Dağ Başını Duman Almış

İsmet SOLAK
Haberin Devamı

Veli Necdet Arığ, spor camiasında iyi tanınır. Ve çok sayılıp sevilir. Eski milli güreşçi, futbolcu, atlet.. Hem atletizm, hem de uluslararası futbol hakemliği yaptı. Benim, Rüzgarlı Sokak'tan Veli Ağabeyim... Yıllar öncesinden... Rahmetli Dilligil'in Adalet Gazetesi'nde yazıyordu. Sonraları Yenigün, Son Havadis ve Tasvir'de de çalışan namuslu bir spor adamıdır.

Eskiden maç kaçırmazdım.. Son yıllarda seyrek gidiyorum. Geçen gün 19 Mayıs Stadı'nda Şekerspor'un bir maçında karşılaştık. Özlem giderdik:

‘‘Sen, Dağ Başını Duman Almış Marşı'nı rahmetli Selim Sırrı'nın ülkeye kazandırdığını bilir misin?’’ diye sordu. Bilmiyordum, anlattı:

ORMANCILAR MARŞI

‘‘Beden Eğitimi öğretmeni olarak 1910 yılında İsveç'e ihtisasa gidiyor. Orada çok yaygın olan 'Ormancılar Şarkısı' hoşuna gidiyor. Beste Felix'e ait ve adı 'Tre Traillanda Jamtör' Türkçe'de, 'Trelella diyen üç kız' anlamına geliyor. Selim Sırrı Bey, 1914'te biraz değiştirip marş haline getiriyor.’’

Yüreğimize işleyen coşkunun kaynağını ilk kez öğreniyordum. Ya güfte?

‘‘Birlikte çalıştığı Türkçe öğretmeni, tanınmış şair Ali Ulvi Elöve'ye yaptırıyor güfteyi. 'Dağ başını duman almış/ Gümüş dere durmaz akar./ Gün ufuktan şimdi doğar/ Yürüyelim arkadaşlar.' Üçüncü satırdaki 'Gün' sözü, yatkınlık bakımından sonraları 'Güneş' yapılıyor. Bu marş ilk kez 12 Mayıs 1916'da Kadıköy İttihat Spor'da, şimdiki Fenerbahçe Stadı'nda Tarcan'ın düzenlediği spor gösterilerinde topluca söyleniyor.’’

Arığ bu konuda bir de kitapçık bastırmış:

‘‘Tarihin arşivine girsin istedim. Mustafa Kemal Paşa, Çanakkale Savaşı döneminde marşı biliyordu. Bunun belgeleri de var. Büyük önder, Samsun'dan yola çıkınca arkadaşlarına bunu ezberletiyor. Tokat-Sıvas yolunun tam 62. kilometresinde, Karageçmiş Köyü'ne yakın bir eski çeşmeye oturup birlikte söylemişler. Bunu uzun araştırmalardan sonra belgeledim.’’

Arığ, Refah'ın spor gösterilerinde kızları örtmek istemesine de isyan ediyor. Türkiye'de ilk spor bayramının 12 Mayıs 1916'da yine Selim Sırrı Tarcan tarafından düzenlendiğini, o dönemde bile böyle baskı olmadığını vurgularken, ‘‘Atatürk Gençlik ve Spor gösterilerini bir kez izleyebildi ve ertesi gün Belediye Meclisi Şehir Stadı'na 19 Mayıs Stadyumu adını verdi.’’ diyor. 75 yaşındaki bu onurlu spor adamını dinlerken gözyaşımı tutamadım. Birden numaraca cumhuriyetçiler, demokratlık gerekçesiyle İran mollalarına özenen çağdışı akımlara destek veren enteller gözümün önüne geldi:

‘‘Bugünün gençliği de aynı heyecanı duyuyor Abi’’ dedim. ‘‘Genç şarkıcı Çelik her albümde mutlaka bir Atatürk şarkısı yapıyor. Kenan Doğulu'nun yeni Onuncu Yıl düzenlemesi de müthiş, mutlaka dinle...’’

YER, GÖK İNLESİN

Hafta sonunda aradı, ‘‘Kenan Doğulu'yu dinledim, harika harika’’ dedi... Bir cumhuriyet çocuğunun heyecanıydı bu. Ben de, ne zaman yoktan var edilen laik cumhuriyete, 'Bağımsızlık benim karakterimdir' diyen Atatürk'e dil uzatılsa Çelik ve Kenan Doğulu'yu dinliyorum. Yüreğime su serpiliyor, ardından da, ‘‘Dağ Başını Duman Almış Marşı’’ geliyor:

‘‘...Bu gök, deniz nerede var/Nerede bu dağlar taşlar?/ Bu ağaçlar güzel kuşlar/ Yürüyelim arkadaşlar. Sesimizi yer, gök su dinlesin/Sert adımlarla her yer inlesin... Her geceyi güneş boğar/Ülkemizin günü doğar/Yol uzun da olsa ne var?/Yürüyelim arkadaşlar... Sesimizi yer, gök su dinlesin/ Sert adımlarla her yer inlesin... İnlesin...’’

Yazarın Tüm Yazıları