1 Ekim 2018’de Aziz Kocaoğlu bir kere daha aday olmayacağını açıklamıştı. O tarihten bugüne üç buçuk aylık bir süre geçti. Üç buçuk ay çok da uzun değil diyenler olabilir. Ancak bu üç buçuk aylık sürede cumhur ittifakı adayını belirledi, Nihat Zeybekci çoktan sahalara indi. Yine bu süreçte başta Ankara ve İstanbul olmak üzere millet ittifakı da önemli büyükşehirlerde adaylarını çıkardı. Geriye bir İzmir kaldı...
CHP’nin yerelde en prestijli tepe noktası, bu yüzden İzmir’i gönlünden geçiren çok. Bence CHP ve Aziz Kocaoğlu’nun belediye başkanlığını her konuşmasında öven CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, biraz daha hızlı davranıp tartışmalara yer vermeden adayını daha erken belirlemeliydi.
KOCAOĞLU: PARTİME ASLA İHANET ETMEM
CHP kulislerinde, Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer’in ismi MYK toplantısına getirilecek iddiası yayılınca ortalık karıştı. Kılıçdaroğlu ile sürpriz bir görüşme yapan ve sonrasında yeniden aday olmayı gündeme getiren Aziz Kocaoğlu ile konuştum. Bana o görüşmeyi anlattı. Kocaoğlu, Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmede “Yanlış birini aday yaparsanız bu kentte yaşayamam, ama 71 yaşımdan sonra bu kentten gidemem de. Olumsuz bir arkadaş olur, bayrak ileri taşınmaz, ilçeler kaybedilirse en büyük hayati sorumluluk bende” ifadesini kullandığını, ardından da “Ne düşünüyorsunuz” sorusunu yönelttiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, “Henüz belli değil” deyince de adaylığını açıklamak istediği yanıtını verdiğini anlattı.
Aziz Kocaoğlu, telefon görüşmemizde açık bir şekilde Tunç Soyer’in isminin MYK’ya getirileceği istihbaratı sebebiyle Genel Merkez’e gittiğini söyledi. “Bu gidişe ‘dur’ demem lazımdı. Tunç Bey ile kişisel sorunum yok, ama belediye başkanlığı yapma yetisinde problem var” dedi. Kocaoğlu’na “Tüm bu uyarılarınıza rağmen Tunç Soyer ya da mesafeli durduğunuz bir isim aday gösterilirse ne yaparsınız? Bağımsız aday olur musunuz” sorusunu da yönelttim.
Aziz Kocaoğlu, “Hayır, bağımsız aday olmam. Kimse bana adaylık da teklif edemez. Partime asla ihanet etmem. İzmirlilere çıkar, ‘Ben doğru bildiklerimi söyledim’ der, ardından da partim için çalışmaya devam ederim” yanıtını verdi.
TUNÇ SOYER: ARTIK GENEL BAŞKANIN TAKDİRİ
Kocaoğlu
ABD Başkanı Donald Trump, haftaya sosyal medyadan bu açıklama ile başladı. Açıklamanın Türkiye’ye yönelik tehdit bölümüne Ankara’dan peş peşe sert yanıtlar geldi. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun yaptıkları açıklamalardan da yararlanarak Ankara’daki tespitleri sıralayalım.
TRUMP BASKI ALTINDA
- Ankara, Pentagon başta olmak üzere güvenlik birimlerinin Trump’ı çekilme kararından vazgeçirmeye çalıştığını düşünüyor. Kaynaklarım, “Kafasını bulandırıp baskı kurmaya çalışıyorlar” dedi. Ankara-Washington hattında hem Trump hem Erdoğan nezdinde iyi ilişkileri olan bir başka kaynağım, “Trump’ın başından beri aklında Suriye’den çıkmak vardı. Askeri toplantılarda ‘Biz hâlâ niye oradayız?’ sorusuna net yanıt alamıyordu. Hatta bu son çekilme kararında Trump ‘Çıkacağım’ deyince, Pentagon ‘Anons etmeyin’ teklifinde bulundu, Trump Pentagon’u dinlemedi. O günden beri ABD’de çok güçlü bir lobi Trump’ı kararından vazgeçirmek için çalışıyor. Trump’ın yardıma ihtiyacı var” yorumunu yaptı.
