Elsevier ve Stanford Üniversitesi’nden bilim insanlarının her yıl gerçekleştirdiği dünyanın en etkili bilim insanlarının sıralandığı son liste geçtiğimiz günlerde bilimsel, teknik ve tıbbi içerik konusunda uzmanlaşmış Hollanda merkezli yayıncılık şirketi olan Elsevier tarafından yayımlandı.
Sıralama, “Kariyer Boyu Etki” ve “Yıllık Etki” olarak iki kategoride listelendi. Listenin oluşturulmasında nitelikli yayın sayısı, yayınların yer aldığı derginin etkisi, patent sayısı, yapılan atıf sayısı, h-indeks, hm-indeks, makale sayısı, atıf alan makale sayısı ve yayımlandığı derginin etkisi gibi uluslararası ölçütler kullanıldı.
Detaylı kriterlere göre sıralanan listede, “yıllık etki” kategorisinde toplam 217 bin 97 bilim insanı değerlendirmeye tabi tutuldu. Dünyanın en etkili bilim insanlarının sıralandığı listeye Türkiye’den toplam 1.172 bilim insanı dâhil olurken, Çukurova Üniversitesinden kariyer boyu etki kategorisinde 23 ve yıllık etki kategorisinde ise 16 akademisyen yer aldı.
Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamit Emrah Beriş, “Üniversitemizin değerli araştırmacılarının kurumumuza ve dünya bilimine yaptıkları katkılardan dolayı teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.
GURUR VERİCİ
TEKNOFEST'in Türkiye'nin gururu sayılabilecek bir teknoloji yarışması olduğunu anlatan Vali Köşger, yaptığı açıklamada, hazırlıkların hızla devam ettiğini, 48 bin metrekare kapalı alan oluşturacağını belirterek şöyle konuştu:
BİR ÇOK ETKİNLİK
Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, kentte ilk defa düzenlenecek olan ‘Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST’e 1,5 milyondan fazla katılımcının gelmesini beklediklerini belirtti. Festival, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı’nın organizasyonuyla gerçekleşecek ve birçok etkinliğe ev sahipliği yapacak. Vali Köşger, gençlerin teknolojiyi benimseyen ve ülkesine bağlı bir şekilde yenilikçi çözümler üreten bir nesil olarak TEKNOFEST’e katılacağını vurguladı. Bu önemli etkinliğin Adana’da büyük bir heyecanla gerçekleşeceğini ifade etti.
REKOR MÜRACAAT
"Adana'da gerçekleştirilecek TEKNOFEST'in, dünyada çok iddialı bir yere oturacağını değerlendiriyorum. Bu yıl 1 milyon 600 bini aşkın takım yarışmaya müracaat etti. Yarışmanın bu yıl şehrimizde olması ve gençlerimizin yarışmaya büyük ilgi göstermesi dolayısıyla da 128 bini aşkın takım Adana'dan müracaat etti. Daha önceki TEKNOFEST yarışmalarında yapılmayan işler de bu yılki yarışmada yapılacak. Bunlardan birisi 'Şampiyonlar Ligi' olacak. Akdeniz Bölgesi'nde 50 kategoride şu ana kadar yarışmalar yapıldı. Bu 50 kategorinin şampiyonları, Adana'da kendi aralarında bir kere daha yarışacaklar ve burada ciddi bir ödül var. Bu ilk defa yapılıyor. Bu da TEKNOFEST'i bu anlamda kendi içinde daha iddialı hale getirecektir. Adana'da bunun ilk defa gerçekleştiriliyor olması çok sevindirici.
'ÇANAKKALE SAVAŞI'NIN BİREBİR SİMÜLASYONU YAPILACAK'
Genel Kurul’da Askon Mersin Şube üyeleri yaptıkları seçim sonucunda yeni dönemde mevcut Başkan Hasan Arslan’ı yeniden Başkan olarak seçti.
GÜÇLÜ STK
Başkan Hasan Arslan teşekkür konuşmasını yaparken ; 'Değerli Askon ailem, Mersin Şube Başkanlığı görevine beni layık gördüğünüz ve şahsıma gösterdiğiniz teveccüh için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Mersin Askon olarak yürüttüğümüz projelerimiz, nitelikli fikirlerimiz hem şehrimize, hem ülkemize katkı sağlıyor. Türkiye’nin en güçlü STK’larından biri olarak dün olduğu gibi yarın da mücadele etmeye ve üretmeye devam edeceğiz.' sözlerine yer verdi.
