit, ‘‘8 yılın bugüne rastlaması kaderin cilvesi'' diyerek, Türkiye'nin aydınlık geleceğini Hacı Bektaş'a bağladılar.
Bu dönemde Türkiye'de en şanslı belediye başkanı herhalde Mustafa Özcivan'dır. Demirel'e gidince hükümet konağının yapılmasını sağlıyor, Yılmaz ve Ecevit'e gidince kültürle ilgili tüm yardımları koparıyor.
Hacı Bektaş İlçesi pırıl pırıl yollara kavuşuyor. Cumhurbaşkanı, hükümet konağının taş kaplama yapılması talimatını veriyor ve ‘‘Pahalı olsun ama bu iş bir kere oluyor'' diyerek gerekli tahsisatı çıkaracağını müjdeliyor.
* * *
Anadolu Bektaşi-Aleviliği bugüne kadar kulaktan dolma veya kişi ve kuruluşların düşüncelerine göre yaşatılıyordu. Bu yüzden kişilerin siyasi eğilimleri de bu inancı kendine göre yorumluyordu.
Oysa Anadolu'yu Türkleştiren Horasan Erenleri'nin gerçek kültür mirasının ortaya çıkması artık sağlanıyor.
Çünkü Hacı Bektaş İlçesi'nde bu kültürü araştıracak ve inceleyecek bilim adamlarının çalışacağı uluslararası bir akademi kuruluyor.
* * *
Demirel ve Ecevit ‘‘Anadolu Bektaşi-Alevileri arasında görüş birliği ve uzlaşma gerekiyor'' derken, devletin müdahalesiyle değil bilimin incelemeleriyle bu gerçeğin ortaya çıkarılacağını vurguluyorlar.
Ecevit ‘‘Bektaşi-Aleviliği yalnızca bir inanç sistemi değil, aynı zamanda çok önemli bir kültür kurumudur. Türk halk kültürünün belirlenmesinde de Bektaşi-Alevileri'nin çok büyük katkısı olmuştur'' dedi.
* * *
Demirel ile helikopterde sohbet ederken, ‘‘Çok yakın zamanda Hacı Bektaş İlçesi mamur bir üniversite kentine dönüşeçek'' demişti. Başbakan Yılmaz ve Yardımcısı Ecevit de bunun akademiyle başlayacağını ilan ettiler.
* * *
Sayıları 20 milyonu aşan Bektaşi-Alevileri'nin oluşturdukları birçok kuruluş da şu talepte bulunuyor:
‘‘Biz adımızı istiyoruz. İsimlerimizin önüne Alevi sözcüğünü yazmak istiyoruz. Varlığımızdan rahatsızlık duyulmuyorsa adımız da kimseyi rahatsız etmemelidir.''
Bu talebe devlet olumlu bakıyor. Demirel, ‘‘Siz tam vatandaşsınız'' derken, Yılmaz ve Ecevit de böyle bir kısıtlamanın yürürlükten kalkacağını bildirdiler. Bu toprakların özkültürü yeniden dirilirken, Ecevit bunun yöntemini de gösterdi:
‘‘Bu topraklarda yaşayan Sünniler de bizim kardeşimiz, Bektaşi-Alevileri de. Yavuz Sultan Selim de bizim insanımız, Şah İsmail de. Tarihte kalan Yavuz Selim ve Şah İsmail kavgasını sona erdirip bunları barıştıracağız.''
* * *
‘‘İncinsen de incitme'' diyen Hacı Bektaş'ın önünde polisler basını incitti. Bizim Muharrem Sarıkaya'ya benim yanımda tekme atıldı, yetmedi suçlu gibi karakola götürüldü. Durumu Başbakan'a ben söyledim. Hemen koruma müdürü devreye girdi ve iş tatlıya bağlandı. Keşke polisler Hacı Bektaş'ın o güzel sözüyle eğitilseler:
‘‘İncinsen de incitme.''
Paylaş