TERÖRLE MÜCADELEDEN TAVİZ YOK
- Ankara çok net biçimde Kürtlerle sorunu olmadığını söylüyor. “Kürtlerin hamisiyiz” mesajını veriyor. Ancak PKK-YPG-PYD terör örgütleri ile mücadelenin süreceği, bu konuda bir geri adım atılmayacağı belirtiliyor. “Türkiye ekonomik tehdidi asla kabul etmeyecek” bilgisi paylaşılıyor.
Ancak benzer bir tehdidi ve sonuçlarını Ankara rahip Brunson sürecinde yaşamıştı. Benzer zarar ile karşı karşıya kalmamak için bu süreçte müzakerelere önem verilecektir.
GÜVENLİ BÖLGE
Ankara, ABD Başkanı’nın
Bu sabah birkaç dakikanızı ayırıp lütfen bu yazıyı okuyun.
Hepimizin en büyük korkularından biri çocuğunun madde bağımlısı, özellikle de uyuşturucu bağımlısı olmasıdır. Aklımıza her geldiğinde uykumuz kaçar, çocuğumuzu sürekli takip altında bulundurmak isteriz. Bir anne olarak her aklıma geldiğinde “Allah korusun” dediğim en büyük kâbusumdur.
Bugün sizlere İçişleri Bakanlığı’nın hepimize yol gösterebileceğini düşündüğüm çalışmalarından bahsedeceğim.
Dün Ankara’da ‘Çalışan Gazeteciler Günü’nde benim de yönetim kurulu üyesi olduğum Radyo Televizyon Gazetecileri Derneği, madde bağımlılığına karşı başlatmış olduğu “Sporla Kal Güvende Kal” kampanyasında Başkan ve meslektaşım Şebnem Bursalı’nın emeğiyle madde bağımlılığı ile mücadelede ilgili bakanlık, gençler, sporcular bir araya geldi. Onur konuğumuz ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi ve toplumsal projelere desteğini esirgemeyen Sayın Emine Erdoğan’dı. Şebnem Bursalı konuyu Sayın Emine Erdoğan’a açtığında hiç tereddüt etmeden destek olacağını söyledi ve projenin arkasında. Madde bağımlılığı başlığı altında birçok alt başlık sıralayabiliriz. Ancak ben uyuşturucu konusuna eğileceğim.
UYUŞTURUCU TERÖRÜ
Uyuşturucu kartelleri Türkiye’yi transit ülke ve hedef ülke olarak görüyor ve kullanıyorlar. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun verdiği bilgiler ışığında önce tespitleri sıralayalım.
Dünyada uyuşturucu arzı artıyor.
Afganistan’da ham madde üretiliyor, Avrupa’ya geçiyor.
‘Pentagon çekilmeye hâlâ karşı. Trump’ı kararından vazgeçirme arayışında...’
Ankara, Suriye’den çekilme konusunda ABD’den yapılan resmi açıklamaları ve “kaynaklara” dayandırılarak yaptırılan haberleri işte bu iki cümle ile yorumluyor.
TRUMP’A BASKI VAR
Yazıya hızlı bir başlangıç oldu. Ancak bugün önemli; Türkiye ve ABD arasında kritik görüşmeler yapılacak. Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, DEAŞ ile Mücadele Komisyonu Özel Temsilcisi James Jeffrey ve ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford, dün Ankara’ya geldi. Heyetin hem Cumhurbaşkanlığı hem de Genelkurmay Başkanlığı’ndaki görüşmelerinin ana gündem maddesi, ABD’nin Suriye’den çekilme kararı.
DEAŞ ile mücadele, YPG’nin durumu gibi kritik başlıkları içeren görüşmeler için henüz masaya oturmadan John Bolton’ın “ABD askerleri Suriye’nin kuzeyindeki Kürtleri korumaya yönelik bir anlaşma olmadan çekilmeyecek” sözü Ankara’da tepkiyle karşılandı. Buna bir de geçtiğimiz günlerde Pentagon kaynaklarına atfen Wall Street Journal’da belli ki özel olarak yaptırılan, “Türkiye DEAŞ ile mücadeleyi yürütemeyecek, buna yeterli imkânı yok” mealindeki haberi de eklersek tablo Ankara açısından netleşiyor.