Bu yıl sekizincisi düzenlenecek olan Uluslararası Adana Lezzet Festivali için tüm hazırlıklarda sona yaklaşıldı. Festivalin ön tanıtımı için 11 Ekim Cuma sabahı İstanbul Feriye’de kahvaltılı bir basın toplantısı gerçekleşecek. Kadim kültürlerin harmanlanmasıyla zenginleşen, köklü bir geçmişe sahip Adana’da bu yılın festival teması ‘’Kökleriyle Adana.’’
Asırların damıttığı tatları lezzet severler ile buluşturacak olan festival 17-20 Ekim tarihleri arasında Adana’da Merkez Park’ta gerçekleşecek.
ADANA DÜNYA ÇAPINDA GASTRONOMİ MERKEZİ
Ev sahipliğini Adana Valiliği’nin üstlendiği festival ile ilgili duygularını dile getiren Vali Yavuz Selim Köşger, Adana’nın artık dünya çapında bilinen bir gastronomi merkezi olduğunu belirterek içinde bulundukları bölgenin de gastronomi alanındaki gücüne dikkat çekti. Uluslararası Adana Lezzet Festivali’nin sadece bir lezzet festivali olmadığını, Adana’nın turistik bir destinasyon haline gelmesine katkı sağladığını söyleyen Köşger, böylece Adana’nın, kültürünün, insanının, coğrafi ve sosyal yapısının da tüm dünyaya tanıtıldığını ifade etti.
HALKA AÇIK
Dört gün sürecek olan 8. Uluslararası Adana Lezzet Festivali birbirinden değerli yerli ve yabancı şefleri ağırlayacak. Festivalde gastronomi dünyasının öne çıkan isimlerinin katılacağı birçok panel ve workshop düzenlenecek. Halka açık olan tüm bu panelleri sektörün ileri gelenleri, kamu yöneticileri, festival ziyaretçileri ve basın mensupları da izleme fırsatı bulacaklar.
‘KÖKLERİYLE ADANA’
“Kökleriyle Adana” temasıyla tasarlanan etkinlik başta Adana Valiliği olmak üzere Adana Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeler, odalar ve derneklerin katkılarıyla düzenleniyor. Festival tüm lezzet severleri Adana'nın zengin kültürel mirası ile bu mirası taçlandıran tatları keşfetmeye davet ediyor.
SİNEMA UMUTTUR
Festival ile ilgili bir açıklamada bulunan Altın Koza A.Ş Genel Müdürü ve Festival Yürütme Kurulu Üyesi Hüseyin Orhan, “Sinema umuttur, sinema dayanışmadır. Adana’da öne çıkan unsur ise kültür ve sanat hayatıdır. Bunu ise kültürel çeşitliliğin ve çok sesliliğin yarattığı zenginliğe borçlu olduğumuzu düşünüyorum” dedi.
Orhan, “55. yılında 31’incisini gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduğumuz Uluslararası Adana Altın Koza F1ilm Festivalimizde Söyleşi, Sergi, Çukurova Altın Koza Akademi, Açık Hava Sinema Gösterimleri gerçekleşecektir” dedi.
