Güncelleme Tarihi:
Sektörünüzde işgücü talebi açısından en çok büyüme gösterecek alanlar hangileri?
Geleceğin organizasyon yapısı göz önünde bulundurulduğunda yaratıcılığın ön planda olacağını söyleyebiliriz. Çalışandan ziyade daha fazla düşünen ve yaratıcılığı öne çıkaran insanlara olan ihtiyacımız artacak. Dijital çağın ilk fazını yaşadığımız bu dönemde bile insanların bilgiye ulaşmaktan ziyade onu yönetmekte ve yorumlamakta zorlandığını söyleyebiliriz. Bu nedenle bu yoğun bilgiyle insanların neler yapacağı, yani teknolojiyi nasıl kullanacağı yönünde düşünmemiz gerekiyor. Bu nedenle proje yönetimi, analiz etme, risk yönetimi, problem çözme, karar alma, müşteri yönetimi gibi alanlarda yetkinliklerin geliştirilmesi ve buna yönelik aksiyonların alınması gerekiyor.
VERİYİ KULLANAN ŞİRKET KAZANACAK
Her rol değerli, her rol için tabi ki ihtiyaç olacak. Ancak; doğal olarak bazı rollerin ihtiyaçları daha farklı. Dijitalleşmenin iş hayatına hızlı girişiyle beraber analitik ve dijital bunlar başta olmak üzere tüm pozisyonlarda talep çok yüksek ve bunun daha da artacağına inanıyoruz. İş ve bilişim teknolojileri arasındaki köprüyü oluşturan pozisyonların, kurumların iş süreçlerini değerlendirme, gereklilikleri öngörme, iyileştirme alanlarını açığa çıkarma ve çözüm üretme faaliyetlerini yürütmenin yanı sıra bir proje veya programın ihtiyaçlarını belirleyerek, bunları yöneticilere ve iş ortaklarına iletmek gibi çok fazla sorumluluğu bulunuyor. Veriye hâkim ve veriyi kullanan çözüm üreten şirketler değer kazanacak.
İŞE ALIMIN %85’İ YENİ MEZUNLAR
Peki bu alanlardaki yetenek ihtiyaçlarını karşılamak adına hangi stratejileri uyguluyorsunuz?
QNB Türkiye insan kaynakları olarak, sadece kariyer odaklı değil hayat odaklı da düşünüyoruz. “Nasıl bir kariyer?” sorusunun ötesinde; varlık nedenimiz ve amacımız, biz kimiz, nasıl çalışırız, nasıl büyürüz, gelecekte nasıl bir hayat yaşamak, nasıl bir ortamda çalışmak, nasıl insanlarla birlikte olmak istediğinizi bilmenin önemli bir konu olduğuna inanıyoruz. İşe alımlarının yüzde 85’ini yeni mezunlardan yapan bir kurum olarak, doğru yeteneklere ulaşmak, kuruma kazandırmak, verimlilik ve bağlılıklarına olumlu etki edecek uygulamalar geliştirmek, müşteri memnuniyetine ve bankanın hedeflerine ulaşmasında en önemli unsurlar.
Çalışanın kurumu seçtiği bir dünyada, işveren markasının öneminin bilinciyle gençlere ulaşabildiğimiz her alanda var oluyoruz. Bunu yaparken her sene yararlandığımız gençlik araştırmaları sonuçlarıyla beraber geleceğin organizasyon şemasını ve yetkinliklerini göz önünde bulundurarak yetenek kazanımında farklı stratejiler benimsiyoruz. İşe alımlarının yüzde 85’inden fazlasını yeni mezunlardan gerçekleştirmenin yanında, yöneticilerini kurum içerisinden yetiştirmeyi hedefleyen bir banka olarak, bu hedefimizi Finans Up, Fin-ally MT Programı, Career, Audit Pro, Finans 101 ve Finans Pro adlı yetenek kazanım programlarımız ile gerçekleştiriyoruz.
‘TEKNOLOJİK YENİLİKLERİ İŞİMİZE ENTEGRE EDİYORUZ’
Dijitalleşme ve yapay zekâ gibi teknolojiler çalışma hayatını nasıl dönüştürüyor? Siz hangi alanlarda bu teknolojileri kullanıyorsunuz?
Yeni teknolojik gelişmelerle beraber bireysel ve toplumsal alanda büyük değişimler yaşanıyor. İş dünyasını şekillendiren trendlerin başında teknolojik dönüşüm, dijitalleşen ve değişen çalışma ortamına uyum sağlamak olduğunu biliyoruz. İş hayatında öne çıkmaya başlayan yapay zekâ kavramını da bu doğrultuda ele almaya çalışıyoruz. Gelişmeleri ve yenilikleri işimize entegre etmek amacıyla baktığımız, aslında daha önce insanlar tarafından yapılırken, makinelere yaptırılmaya başlanan komplike her şey yapay zekâdır, daha doğrusu yapay zekânın bir ürünüdür diyebiliriz.
4 ALANDA HAKİMİYET
Yapay zekâdan en çok faydalandığımız alan robotik süreç otomasyonu, mevcut durumda insanların yaptığı, birbirini tekrar eden rutin işlerin öğrenebilen akıllı yazılımlar sayesinde otomatikleştirilmesi sürecini kapsıyor. Otomasyon süreci bize 4 alanda hakimiyet sağlıyor; merkezileşme, standartlaşma, optimizasyon, güvenilirlik. Araştırmalar sonucu görüyoruz ki insan kaynakları çalışanlarının zamanının yüzde 93’ü kendini tekrarlayan işler üzerine gerçekleştiriyor. Temelde baktığımızda yapay zekâ, verimli çalışma için verilerin uygun şekilde depolanmasını, bakımını ve hatasız süreç işleyişini sağlıyor.
Son yıllarda iş dünyasını etkisi altına alan dijitalleşme ve teknolojik dönüşüm, önümüzdeki dönemde de hem günlük hem de iş hayatımızın değişmez bir parçası olmaya devam edecek. Halihazırda aslında birçok süreçte yapay zekâdan faydalanıyoruz. Bu alanda gelişimin hızı ve alanı da oldukça büyük diyebiliriz. Yapay zekânın kullanım alanının ve kapsamının kişiselleştirmeye doğru yönelerek daha gelişmiş bir forma bürünebileceğini bekleyebiliriz.