Hükümet 4. madde yüzünden gitti geldi

İsmet SOLAK
Haberin Devamı

Kesintisiz 8 sekiz yıl görüşülürken muhalefetin Refah kanadı burnundan soluyordu. Kızgın ve öfkeliydi. DYP kanadı biraz destek verse engellemeyi kösteklemeye vardıracaklardı. Ama olmadı. Ünal Erkan ve Mehmet Ağar gibi ağır toplar RP'ye karşı çıktılar:

‘‘Yok dayı, Meclis'i kilitlemekte yokuz. Yasa aceleye getirildi. Ama engellemek bize yakışmaz. Haaa, orta bir yol bulunsa, uzlaşma sağlansaydı iyi olur muydu? Olurdu ağam... İnşallah ilerde bu olur.''

Yasanın maddeleri tıkır tıkır geçiyordu. Kürsüdeki RP'lilerin sözleri tüyler ürperticiyi. Ama kavga çıkarıp RP'nin ekmeğine yağ sürülmedi. Kaya Erdem, ‘‘Bunlar ne saçma konuşmalar böyle? Bu çatıya yakışır mı?'' derken, siyasi etik ve inanç açısından suçlamaları içine sindiremiyordu:

‘‘Yine ve her şeye rağmen bu iş olacak... İktidara moral geldi, Meclis'e hareket. Meclis üstünlüğü ortaya çıkıyor, Meclis çalışıyor.''

Aynı saatlerde Ecevit, Alevi kuruluşların temsilcileri ile görüşüyordu. Bu heyet Başbakan'a giderken, Ecevit İsrail Büyükelçisi'ni kabul ediyordu.

Kulis kıpır kıpırdı... Bir köşede Cavit Çağlar, arkadaşlarıyla sohbet ediyor, diğer köşede Korkut Özal gibi sekiz yıla karşı çıkan Hüsnü Doğan'ı ANAP yöneticileri ikna etmeye çalışıyordu. Birden hükümet krizi patladı ve dün öğle saatlerinde doruğa çıktı. CHP, 4. maddenin çıkarılmasında kararlıydı. ANAP yöneticileri, madde çıkarsa yasadan vazgeçebileceklerini ilettiler. Yani hükümet düşüyordu. CHP yöneticileri kararlarından vazgeçmedi. Ecevit, arkadaşları ile durum değerlendirmesi yaptı:

‘‘Bu durumda Sayın Baykal, hükümeti düşürmekte kararlı görünüyor. ANAP kendi tabanına ve gruptaki muhafazakârlara bu maddenin çıkarılmasını izah edemez. CHP lideri, bunalım çıkarıp, hükümetin düşmesini ve yeni kurulacak bir hükümete girip erken seçime gitmeyi planlamış olabilir.''

Ecevit, CHP'ye Hüsamettin Özkan'ı yolladı. Özkan, bu endişeli mesajı Ali Topuz'a aynen iletti:

‘‘Hükümeti düşürmekte kararlı olduğunuz anlaşılıyor. Düşürürseniz bile, bu yasa yüzünden düşürmeyin. Bunun altından kalkamazsınız.''

CHP'de deneyimli ve laikliği yürekten savunan bazı milletvekilleri de devredeydi. Aydın Güven Gürkan, Şahin Ulusoy ve Seyfi Oktay, yöneticilere, ‘‘Bunalım politikası ile yasayı feda etmeyelim, yeniden değerlendirelim. Bu madde çıkarsa, kurslara gidecek çocukların 5. sınıfı bitirme koşulunu bile yitirmiş oluyoruz'' dediler. Hikmet Çetin de bu görüşteydi. Sav ödünsüzdü:

‘‘Genel Başkanımızın talimatı kesindir. Bu karardan geri dönüş yok.''

Ve hükümet gidip geliyordu. Ecevit, karamsardı. 4. madde metinden çıktı. Hükümet düşse, Baykal kazançlı mı çıkacaktı? Bu soruya CHP'den yanıt vardı:

‘‘Bu hükümete girmeme gerekçemizi kendi tabanımıza anlatamadı. Hükümeti düşürüp bunalımdan yararlanmak isterken, ne kaybedeceğini de göremedi.''

Başbakan Yılmaz'a kuliste, ‘‘Bu durumda hükümet krizi çıkar mı? ANAP'ın yasayı çıkarmayacağı görüşü var'' diye sordum. Krizi doğruladı:

‘‘CHP'yi ikna edemedik. 4. madde çıktı ama yasayı çıkaracağız. Bu bizim millete taahhüdümüzdür. Eğitim reformundan geri dönüş yok.''

Yılmaz ve Ecevit, dişlerini sıkarak hükümeti sürdürüyorlar.

Yazarın Tüm Yazıları