REKOR BAŞVURU
Altın Koza A.Ş Genel Müdürü ve Festival Yürütme Kurulu Üyesi Hüseyin Orhan, şöyle devam etti:
“Sinema sektörü, pandemi ve sonrasında yaşanan ekonomik krizin etkisiyle zor bir dönemden geçmesine rağmen; Altın Koza Ulusal Uzun Metraj ve Belgesel Film Yarışması’na 135 filmin başvurması, sektörün Altın Koza’ya verdiği değeri göstermektedir. Adana’da öne çıkan unsur ise kültür ve sanat hayatıdır. Bunu ise kültürel çeşitliliğin ve çok sesliliğin yarattığı zenginliğe borçlu olduğumuzu düşünüyorum”
GEZİCİ SİNEMA
Bu yıl ilk defa yarışmaya dâhil edilen Edebiyat Uyarlaması Uzun Metraj Senaryo Yarışmasının, Yaşar Kemal, Orhan Kemal ve Muzaffer İzgü gibi usta yazarların doğduğu topraklara saygı duruşu niteliğinde olacağını vurgulayan Orhan, “55.yılında 31’incisini gerçekleştirmekten büyük onur ve gurur duyduğumuz Uluslararası Altın Koza Film Festivali kapsamında, 14 ilçenin tamamında gezici sinema ile ilçe merkezi ve köylerde, 4 merkez ilçede kurulacak yazlık sinemalarda ve mahalle gösterimleriyle tüm halkımızı açık hava sinemalarıyla buluşturacağız. Tüm bunların yanında, bir gezici sinemamız “Sinema Umuttur, Sinema Dayanışmadır” mesajıyla, ülkemizi derinden sarsan 6 Şubat depreminden ağır şekilde etkilenen Hatay, Maraş, Kilis, Osmaniye, Adıyaman ve Malatya şehirlerinde gösterimlerini sürdürecek” dedi.
Büyük ilgi gören toplantıya Adana Büyükşehir Belediye Başkanı ve Festival Onursal Başkanı Zeydan Karalar, Festival Yürütme Kurulu Başkanı Menderes Samancılar, Festival Yürütme Kurulu Üyesi Nebil Özgentürk, Festival Sinema Program Koordinatörü Esin Küçüktepepınar, Festival Genel Koordinatörleri İsmail Timuçin ve Hüseyin Orhan ile Festival Sanat Yönetmeni Mehmet Açar katıldı.
ALTIN KOZA BİR MARKA
Altın Koza’nın artık sadece Adana’nın değil, Türkiye’nin de markası olduğunu söyleyen Başkan Zeydan Karalar, şöyle devam etti: “Sinema deyince akla Adana, Adana deyince kültür ve sanat geliyor. Sanatın iyileştirici etkisi var. Ülkemizde Adanalı sanatçıların sayısı son derece fazla. Göreve geldiğimizden bu yana festivali yapıyoruz. Olağanüstü güzelliklere sahip Adana’mızın değerlerini açığa çıkarmak ve tanıtmak bizim görevimiz. Sanat, barış, kardeşlik ve aydınlıktır. Adana’da bu özelliklerin hepsi var. Adana’nın değerlerini tanıtmak ve kente gelen turist sayısını artırmak temel amacımız. Bizim dönemimizde Adana’nın değerleri çok iyi tanıtılmaya başlandı. 10 yıl önce Adana nasıl anılıyordu, şimdi nasıl anılıyor görmek gerek.”
DEPREMDE YARA ALAN ŞEHİRLERDE FİLM GÖSTERİMLERİ
Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin halkla buluşması için yoğun çaba harcadıklarını ve ilçelerde, köylerde, ücra mahallelerde gezici sinemayla film gösterimleri yapıldığını hatırlatan Başkan Zeydan Karalar, bu yıl depremde yara alan şehirlerde de film gösterimleri gerçekleştirildiğini açıkladı.
VARSIL, GÜVENLİ, KEYİFLİ ADANA
Varsıl, güvenli ve keyifli bir Adana hedeflediklerini, keyifli Adana’nın önemli bir parçasının da Altın Koza Film Festivali olduğunu vurgulayan Başkan Zeydan Karalar, festivaller süresince kentin tanıtımın yapıldığını ve şehir ekonomisine katkı sağlandığını anlattı.
Ziyaret sırasında, Prof. Dr. Sözen'in yeni görevinde başarılar dileyen DAİMFED Genel Başkanı Karslıoğlu, DAİMFED ve Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) Mühendislik Fakültesi Dekanlığı ile başlatılan işbirliği üzerine görüş alışverişinde bulundu.
Ele alınan konuların başında, DAİMFED ve ATÜ ortaklığıyla kurulması planlanan Beton Deney Laboratuvarı, Mühendislik Fakültesi mezunlarının istihdamı, ‘Mesleğim Elimde’ ve ‘İlk Baretim İlk Yeleğim’ projeleri hakkında destek istendi.