Tüm bunlara, bugünkü görüşmelerde masaya konulacaklarla bir anlamda zaten yanıt verilecek.
Ancak Ankara, Pentagon’un halihazırda çekilmeye isteksiz olduğu ve hâlâ Trump’ı vazgeçirmeye çalıştığı tespitini yapıyor. Üst düzey kaynaklarım, “Kırılgan bir ortam var, Trump’a kararını tersine çevirmesi için baskı yapıyorlar” dedi.
Biliyorsunuz, Fırat’ın doğusuna yönelik Türkiye’nin operasyonu, çekilme kararı ile zaten beklemeye alınmıştı. Şimdi bu son gelişmelerle Ankara
Önce kahvaltı yapılır, ardından da soru-yanıt bölümüne geçilir. Açıklamaları ile siyasetin gündemini değiştiren, oyun kuran, oyun bozan, gündem yaratan bir siyasetçi. Bahçeli bu toplantılara özel olarak hazırlanır. Yine hazırlıklıydı, hem dosyalarıyla hem fotoğraflarla, hem de özel mesajlarla.
DARBENİN BEYİN TAKIMI NEREDE?
Önce basın toplantısındaki bölümle başlayalım. MHP Genel Başkanı, FETÖ ile mücadeleyi değerlendirirken “FETÖ’nün sekizinci ayağından ses yok. Suyun gözünden içmek lazımdır. Suyun gözünden içmek için ‘yurtta sulh konseyi’nden yakalamak lazım. ‘Yurtta sulh konseyi’ni telaffuz dahi eden yok. Bu işin beli olan konseyi çıkarmak lazım. Başı nerede görülüyorsa orada ezilmeli” dedi.
Bahçeli zaman zaman bu uyarısını tekrarlamış, “Siyasi ayak nerede” sorusunu yöneltmişti. Bu kez konseye vurgu yaptı.
Toplantıdan sonra biraz sordum soruşturdum. Birazdan size Bahçeli’nin kimleri kastettiğini anlatacağım. Ama önce ‘yurtta sulh konseyi’ni hatırlatayım. Kamuoyu varlığından o korkunç gecede okunan sözde darbe bildirisinden haberdar olmuştu. Sonrasında ‘Çatı İddianamesi’nde konseyin 38 isimden oluştuğu ortaya çıkmıştı. İsimleri, rütbeleri liste halinde kamuoyuyla da paylaşılmıştı.
Bahçeli’ye yakın isimlerle konuştum. Özü şu: Darbenin beyninin, bu listenin ötesinde hâlâ açığa çıkarılmamış isimlerden oluştuğunu düşünüyorlar. Bürokratlar ve siyasetçiler. Aklıma gelen soruyu kaynağıma hemen sordum. Hangi parti, hangi siyasetçiler? MHP’li kaynağım, “Her partiden olabilir, söylemlere, işbirliklerine bakmak lazım” dedi.
SİYASETİN KOLEKSİYONERİSİYAH-BEYAZ MUSTANG
MHP
Erdoğan: DEAŞ’ı yenmek için PYD/YPG terör örgütüne ihtiyacınız yok. Biz daha önce de yaparız demiştik, şimdi de yaparız diyoruz.
Trump: Tamam, siz yapın. Bolton hatta mı?
Bolton: Buradayım.
Trump: Çalışmalara başlayın.
14 Aralık Cuma akşamı ABD Başkanı Trump ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki tarihi konuşmanın ayrıntılarını 21 Aralık günü Hürriyet gazetesinden duyurmuştuk. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, gazete ve televizyonların Ankara temsilcileri ile 2018 yılını değerlendirmek için buluştu. Tahmin edeceğiniz gibi ana gündem maddesi tarihi telefon görüşmesiyle ortaya çıkan ABD’nin Suriye’den çekilmesi ve Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna operasyon hazırlığıydı. Bu madde ile ilgili ana başlıkları toplayacağız.
