
Sükûnet ve bilgeliğin buluşma noktası
Konya’da hizmet vermeye başlayan Obruk Kervansaray Müze Otel tarih, kültür ve turizmi birleştiren, son zamanların en heyecan veren projesi. İçinde halen su olan Kızören Obruğu ve yanında 13. yüzyılda inşa edilmiş, şimdi otele dönüştürülmüş bir kervansaray.... Eğer siz de yarıyıl tatilini bir kültür seyahatiyle değerlendirmeyi planlıyorsanız Konya’da keşfedilecek daha çok yer var.
Sömestir tatili 17 Ocak’ta son ders zilinin çalmasıyla başlıyor ve 3 Şubat 2025’e kadar da devam ediyor. Eğer ailece bu tatili nasıl değerlendireceğinizi düşünüyorsanız size bir önerim var. Birkaç ay önce cep telefonuma gelen bir videoyu izleyip saniyeler sonra hemen cevap yazdım: “Buraya hemen gitmeliyim.” Mesajı yollayan Türkiye’nin turizm konusundaki en vizyoner isimlerinden ve ne yapsa heyecanla takip ettiğim Cem Kınay’dı. Düşünsenize içinde halen su olan bölgenin en etkileyici oluşumu Kızören Obruğu ve onun yanında 13’üncü yüzyılda inşa edilmiş, İpek Yolu güzergâhı üzerindeki, 1900’lü yılların başına dek han olarak kullanılmış ve şimdi otele dönüştürülmüş bir kervansaray...
Heyecan ve enerji gelmiş
Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca bu tarihi kervansarayı yenileme fikriyle kolları sıvadığında yolları Cem Kınay ile kesişmiş ve kendisinden danışmanlık almaya başlamışlar. Sadece yenileyerek kültürel mirasın korunmasına katkı sunmak yetmez. Böyle bir yenilemenin bazı artı değerleri de olmalı elbette. Mesela turizm potansiyelini arttırmalı, ekonomik kalkınma ve istihdama destek olmalı, oradaki yöresel kültürü canlandırıp belki de yok olmuş veya yok olmaya yüz tutmuş yerel aidiyet hissiyatını canlandırmalı. Ve hepsinin sürekliliğinin olabilmesiyse işin en önemli kısmı belki de. Tüm bunları göz önünde bulunduran Kınay, başkana bu kervansarayı müze otel yapmayı önermiş.
Çalışanlar sadece yakın çevredeki köylerin gençlerinden seçilmiş ve eğitilmiş. Turistik hareketin dışında etrafa bir heyecan ve enerji de gelmiş kervansarayın otel olarak hizmet vermeye başlamasıyla. Bu dönüşüm süreci pek kolay olmamış elbette. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun da elbirliğiyle yaklaşık 4 yıl süren restorasyon ve renovasyon çalışmaları bu Selçuklu dönemi yapısının aslına sadık kalınarak yürütülmüş. Hepsi birbirinden farklı olan 13 odanın içi tarihi değeri olan yatak başlıkları, sandıklar, masalar ve kilimlerle donatılmış. Ana binada ekleme yapılan bölümlerdeyse sadece Karadeniz’den toplanan ikinci el ahşap kullanılmış. Kervansarayın etrafına sayısız lavanta dikilmiş.
Obruk Kervansaray Müzesi ve Oteli’nin içinde ayrı bir alanda olan Mutfak Sanatları Müzesi ise Selçuklu’dan Osmanlı’ya uzanan geniş bir yelpazeyle Anadolu’nun zengin mutfak kültürünü sergiliyor. Müzede rastlayacağınız ve Selçuklu mutfağında kullanılan büyük kazanlar, tencereler ve tepsiler, o dönemin toplu yemek kültürünün izlerini taşıyor. Bunların yanı sıra Osmanlı dönemine ait zarif mutfak malzemeleriyle birlikte müzede toplamda 500’ün üzerinde parça var.
Bildiğimiz gibi kervansaraylar, Selçuklular döneminde ticaret yolları üzerindeki güvenli konaklama ihtiyacını karşılamak için inşa edilmiş binalar. Uçsuz bucaksız toprakların ortasındaki bu müze otel, günümüzde konaklamanın ötesinde bir deneyim sunuyor ve zamanın durduğu bir masala adım atmak isteyenleri sükûnet ve bilgelikle buluşmaya çağırıyor.
Doğa, bilim ve tarih...
İstediğinizi seçin
Ailece gitmişken Konya’nın kültür değerlerini keşfedebilmeniz için de size bir liste hazırladım.
◊ Konya Tropikal Kelebek Bahçesi: Çocuk veya yetişkin fark etmez, içeri girdiğiniz an herkesin yüzünü gülümseten bir yer burası. Yüzlerce kelebek cinsini etrafınızda görmenin dışında onların yaşam döngüsünü izleyebilir, bunun yanında farklı böceklerle ilgili de şaşırtıcı bilgiler öğrenebilirsiniz.
◊ Konya Bilim Merkezi: Burası Türkiye’nin ilk TÜBİTAK destekli bilim merkezi. Her yaş grubuna hitap ediyor ve özellikle çocukların bilime olan ilgisini arttırmaya yönelik çok fazla seçenek var; interaktif sergiler ve bilimsel etkinlikler gibi. Bilim ve teknolojiyi toplum için anlaşılır ve ulaşılır hale getiren bu bilim merkezi ebeveynlerin de hoşuna gidecek.
◊ 80 Binde Devri Alem Parkı: Hem ülkemizi hem de dünyanın farklı kültürlerini daha yakından tanıyıp hissetmek için tasarlanmış bu minyatürlerle dolu parkta çocuklar ünlü yapıları küçük ölçekli olarak görebiliyor.
◊ Mevlana Müzesi: Çocuklara Mevlana’nın öğretilerini ve bunların dünyada ne kadar geniş bir kitle tarafından ilgi gördüğünü anlatmak için mutlaka ziyaret edin.
◊ Konya Arkeoloji Müzesi: İstanbul Arkeoloji Müzesi’nden sonra Türkiye’nin en eski ikinci arkeoloji müzesinde neolitik çağa kadar uzanan çok etkileyici bir koleksiyon var.
◊ Sille Köyü: Tarihi dokusuyla ünlü ve eskiden İpek Yolu’nun önemli duraklarından biri olan bu eski Rum köyüne uğramayı da unutmayın.
Obruk Kervansaray Müze Otel
Yerel lezzetleri tatmadan dönmeyin
◊ Etli ekmek: Etli ekmeksiz bir Konya seyahati elbette düşünülemez. Bunun için en iyi adresler Cemo, Hicaz ve Kandil etli ekmek salonları.
◊ Tirit: Çocukların diğer büyük şehirlerde pek göremeyeceği, mutfağımızın bu geleneksel yemeğini Konya’da sadece tirit yapan restoranlarda tadabilirsiniz. Tarihi Tiritçi Mithat en iyisi. Üzerine de zerde sipariş edip menüyü daha da geleneksel hale sokabilirsiniz.
◊ Bamya çorbası: Minicik çiçek bamyaların kurusunu çarşıda gezerken fazlasıyla göreceksiniz. En lezzetlilerini de Cemo’da ve Lokmahane’de yiyebilirsiniz.
◊ Geleneksel Konya mutfağı: Bütüm et, kayısılı yahni gibi şehrin ikonik yemekleri içinse en iyi adres Lokmahane.