KARSLIOĞLU: ATÜ’YE LABORATUVAR KURULMASINI ARZU EDİYORUZ
DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, “ATÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Beycioğlu ile hayata geçirdiğimiz işbirliği, mühendislik fakültesindeki öğrencilerimizin genç DAİMFED’i kurmasıyla devam ediyor. Bu serüvende, depremden sonraki inşaatların devam edebilmesi raporuyla birlikte üst seviyelere çıkan işbirliğimiz, bundan sonrada üstüne koyarak devam edecek. Çünkü üniversitemiz, bilim ve teknoloji anlamında sektörümüzün gelişimini sağlayan donanımlara sahip, backraundu olan bir üniversite. Adı üstünde Bilim ve Teknoloji Üniversitesi. Bizim bu konuda üniversitemize kayıtsız kalmamız, mesleğimizi üniversiteden habersiz ilerletebilmemiz mümkün değil. Bundan sonraki aşamalarda birlikte hareket edebilmek için federasyon olarak yeni projelerimiz var. En önemli projelerimizden biri de deney yapabilen laboratuvar kurulması. Hem beton, hem demir, hem de su boruları deneyini üniversitemizde kurulmasını arzu ediyoruz. Bu proje sektöre maddi manevi katkı sağlanacak ve Adana ekonomisine de güç katacak. Tabii Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi yeni yerleşkeleriyle çok hızlı büyüyen bir üniversite. Üniversite yerleşkesindeki bina yapımlarında federasyon olarak fazlasıyla içindeyiz ve yasal çerçevelerde içinde bulunmaya da devam edeceğiz. Son olarak, Rektörümüz Prof. Dr. Adnan Sözen'e görevinde başarılar diliyoruz” diye konuştu.
Gaziantep mutfağının en başarılı temsilcilerinden birisi olan ünlü şef Öztan, "Türk mutfağının inovasyona ihtiyacı yok. Türk mutfağının sunuma ihtiyacı var. Lezzeti veriyoruz ama sunumda sınıfta kalıyoruz. Bazen insan bir yapar on gösterir. Biz ise on yapıp bir gösteriyoruz. Sizin için çok basit gibi görünen bir şey başkaları için çok önemli oluyor. Mesela İtalyanlar bir yemeği anlatırken, tarladan başlıyorlar. Tarladan sofraya gelene kadar ilgi çekici bir hikaye ortaya çıkıyor" diye konuştu.
HER MEVSİM FARKLI KEBAPLARIMIZ VAR
Gaziantep mutfağının özelliklerini anlatan Öztan, mutfağımızın zenginliğini şöyle anlattı: "Mesela Antep'in kendi adıyla anılan bir kebabı yoktur, derler. Bu çok normal. Çünkü Gaziantep'in o kadar çok kebabı var ki, hangisini Gaziantep kebabı diye isimlendireceksiniz? Gaziantep'te her mevsimin ayrı kebabı var. Kışın soğan kebabını, baharda keme kebabını, yeni dünya kebabını yersiniz. Yazın alinazik yersiniz. Bizim her mevsim ayrı kebaplarımız var. Meyvelerle yapılan çok çeşitli kebaplarımız var. Bizim yemek kültürümüzde, geleneğimizde meyvelerle, sebzelerle yapılan çok sayıda kebabımız var."
GASTRONOMİYİ BEKLEYEN TEHLİKE
Gaziantep mutfağını bekleyen tehlikelere de dikkat çeken Öztan, internet üzerindeki uygulamalar aracılığıyla lokanta ve restaurantlardan evlere yemek servisi yapılmasının çok yaygınlaştığına vurgu yaptı. Öztan, "Genç kızlarımız o yemeklerin nasıl yapıldığını bilmiyor, annesinin mutfağına girmiyor. Sonuçta da lezzetlerimiz, değerlerimiz unutuluyor" şeklinde konuştu.
REÇETELERİ GELECEK NESİLLERE AKTARMALIYIZ
Öztan, panelde yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: "Çok önemli bir konu var. Yemeklerimizin, tatlılarımızın reçetelerini korumamız lazım. Mesela biz 50 ile 80 yaş arasındaki kadınların reçetelerinden oluşan bir kitap yazdık. Onlar bize annelerinden hatta nelerinden aldıkları reçeteleri verdiler. Böylece 150 yıl önceki reçeteleri kayıt altına almış olduk. Gastronomi çok önemli bir güçtür, değerdir. Bunun kıymetini bilelim ve gelecek nesillere doğru bir şekilde aktaralım."