DEAŞ İÇİN EN GÜNEYE Mİ İNİLECEK?
Ankara’nın elindeki bilgiye göre Suriye’de kalan DEAŞ’lı sayısı 2 bin. Teröristler Ebu Kemal’de. Bahsettiğimiz alan Akçakale’ye 300-350 km uzakta. Suriye ile Irak’ın birleştiği noktada. Yani sınırımıza göre en az 300 km derinde, güneyde. Gündemdeki sorulara gelince:
- Türkiye DEAŞ ile mücadele için o derinliğe inecek mi?
Masada uluslararası gündemin en sıcak maddesi Suriye.
ABD Başkanı Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a DEAŞ ile mücadele ve Suriye konusunu soruyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 2.5 yıldır dile getirdiği tezleri yine anlatıyor. Dün Hürriyet gazetesinin manşetinde yer alan haberde tarihi görüşmenin ayrıntılarına yer vermiştik. Trump, “Bolton (Ulusal Güvenlik Danışmanı) hatta mısın?” sorusunu yöneltiyor. Bolton, “Hattayım” yanıtını veriyor, Trump, “Çalışmaya başlayın” diyor. Çalışmanın “ABD’nin Suriye’den çekilme çalışması” olduğunu dünya kamuoyu sonradan öğreniyor.
Bazı görüşmeler tarihidir, işte bu o tarihi görüşmelerden biri. O anın fotoğrafı ABD tarafında var mı ya da sızar mı bilmiyorum. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nden fotoğraf edinemedim ama o görüşmede kimlerin bulunduğunu öğrendim. Liderler doğal olarak tercümanlarının yanı sıra kurmayları, yani A takımı ile telefon görüşmelerine giriyorlar. Trump’ın “Bolton hatta mı?” sorusundan ise Ulusal Güvenlik Danışmanı’nın da görüşmeye konferans ile dahil edildiğini anlayabiliyoruz. Külliyede ise masanın etrafında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanında yine A Takımı var. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, İletişim Ofisi Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Büyükelçi İbrahim Kalın.
KILIÇDAROĞLU İLE YENİ YIL SOHBETİ
ARALIK ayının son günlerinde Ankara’da siyasiler genelde bitmekte olan yılın değerlendirilmesi ve yeni senenin projeleri için medya temsilcileri ile buluşur. Gelecek hafta MHP Genel Başkanı Bahçeli ile konuşacağız, bu hafta ise CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ile bir araya geldik. Sohbetten yerel seçimlerle ilgili gelişmeleri sıralayayım.
İZMİR’E KADIN ADAY BULUNAMADI
İlk kez bu cümlenin ötesine geçerek “harekâtın birkaç gün sonra başlayacağını” açıkladı. “Neden şimdi, ne değişti” sorularını üst düzey kaynaklarıma yönelttim. Kaynaklarım, “ABD ile tüm temas trafiğine rağmen taleplerimizin yerine gelmediği, üstelik olumsuz yönde tırmandırıldığı görülüyor” yorumunu yaptılar. Ardından da Türkiye’yi sabrının son noktasına getiren gelişmelere dikkat çektiler.
- Adım adım bir devletçik kuruluyor. ABD, ihtilaflı küçük devletleri yöneteceğini düşünüyor.
- YPG’ye ABD’den silah sevkıyatı tüm uyarılara rağmen sürdü. Son dönemde tanksavar ve füzesavar yardımı yapıyorlar. Suriye ve Irak’taki ABD üslerinden de teröristlere silah veriliyor.
- Teröristlere askeri ve siyasi eğitim veriyorlar.
- Hava ve kara için gözlem noktaları kuruldu.
DEAŞ ile mücadelenin tamamen göstermelik olduğunu yineleyen kaynaklarım, ABD’nin amacının teröristleri anayasa görüşmelerine güçlü bir şekilde oturtmak olduğuna dikkat çekiyor ve “Rejimle de uzlaşma sağlayarak, Fırat’ın doğusunda devletçik oluşturmayı hedefliyorlar” diyorlar. Operasyon, Türkiye açısından işte tüm bu sebepler nedeniyle zorunlu görülüyor.
FİKRİ TAKİP
TREN FACİASI