Güncelleme Tarihi:
Siyaset sahnesine çıktığı ilk günden bu yana normların dışına taşan kışkırtıcı söylemleri ve eylemleriyle tüm dünyanın dikkatini üzerine çeken ABD Başkanı Donald Trump, son dönemde Amerikan Anayasası ve siyasi geleneğini derinden sarsabilecek bir konuyla gündemde: Oval Ofis’te üçüncü dönem. ABD Anayasası’nın 22’nci ek maddesi başkanlık görevini iki dönemle sınırlasa da Trump, uzun süredir üçüncü kez başkan adayı olabileceğine dair ifadeler kullanıyordu. Ancak Trump’ın önceki gece NBC News’a verdiği demeçte üçüncü dönem adaylığını istediğine dair “Şaka yapmıyorum” diyene kadar gerçekten böyle bir niyeti olduğu düşünülmemişti.
‘YÖNTEMLER VAR’
2020 yılında henüz ilk dönemindeyken Nevada’da yaptığı bir mitingde üçüncü dönemi istediğini ima eden Trump ardından gelen süreçte de bu imasını tekrar etmiş ama devamlı kendini düzelterek gerçek niyetinin anlaşılmasını zorlaştırmıştı. Buna karşın geçen yıldan bu yana bazı Cumhuriyetçiler, Trump’ın üçüncü dönem başkanlığı için harekete geçilip gerekli yasal adımların atılması gerektiğini açıkça dile getiriyorlar. NBC News yayınında da etrafındaki pekçok insanın üçüncü dönem aday olmasını istediğini söyleyen ABD Başkanı, “Bunu yapmak için yöntemler var” diyerek konuyla ilgili çalışma yapıldığına işaret etmiş oldu. Peki Trump’ın sözünü ettiği yöntemler neler olabilir? Trump yasal olarak üçüncü dönem ihtirasını gerçeğe dönüştürebilir mi? ABD’li hukukçulara sorduk:
1. SENARYO
Konuşulan ilk yöntemlerden biri, 22’nci ek maddedeki bir ifade eksikliğinden faydalanmak. Bazı Cumhuriyetçiler, 22’nci ek maddenin üst üste görev yapmamış başkanları kısıtlamayacağını iddia ediyor. Konunun Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Yüksek Mahkeme’ye taşınarak zorlanabileceğini düşünenler olsa da Berkeley Üniversitesi’nden hukuk profesörü Erwin Chemerinsky, Hürriyet’e yaptığı değerlendirmede 22’nci ek maddenin çok açık olduğunu söyledi. Söz konusu anayasa maddesi ile bir kişinin iki dönemden fazla başkan olarak seçilmesinin mümkün olmadığının belirlendiğini aktaran Chemerinsky, üst üste dönemlerin maddede ifade edilmese de yasanın amacı açık olduğu için Yüksek Mahkeme’nin bu tür zorlama bir yoruma arka çıkacağı görüşüne katılmıyor.
2. SENARYO
Cumhuriyetçilerin, 22’nci ek maddenin değişimi için yasal bir girişim başlatma ihtimali de olasılıklar arasında gösteriliyor. Fakat ABD Anayasası’nda değişiklik yapmak için hem Kongre’nin üçte iki onayı hem de eyalet meclislerinin dörtte üçünün, yani 50 eyaletten 38’inin onayı gerekiyor. Chemerinsky, Kongre’deki Demokratların ve Demokratların kontrolündeki eyaletlerin bu tür bir girişimi kesin olarak engelleyeceğini söylüyor. Nitekim birçok Demokrat eyalette, daha önce farklı konularla ilgili verilmiş anayasa değişikliği teklifleri, olası bir federal anayasa düzenleme kongresini tetikleme ihtimalinden ötürü geri çekilmeye başladı. Georgetown Üniversitesi’nden hukuk profesörü David Super da Trump’ın şu an 31 eyalette kontrol sahibi olduğuna işaret ederek, anayasa değişiklik yolunun kapalı olduğunu söylüyor. Georgetown Üniversitesi’nden kamu yönetimi profesörü Eric Langenbacher de bu senaryonun gerçekçi olmadığını söylemekle birlikte Cumhuriyetçilerin yine de bu yolu zorlayabileceği görüşünde. Bazı Cumhuriyetçiler şimdiden girişimde bulunuyor. Tennessee Temsilciler Meclisi Üyesi Andy Ogles, Trump’ın göreve başlamasından birkaç gün sonra ilk iki dönemi ard arda gelmeyen başkanların üçüncü dönemde de başkanlık yapabilmelerini öngören bir anayasa değişikliği teklifi sundu.
3. SENARYO
Amerikan medyasında en çok dile getirilen ve dikkat çeken senaryo ise Trump’ın yasal bir boşluğu kullanarak Oval Ofis’in kapısını üçüncü dönem için açması. Bu senaryoya göre 22’nci ek maddedeki bir ifade zayıflığı Trump’ın yolunu açabilir. İlgili yasanın iki dönemden fazla “başkanlık hizmetini” değil “başkan olarak seçilmeyi” yasakladığını ifade etmesi, Trump’ın 2028’de başkan yardımcısı olarak yarışıp, kendisi yerine başkan seçilen kişinin istifasıyla görevi devralabileceği yönünde yorumlanıyor. Ancak hem Langenbacher hem de Super ABD Anayasası’nın 12’nci ek maddesinin bu yorumu engelleyeceğini söylüyor. Söz konusu madde hukuki açıdan ABD başkanı seçilmesi mümkün olmayan hiçkimsenin başkan yardımcısı adayı olamayacağını belirtiyor. Öte yandan Langenbacher 22’nci ek madde yerine bu maddenin Yüksek Mahkeme’de aşılmasının zorlanabileceği kanaatinde. David Super ise Trump’ın protokol sırasına göre bir sonraki seviye olan Temsilciler Meclisi Başkanlığına seçilmesi ve ardından hem başkan hem de başkan yardımcısının istifa etmesinin hukuken sorunsuz göründüğünü söylese de bunun siyasi açıdan gerçekçi olmadığı görüşünde. Trump’ın 2028 seçimlerinde 82 yaşında olacağını hatırlatan Super, hukuki dayanaklar bulunsa da önceki seçimlerde büyük yer kaplayan yaş konusunun siyasi söylem açısından etkili olacağını kaydediyor.
Bilgi notu: ABD’de başkanların iki dönemle sınırlandırılması 1951 yılına kadar gayrıresmi bir siyasi normdu. ABD tarihinde iki dönemden fazla başkan seçilen tek isim Büyük Buhran ve İkinci Dünya Savaşı yıllarında dört dönem üst üste başkanlık yapan Franklin D. Roosevelt olmuştu.